Çocukken, henüz kitaplarla doğru düzgün tanışmamışken, resim defterim ve bir sürü kuru boya kalemim vardı. Bir sürü resim yapardım. Benim resimlerimde de tüm çocuk resimlerinde ne varsa onlar vardı. Ama bir şey vardı ki, ilkokul yıllarında bile resimlerimin bir yerine sıkıştırırdım: Mavi bir helikopter. Nedenini bilmiyorum. Muhtemelen havada bir helikopter görmüşüm ve çok sevmişim. İşte tüm o helikopter çizdiğim yıllar boyunca pilot olacağımı söyleyip durdum.

Daha doğrusu, ne zaman bana büyüyünce ne olacağım sorulsa, pilot olacağımı söyledim. Bir yandan da, oynadığım oyun neyi gerektiriyorsa onu oluyordum. Bazen Kızılderili, bazen astronot, bazen Galactica’nın havalı pilotlarından Starbuck ya da Apollo, bazen bir hafiye, bazen bir süper kahraman… Şimdi düşünüyorum da, yaşamımın en renkli yıllarıymış. “Ol,” diyormuşum, oluyormuş. Bilseydim, Jerry Spinelli gibi bir yazar olsaydı da elime “I can be anything!” gibi bir kitap tutuştursaydı, o günlerin tadını daha fazla çıkarırdım.

“I can be anything!”, sevgili dostlarımız Evren, Taylan ve Tülin Su’nun geçtiğimiz yaz Türkiye’ye gelirken ta Amerikalardan bizim için getirdikleri kitaplardan biri. Bize koca bir torba dolusu kitap armağan edip (hem de çekilişsiz, kurasız:) keyfimize keyif katmışlardı.

“I can be anything! / Ne istersem olurum!”, son günlerde okuduğum en zihin açıcı, ilham verici ve bir o kadar da yalın kitap, diyebilirim. Kitap basit ve hemen her çocuğun (en azından bizim memlekette) maruz kaldığı bir soruyla başlıyor: “Büyüyünce ne olabilirim? Onca işin gücün arasında en uygunu hangisi benim için?”

Bu soruyu bir çocuğa sorduğunuzu düşünün. Hatta yanınızda yörenizde bir çocuk varsa, sorun. Yanıtları tahmin edebiliyor musunuz? İtfaiyeci, doktor, öğretmen, polis… Ben pilot olacağımı söylüyordum, örneğin. Neden çocuklar böyle ciddi meslekler sayarlar acaba? Sayarlar ama, arkalarını döner dönmez robottan bedeviye kadar herhangi bir şey oluverirler oyunun içinde.

“I can be anything!”, ilk iki sayfasında o soruyu soruyor ama tam da çocuğun arkasını dönüp az önce söylediklerini unuttuğu ve canının istediği, oyunun gerektirdiği herhangi bir şeyi olduğu andan itibaren yanıt vermeye başlıyor. Neler mi oluyor? Balkabağı büyütücü, karahindiba üfleyici, kâğıttan uçak katlayıcı, elma dişleyici, çamur sıçratıcı, karıştırma kabı yalayıcı, kartopu pürüzsüzleştirici, kız kardeş sakinleştirici, bağdaş kurup oturmacı, en iyi parçayı kapmacı ve daha neler neler! Ben bunların hepsi birden olurum!

Kitabın keyfi önerdiği “mesleklerle” sınırlı değil. Önerilen her bir meslek, bizim çok severek ele aldığımız iki kitabın, “The Sound of Colors / Renklerin Sesi” ve “The Blue Stone / Mavi Taş” adlı kitapların yazar ve çizeri, Jimmy Liao tarafından resimlenmiş. Ben, Tayvanlı sanatçının en çok resmini renkli ayrıntılarla zenginleştirmesini beğeniyorum. Örneğin “hediye açıcı” sahnesinde, rengârenk hediye paketlerinin durduğu zeminin ahşap dokusunu seviyorum. “Karıştırma kabı yalayıcı” sahnesindeki mutfak duvarına bakmak hoşuma gidiyor.

Sanki aranızdan bazıları, “Hadi ordan! Kitap, ‘Hangi meslek bana uygundur?’ diye sorarak başladı, sonra da çamur sıçratıcı, hediye açıcı, kâğıt uçak katlayıcı diye uyduruk meslekler saydı. Neresi zihin açıcıymış bu kitabın? Çocuklar bu kitaptan ne öğrenecekmiş?” diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum. Peki. Hani kitabı anlatmaya başlamadan önce sizden yakınınızdaki bir çocuğa ne olmak istediğini sormanızı rica etmiştim. Sonra da muhtemel yanıtları sıralamıştım. Neydi onlar? Öğretmen, pilot, itfaiyeci, polis, doktor… Küçücük çocuklar nereden çıkarıyor bu yanıtları dersiniz? Kesin bir yanıtını bilmiyorum ama bana öyle geliyor ki, en başta gözüne “havalı” görünen ve o olacağını söylediğinde yetişkinlerin onayını aldığı meslek adlarını aklılarında tutuyorlar. Ne zaman bir yetişkin aynı soruyu sorsa, hemen yanıtı yapıştırıyorlar ve arkalarını döner dönmez ne isterlerse o oluyorlar. Ta ki büyüyüp o yapıştırdıkları yanıtlardan biri olana kadar… Hadi yapmayın! Kim çamur sıçratıcı ya da hediye açıcı ya da karahindiba üfleyici olmak istemez ki! Bunların hepsi de çok eğlenceli!

İyi peki. O halde bu soru size sorulsaydı ne yanıt verirdiniz onu yazın bari.

Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:

I can be anything!
Yazan: Jerry Spinelli
Resimleyen: Jimmy Liao
Yaş grubu: 3+
Little, Brown and Company, 2010, 32 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-0-316-16226-5