Sıkı bir roman, esaslı bir öykü okuduğunuz zaman siz de kendinize sorar mısınız, “Acaba yazar bunları gerçekten yaşadı mı? Yaşadıysa ne kadarını yaşadı, ne kadarını uydurdu?” diye? Ben, otobiyografi okurken bile “Yazar ne kadarını uydurdu acaba?” diye sorarım. Yazarken, bırakın yazmayı, bir olayı sözle naklederken bile uydurmamak; tamam, biraz daha yumuşak konuşalım, birazcık olsun abartmamak, olayları kendi penceremize göre yeniden düzenlememek mümkün değildir. Hatta gerçekleşmekte olan bir olayı bile kendi penceremizden görür, kendimizce algılarız. Birçok çatışmanın, kavganın nedeni bu değil midir?
E peki gördüğümüz, duyduğumuz, anlattığımız, dinlediğimiz şeyler gerçek değil mi yani? Gerçek. Gerçek ama herkesin kendi algısına göre biçimlendirdiği, ifade ettiği biçimde gerçek. Gerçek biraz oynak olabiliyor yani. Bakın, örneğin Antoine de Saint-Exupéry’nin “Küçük Prens” adlı kitabıyla biyografisi arasında birçok ortak nokta vardır. İkisini yan yana koyun ve bakın; hangisi yazarın gerçekten yaşadığı bir olay, hangisi yazarın uydurduğu bir olay?
Altın Kitaplar’ın “Benim Adım…” dizisinden çıkan “Saint-Exupéry” adlı kitapta, yazarın yaşamı Meritxell Martí tarafından anlatılıyor. Dizinin diğer kitaplarını henüz okumadığım için Martí’nin genel üslubunu bilmiyorum ama “Saint-Exupéry” kitabında “Küçük Prens” tadı var diyebilirim.
Kitap, Valentí Gubianas’ın çizgileri eşliğinde, doğumundan ölümüne kadar Saint-Exupéry’nin yaşamını, Saint-Exupéry’nin ağzından anlatıyor. Evi, kardeşleri, uçaklarla tanışması, kardeşinin ölümü, okul yaşantısı, ilk uçuş deneyimi, yetişkinlik yıllarında yaşadığı iş güç meseleleri, geçirdiği uçak kazaları, yazdığı kitaplar… Elbette, “Küçük Prens” adlı kitabını nasıl yazdığı da anlatılanlar arasında.
“Benim Adım… Saint-Exupéry”, benzerleri gibi işlevsel bir kitap. Bir yandan herhangi bir öykü gibi önemli bir yazarın yaşam öyküsü tatlı tatlı anlatılırken, bir yandan da çocukların edebiyata başka bir açıdan bakması sağlanıyor bu kitaplarla. Bir yazarın eserlerini bütün ayrıntılarıyla olmasa
bile, hangi şartlarda ve ne zaman ürettiğini bilmek, o yazarın yaşamı üzerinden eserlerine aşina olmak da demek. Özellikle çocuk kitaplarından yavaş yavaş yetişkin kitaplarına geçecek çocuklar için bu kitapların hazırladığı zeminin yararlı olacağını düşünüyorum.
Yazımın başına şöyle bir göz attım da; bir yazarın romanında ne kadar gerçeklik payı olduğu ya da otobiyografisinin ne kadarının uydurma olduğu hiç de önemli değil aslında. Yeter ki öykü iyi anlatılsın.
Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:
- Küçük Prens
- Virginia Woolf: Görünmeyenin Yazarı
- Building On Nature: The Life Of Antoni Gaudí
- Sorun Yaratmayan Kıyafet









{ 3 comments… read them below or add one }
Cok güzel bir seri. Belki şanslı kisi benimdir
geç kalmadım değil mi
çok güzel