Bir dakika sessizlik lütfen! Her neredeyseniz kısa bir süre için susun ve dinleyin. Şehirde olanlar büyük olasılıkla binlerce saçma sapan gürültünün ortasındadır. O gürültüyü mümkün mertebe duymamaya gayret gösterin. Gürültüleri atınca hangi sesler kaldı geriye? Oyun oynayan çocuk sesleri, emekli bir amcanın terbiye sınırları içindeki sesli gülüşü, tatlı bir müzik, içindeki yemek karıştırıldıktan sonra tencerenin kenarına vurulan kaşık sesi, miyavlama, havlama, kuş cıvıltıları… Hah! Şimdi dikkatinizi kuş cıvıltılarına verin. Kaç farklı kuş sesi duyuyorsunuz? Peki, bu seslerin hangisi hangi kuşa ait biliyor musunuz? Seslerini bir kenara koyun, gördüğünüz kaç kuşun adını biliyorsunuz?
Bu soruyu kendi kendime de sordum. Yanıt şöyle: Güvercin, kumru, karga, kuzgun, sığırcık, kırlangıç, leylek, pelikan, serçe, İstanbul’da ne işi olduğunu bilmediğim yeşil papağanlar, martı, karabatak, ördek, kaz, tavuk, devekuşu, tavus kuşu, penguen, şahin, kartal, baykuş, sutavuğu ve hepsi bu kadar. Peki, çevremdeki kuşlar bu kadar mı? Hiç sanmam! Ama artık bunu dert etmeme de gerek yok zaten. Çünkü Mandolin Yayınları “Genç Kâşifin Doğa Rehberi” dizisinde, “Türkiye’nin Ağaçları” adlı kitabın ardından “Türkiye’nin Kuşları” adlı kitabı da yayımladı.
“Türkiye’nin Kuşları”, başındaki genel anlatım bölümünün ardından, en kolay tanıyabileceğimiz güvercin, kumru, serçe gibi kuşlarla başlayarak, birçok kuş türünü ve kuşu ayrıntılı olarak tanıtıyor. Her gün sokakta rastladığımız güvercinlerin teorisini oluştururken Darwin’e yardımcı olduğunu, sürekli penceremizde gugurdayan ve saksılarımızdaki çiçekleri ezen kumruların “küçük kumru” olduğunu,
serçelerin dişisini erkeğinden ayırmayı, leyleklerin göç yollarını, ebabillerin neredeyse tüm yaşamlarını havada geçirdiklerini, kuzeyli yelkovan kuşlarının üreme kolonilerinin yerinin hâlâ gizemini koruduğunu bu kitaptan öğrendim. Hatta bir süredir İstanbul’un her yerinde karşıma çıkan cırtlak yeşil papağanlar hakkında bile bilgi var kitapta.
Kitap, hakkında keyifli bilgiler verdiği kuşların belgesel nitelikteki enfes resimleriyle dolu. Resimler de kitabın yazarı Tim Davis’e ait. Bunlar, ele alınan kuşu tanımamızı sağlayacak tüm ayrıntıları açıkça gösterecek biçimde tasarlanmış. Bu da aklımıza çeşitli etkinlik fikirleri getiriyor:
- Çocuğunuzla birlikte “Türkiye’nin Kuşları” kitabını önünüze çekin ve etrafta gördüğünüz kuşları kitapta bulun. Bilgileri okuyun, resimlerle gördüğünüz kuşları karşılaştırın.
- Çocuğunuzla birlikte “Türkiye’nin Kuşları” kitabını elinize alın ve gittiğiniz her yerde kuş safarisine çıkın. Belki yanınıza küçük bir dürbün almak işinizi kolaylaştırır.
- “Türkiye’nin Kuşları” kitabını okumadan önce çocuğunuzla birlikte tanıdığınız kuşların bir listesini yapın. Listeyi bu kuşlar hakkındaki bilgilerinizi sıralayarak ve resimlerini yaparak zenginleştirebilirsiniz. Bir liste de “Türkiye’nin Kuşları” kitabını okuduktan sonra yapın ve iki listeyi karşılaştırın. Bakın bakalım kuşlar hakkında neler öğrenmişsiniz.
Hazır konu kuşlardan açılmışken bildiğiniz kuşlarla ilgili özlü sözleri, atasözlerini, fıkraları, öyküleri çocuğunuzla paylaşın. Örneğin “leyleği havada görmenin” önemi ya da “Her kuşun eti yenmez” sözünün anlamı üzerine konuşabilirsiniz.- “Türkiye’nin Kuşları” kitabını okumadan önce veya okuduktan sonra, kuşlarla ilgili hoşlanmadığınız şeylerin listesini de yapabilirsiniz. Örneğin, birçok kişi kuşların arabasının üstüne pislemesinden hoşlanmıyordur. Hatta bu yüzden binanın bahçesindeki ağaçları kesecek kadar delirmiş ve doğaya saygısız olan insanlara bile rastladım. Bu konuları ortaya koyduktan sonra, kuşlara ve çevreye zarar vermeyecek çözümlerin ne olabileceği hakkında konuşabilirsiniz.
- Pencerenizin önüne ıslatılmış ekmek koymak, vapurda giderken martılara simit atmak gibi etkinlikler de çocuğunuzun kuşlarla iletişim kurmasını sağlayabilir.
- “Türkiye’nin Kuşları” kitabının sonundaki web adreslerini ziyaret ederek kuş gözlemi hakkında birçok bilgi edinebilirsiniz.
Sanırım bunu etkinlik listesine yazmaya gerek yok, her zaman, her yerde yapabilirsiniz: Susun ve kuş seslerini dinleyin. Hangi sesin hangi kuşa ait olduğunu bulmaya çalışarak eğlenin.
Hamiş: ”Türkiye’nin Kuşları” hakkında konuştuğumuz radyo yayınımız için tıklayın.
Türkiye’nin Kuşları
Yazan ve resimleyen: Tim Davis
Çevirenler: Nazlı Ceyhan Sümter, Esra EtleçYaş grubu: 8+ Mandolin Yayınları, 2011, 111 sayfa, karton kapak ISBN: 978-975-10-3150-1









{ 15 comments… read them below or add one }
işte benim kitabım! daha doğrusu: işte bizim kitabımız!.. kızımla benim…
minicik parmağını bir kuşun üstüne koyar ve adını söyleyiverirdi. hatta tatilde, az görülen bir kuşu uzaktan tanıyıp işaret ederek bana göstermişti… teşekkürler hazırlayana, yayınlayana, bizi haberdar edene!
kızım 6 yaşında ve dostlar bilirler, bir derginin verdiği türkiye’nin kuşları afişi ile büyüdü
öyleyse bu kitapla çok güzel zaman geçirebilirsiniz. Belki de bir kuş gözlemci yetişiyordur:)
harika bir fikir, dilek olsun umarım
Kuşları çok seviyoruz, bakacağız. Teşekkürler.
Umarım bu kirtabı da seversiniz
Duyamıyorum şuan… ):
Ama sabah kalktığımda duymuştum. Çoğunlukla duyarım. Ama bu sesler hangisine aittir hiç düşünmedim açıkcası.
Ayrıca bu seslere bizim muhabbet kuşları da eşlik eder.
Severim kuşları. Baya bir zamandır muhabbet kuşu bakıyorum. Gerçi çoğunu kaçırdım.
Onların, özellikle serçelerin, toplu şekilde oyun havasında toprakta uçuşmaları, toprak banyosu yapmaları. Yağmur sonrası oluşan su birikintilerinde yaptıkları banyolar. İzlemekten büyük keyif aldığım anlar.
Belgesel izlemeyi severim. Bu kitabı okumayı çok isterim.
Onların alemi bir başka. Keşfedilmeyi bekliyor.
Ve tanıdığım kuş türleri; serçe, karga, muhabbet, papağan, kırlangıç, leylek, telli turna, filamingo. Bunlar aklıma gelenler.
Sabahları çok güzel ötüyorlar. Belki de kentin gürültüsü az olduğundan o saatlerde… Ben de kırlangıçların ve sığırcıkların uçuşmalarını, kumruların gugurtularını, serçelerin minik ekmek parçalarını kapıp kaçışmalarını, martıların geceleri çatılarda gürültülü toplantılar yapmalarını, kargaların bozuk asaplarını, saksağanların hınzırlık peşinde koşturmalarını, papağanların ciyaklamalarını, balıkçılların kanatlarını kurutmalarını, baykuşların bakışlarını severim.
Asıl karabatakların kanat kurutuşu şahanedir.
Aklıma hüzünlü bir anım geldi, siz asabı bozuk kargalar deyince. Kumruların meşhur cam kenarlarına yaptıkları yuvaları vardır. Ya betonun üstünedir yada saksının içinde.
Karşı komşunun cam kenarında vardı. Yanlış hatırlamıyorsam 3 yavrusu da vardı. Bir sabah baktığımızda o küçük 3 yavrunun başları artık gövdeleriyle bir değildi. Annem kargalar yapmıştır demişti.
Bizim de karşı binada oturan bir aile, balkon duvarına monte edilmiş (üstelik tavana yakın, ayak altı olmayan bir yerdeki) saksıya kumrular yuva ypmaya çalışıyor diye balkonu camekanla kapattırmıştı
Şuan ki ev sahibimizde kızıyor. Başta babam olmak üzere ekmek yada su koyardık cam kenarlarına. Ama bu evsahibi yerlere dökülüyor diye bizi uyardı koymayın diye. Biz de arada balkona koyuyoruz.
yaa kuşları seviyorumda bi güvercinin gelipte balkonuma yumurta yapmasını sevmiyorum
Bizim balkondaki saksılardan birine de düzenli olarak kumrular uğruyor. Hatta oradaki çiçekleri çıkarttık. Saksıyı tamamen onlara tahsis ettik. gelip gugurdayıp, ekmekleri yiyip gidiyorlar. Çok şirinler. Ailece seviyoruz onları.
Merhaba,
Mandolin yayinlari, yazdik + 8 oldugu icin ama biz de su kitabı son bir senedir kullanıyoruz.
Türkiye ve Avrupa nın Kuşları
Kuzey Afrika ve Ortodoğu dahil.
Hermann Heinzel
Richard Fitter
John Parslow
Doğal Hayatı Koruma Derneği
Kızım +4 ve bayılıyor.
Operiz.
Bilge anne Çiğdem
E alalım biz bu kitabı…