Neden kitap okuduğunuzu biliyor musunuz? Bocaladınız, değil mi? Yanıt vermesi, daha doğrusu ilkokulda bize belletilen kalıp ifadeleri bir kenara bırakıp yanıt vermesi hiç de kolay değil. Muhtemelen kitap okumayan biri niçin kitap okumadığını kolaylıkla açıklayacaktır. Zaten kaç yanıtı olabilir ki?
Alis’in neden kitap okuduğunu düşündüğünü sanmıyorum. Alis, yağmur yağdığı için bahçeye çıkamıyordu. Televizyon sıkıcıydı. Alis de ne yapsın, bir kitap alıp okumaya başladı. Kitap daha ilk sayfada o kadar ilgisini çekti ki, Alis cup diye kitaba düştü. Önce Uyuyan Güzel’le karşılaştı ve istemeden onu uyandırdı. Çıkan kargaşada başka bir sayfaya düştü. Karşısına Kırmızı Başlıklı Kız’ı gövdeye indirmek için bekleyen kurt çıktı. Alis kurttan kaçarken yüz sayfa ilerledi ve Çizmeli Kedi’yle burun buruna geldi. Derken bir de baktı ki, yağmur dinmiş. Hemen oyun oynamaya bahçeye çıktı.
Şimdi tekrar sorayım: Neden kitap okuduğunuzu biliyor musunuz? Ben tüm nedenlerimi tek tek sayamam, en azından bir seferde sayamam ama kitap okurken Alis’in başına gelenlerin bu nedenlerden biri olduğunu hemen söyleyebilirim. Çok eğlenceli!
Masalın en güzel yanlarından biri, kitap okumayı “yüceltmek”, bir “görev” ya da “olmazsa olmaz” olarak değil de, seçeneklerden biri olarak sunması. Bu noktada “Kitap Okuma Ödevi / Kitap Okuma Cezası” tartışmamızı da anımsatmak isterim. Alis seçeneklerini değerlendiriyor ve kitap okumayı seçiyor. Ne güzel!
Elbette burada “gizli” bir mesajdan da söz edebiliriz. Yazar Gianni Rodari, büyük bir ustalıkla kitap okumayı telkin ediyor ve kitap okuyanın kapılıp gideceği masal âleminden bir parmak balı çocukların ağzına çalıyor.
Kitap masalla gerçeğin ayrımına dair ilginç bir tartışmaya ve bir ahlak gösterisine de sahne oluyor. Alis’in Çizmeli Kedi’yle karşılaştığı bölümde, Alis, kedinin anlattıklarının yalan olduğunu ve kendisinin yalan söylemediğini belirtiyor. Çizmeli Kedi, gayet sakin, masallarda yalan söylenebildiğini ifade ediyor. Bunun üzerine Alis, kendisinin masallar dünyasına ait olmadığını, gerçekler dünyasından geldiğini söylüyor. Bunun üzerine Çizmeli Kedi tarafından masaldan kapı dışarı ediliyor. Müthiş, değil mi? 26 sayfalık öyküde elli cümle ya vardır, ya yoktur. Tartışılan konunun derinliğine bakar mısınız?
Kitabın yazarı Gianni Rodari, 1970 yılında Hans Christian Andersen ödülünü kazanmış. Türkçede de birçok kitabı yayımlanmış yazar için, “İtalyanların Roald Dahl’ı” diyenler de var.
Öykü hakkında bu kadar konuştuktan sonra şunu itiraf etmeliyim: Bu kitap da beni önce resimleriyle tavlamıştı. Anna Laura Cantone’nin tiplerinin şaşkınlığı ve bu şaşkınlıktan kaynaklanan sevimliliği göz ardı edilebilir gibi değil.
Siz neden kitap okuyorsunuz?
Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:
- Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?
- Tom Trueheart Maceraları
- Gizli Kapı
- Grimm Kız Kardeşler / Masal Dedektifleri
- Şaşkın Cengâver
Alis Masallarda
Özgün Adı: Alice Nelle Fügure
Yazan: Gianni Rodari
Resimleyen: Anna Laura Cantone
Çeviren: Tanay Burcu Ural
Yaş grubu: 4+
Marsık Yayıncılık, 26 sayfa, 2008, karton kapak
ISBN: 978-975-9020-75-0









{ 8 comments… read them below or add one }
Kitaptaki kahramanlarla tanışıp dünyalarına misafir olmayı, birlikte düşünüp tartışmayı, gezmeyi, eğlenmeyi , bazen de hüzünlerini paylaşmayı sevdiğim için…
Geçenlerde yıllardır görmediğim bir çocukluk arkadaşımla karşılaştım. Kitapevi açtığımı duyunca ilk sözü: “kitap okumam, okumayı da sevmem” oldu! Benim için kitap okumak su içmek kadar doğal olduğundan o güne kadar nedenini hiç sorgulamadığımı farkettim. sonra üzerinde düşününce anladım ki, ben de çocukken sıkıntıdan okumaya başlamışım ve o sıkıntıyı kitaplar öyle güzel dağıtmış, öyle eğlenceli, heyecanlı, bambaşka dünyaların içine çekerek hafifletmiş ki, bir daha elimden düşmemiş. İyi ki de düşmemiş
Yani kısaca o farklı hayatın içinde olmayı hatta içine düşmeyi sevdiğimden okuyorum kitapları.
yeni bir dünyayı keşfetmemi sağladığı için..
Çok eğleniyorum. Farklı yaşamlara dalıyorum. Hele ki kitaba kendimi kaptırmışsam hiç bitmesin istiyorum. Hem sonunu merak ediyorum, hemde yaklaştıkça gıdım gıdım okuyorum ki bitmesin. İçinde biraz daha yaşayabileyim. Yüzüklerin Efendisi gibi mesela…
Pek çok nedenden, eğlenceli, hem sakin bir eylem ama aynı anda okuduğunun içinde kendini kaybedecek kadar heyecanlı. Düşünüdrüyor, öğretiyor,başka yerlerde gezdiriyor…
yeni kahramanlar ,kişilikler tanımak çok güzel,bazen kitap okuduğumu unutup keşke gerçek olsalar bi yerlerde karşıma çıksınlar istiyorum,çok mu şey istiyorum
Bu dünya içinde kaybolabileceğimiz küçük anlar yaratıyor tüm kitaplar bize. Ne mutlu bunu keşfedenlere! Yazık kitap okumam diyene:(
Her kitap okuduğumda kendimi biraz daha buluyorum,kendimi tanıyor ve ifade ediyorum.