Havai Fişekler Adası’ndan Öyküler

by YILDIRAY on 02/06/2011

Bazı denklemler beni şaşırtıyor. Örneğin midye dolma üreticilerinin ve satıcılarının çoğunun Mardinli olmasına şaşırıyorum. Türkiye’deki çocuk kitabı yazar ve çizerlerinin arasında mimarlık eğitimi almış kişilerin sayısı da beni şaşırtıyor. Son iki gündür en çok Atina ve Londra’da hukuk ve kriminoloji eğitimi almış, halen İngiltere’deki Reading Üniversitesi’nde Kriminoloji ve Kriminal Adalet profesörü olan Evgene Trivizas’a şaşırıyorum. Bir suç bilimi profesörü olan Trivizas yüzden fazla çocuk kitabı yazmış. Ben onun yazdıklarından yalnızca üç kitabı okudum. Eğer kitapların yazarı hakkında araştırma yapmasaydım, Trivizas’ın kriminoloji profesörü olduğu aklımın ucundan bile geçmezdi. Hoş, birinin kriminoloji profesörü olduğu nasıl anlaşılır bilmiyorum.

Tirivizas’ın okuduğum kitapları, Altın Kitaplar tarafından yayımlanmış “Havai Fişekler Adası’ndan Öyküler” adlı dizinin üç kitabı. Kitapların adları şöyle: “Diş Doktoruna Giden Timsah”, “Kralın Fotoğrafçısı” ve “Tulum Çalan Boğa”. Bunların içinden en az “Tulum Çalan Boğa” kitabını sevdiğim için ondan başlayacağım.

El Pepoldo de Palavras de Karambas de Salatas adlı pek meşhur bir boğa güreşçisi varmış. Bir gün bu güreşçinin ziyaretine bir inek gelmiş. Meğer bu inek güreşçinin önceki gün yendiği boğanın eşiymiş ve yastaymış. Boğa güreşçisinden hesap sormaya gelmiş. “Bana bunu neden yaptınız, danalarımı öksüz bıraktınız,” diye ağlamış inek. Meğer hiç gerek yokmuş çünkü güreşten hemen önce bir değişiklik olmuş ve güreşçinin karşısına başka bir boğa çıkarmışlar. İneğin kocası olan boğa yaşıyormuş yani. Ama tam da güreşçiyi ziyarete geldiği gün güreşecekmiş. Bunu duyan inek hemen bir plan yapmış: Güreşçi hasta numarası yapıp arenaya çıkmayacakmış, sonra ineğin kocası boğayı satın alacakmış. Boğa hemen tulum çalmayı öğrenecekmiş, hep birlikte bir sirk kuracaklarmış ve gül gibi geçinip gideceklermiş.

Trivizas’ın anlatımı pek eğlenceli ama ben öyküyü zayıf buldum. Yeşilçam’dan tanıdığımız klişeler insanı güldürüyor ama diğer iki kitapla kıyaslayınca, “Tulum Çalan Boğa” zayıf kalıyor.

“Diş Doktoruna Giden Timsah”, tam bir avcı muhabbetiyle başlıyor. Başkahramanımız timsah Kornelyus, arkadaşlarıyla muhabbet ederken el yemekten ne kadar hoşlandığını ve ne çok çeşit el yediğini anlatıyor ballandırarak: Trafik polisi eli, piyanist eli, garson eli, sekreter eli… Arkadaşları kimi sorsalar, Kornelyus elini yediğini söylüyor. Ta ki timsahlardan biri “Hiç diş doktoru eli yedin mi?” diye sorana kadar. Kornelyus, erkekliğe ismi lazım değil sürdürmemek için, “En kısa zamanda bir diş doktoru eli yemezsem yüzüme tükürün!” diyerek yola düşüyor. Buradan sonra olanları anlatmak istemiyorum. Her diş doktorunun eli yenmez, bunu bilin yeter.

“Tulum Çalan Boğa” ve “Diş Doktoruna Giden Timsah” kitaplarının resimlerini N. Maroulakis yapmış. Resimlerin bir kısmı siyah beyaz, çoklukla kontur çizgileri yapılıp bırakılmış. Diğerleri renkli resimler. Resimlerdeki tiplerin hepsi de sevimli ve gülünç.

“Kralın Fotoğrafçısı” dizinin en çok sevdiğim kitabı oldu. Kralın şımarıklıklarından, kaprislerinden bıkan fotoğrafçı, balona atladığı gibi göğe yükselir. Karşılaştığı iki buluttan fotoğraflarını çekmek için yaklaşmalarını ister. Bulutlar birbirlerine çarpıp gümbürder, bir şimşek çakarken, fotoğrafçı enfes bir çekim yapar. Ardından güzel bir uçurtmayla karşılaşır. Fotoğrafçı her fotoğrafçı gibi davranır. Uçurtmayı, “Biraz yüksel, gülümse, biraz daha yüksel…” diyerek yönlendirir ve güzel bir fotoğrafını çeker. Güneşle ayın fotoğrafını çekerken güneş tutulmasına neden olur ama kapkara, güzel bir fotoğraf çeker. Tüm bunlar olurken, aşağıda kral sinirinden kudurmaktadır. Çünkü yaz ortasında birden yağmur bastırmıştır, kralın kulağının dibinde şimşek çakmıştır, uçurtması elinden kaçmıştır, kral tam güneşlenecekken güneş tutulmuştur… Veziri krala tüm bunların sorumlusunun fotoğrafçı olduğunu söyler. Kral, fotoğrafçının derhal yakalanıp en az on kere kafasının kesilmesini ister. Elbette bu söylendiği kadar kolay bir iş değildir.

“Kralın Fotoğrafçısı” kitabını Bally Liapi resimlemiş. Tamamı renkli bu resimler öyküye eşlik etmenin ötesine geçmiyor.

Genel olarak kitapları eğlenceli buldum. Özgün metni okumadım ama Trivizas’ın söz oyunlarından hoşlandığı çevirisinden de anlaşılıyor. Kitapların bence en çekici yanı, eğlencenin yanında ciddi meselelere değiniyor olması. Sağlıklı, yaşama saygılı, vicdanlı insanların boğa güreşine, horoz dövüşüne, köpek dövüşüne vs. karşı olduğunu varsayıyorum. “Tulum Çalan Boğa”, çok da çaktırmadan bu meseleye değiniyor. “Diş Doktoruna Giden Timsah”, geyik muhabbetinin aşırı dozda uygulanmasını, açgözlülüğü, kendini beğenmişliği eğlenerek yeriyor. “Kralın Fotoğrafçısı”, benmerkezci, kendini beğenmiş güç odaklarının günün birinde en hor gördükleri şey tarafından, örneğin sanat ve sanatçı tarafından alaşağı edilebileceğini eğlenceli bir dille anlatıyor.

Diziyi Yunancadan Türkçeye Ari Çokona çevirmiş. Özgün dildeki metinleri okumadığım için Trivizas’ın Yunancayı nasıl kullandığını bilemiyorum ama Ari Çokona bu kitapları Türkçe söylerken yerel bir dil kullanmış.

Ya, böyle işte! Sen kalk suç bilimi profesörü ol, sonra timsahların diş doktoruna gittiği, boğaların tulum çaldığı çocuk kitapları yaz. Şaşırıyorum. Şaşırmak iyidir.

Tulum Çalan Boğa
Özgün Adı: O TAYPOΣ ΠOY EΠAIZE ΠIΠIZA
Yazan: Evgene Trivizas
Resimleyen: N. Maroulakis
Çeviren: Ari Çokona
Yaş grubu: 7+
Altın Kitaplar, 2011, 33 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-975-21-1338-1
.
.
.
Diş Doktoruna Giden Timsah
Özgün Adı: O KPOKOΔEIΛOΣ ΠOY ΠHΓE ΣTON OΔONTOΓIATPO
Yazan: Evgene Trivizas
Resimleyen: N. Maroulakis
Çeviren: Ari Çokona
Yaş grubu: 7+
Altın Kitaplar, 2011, 34 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-975-21-1339-8
.
.
Kralın Fotoğrafçısı
Özgün Adı: O ΦΩTOΓPAΦOΣ ΦYPΔHΣ MIΓΔHΣ
Yazan: Evgene Trivizas
Resimleyen: Bally Liapi
Çeviren: Ari Çokona
Yaş grubu: 7+
Altın Kitaplar, 2011, 24 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-975-21-1337-4

Share

{ 7 comments… read them below or add one }

senem June 2, 2011 at 10:32

Ben de bu kitapları ilk okuduğumda aynı şeyi düşünmüştüm: “Yani bir kriminoloji profesörünün nasıl olup da çocuk kitabı yazdığını”, ama sanırım içindeki çocuk korunduğu sürece hangi mesleği yaptığının bir önemi yok!! Evgene Trivizas iyi ki de yazmış bu kitapları :)

Reply

Yıldıray June 2, 2011 at 22:19

Yaşasın içimizdeki çocuk!

Reply

BANU June 2, 2011 at 11:59

Ben Trivizas’ın yine Altın Kitaplar’dan çıkan, ama daha büyük yaş grubuna hitap eden “Son Kara Kedi” adlı romanını okudum. O da çok keyifliydi. Ama Dolap’ta yazıp yazmamaya bir türlü karar veremedim. Çünkü zaman aman çok vahşi, acımasız yerleri vardı. Yine de çok keyifli bir anlatımı, güzel ve belki biraz nostaljik siyah-beyaz resimleri vardır.

Reply

Blogcu Anne June 2, 2011 at 12:07

Diş Doktoruna Giden Timsah bu aralar Deniz’in de favori kitabı.

Hepsini beğendim, itiraf etmeliyim ki Timsah benim de en sevdiğim.

Ve çevirilerini de çok beğendim ben. Hiç kulak tırmalayan bir yanı yok.

Özet olarak, çok başarılı bir seri. Umarım devamını getirsin Altın Kitaplar.

Reply

Yıldıray June 2, 2011 at 22:20

Çeviri konusunda ayn fikirdeyiz. Bazen bazı çevirilerin özgün metinden daha iyi olup olmadığını merak ediyorum.

Reply

Cigdem ( Oglakkizlari) June 2, 2011 at 20:39

Ben hiç alakasız birşey soracağım;

Eşimin doğumgünü geldi geçti. Eşime bu kitabı hediye etmek isterim. Bu bahsedeceğim kitabı biliyorsanız ltf beni bilgilendirebilirmisiniz. Cezası neyse söyleyin, yaparım.

Ona sizden bahsettiğimde, bana aa benimde coçukluğumdan hatırladığım bir kitap var; kırmızı balon diye bir kitap. Kitaptaki çizimler siyah-beyaz ama birtek balon kırmızıydı dedi. Kitaba dair birşey hatırlamıyor, bin defa okumasına rağmen başka detay kalmamış aklında.

Şimdiden teşekkürler.
Kolaycı anne Çiğdem

Reply

Yıldıray June 2, 2011 at 22:36

Kolaycı anne Çiğdem, “Kırmızı Balon” konusu biraz karışık. “Kırmızı Balon”, Albert Lamorisse tarafından (yanlış bilmiyorsam) 1954 yılında çekilmiş 34 dakikalık bir film. Bu film üzerine Erdal Öz tarafından yazılmış ve Can Yayınları tarafından yayımlanmış aynı adlı bir kitap var. Erdal Öz, bu kitap hakkında, “…Video bantı günlerce, kare kare izledim; ince ince notlar aldım; sonra da geçtim makinenin başına, bu kitabı yazdım. Bu güzel filmin yazılı bir öyküsü yoktu. Ama şimdi var,” diyor. Buna karşılık, 1994 yılında, Cem Yayınevi tarafından “Kırmızı Balon” adında ve Albert Lamorisse imzalı bir kitap yayımlanmış. Kitap piyasada varmış gibi görünmüyor ama belki Cem Yayınevi’nin deposunda vardır. Telefon edip sormakta fayda var. Erdal Öz tarafından yazılan kitap piyasada bulunabiliyor. Filmi izlemek de mümkün, Youtube’de var. “Le Balon Rouge” yazınca 3 bölüm halinde bulunuyor.
Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: