Önceki gün Koç Üniversitesi’ndeydik. Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nden Yard. Doç Dr. Ilgım Veryeri Alaca’nın “Çocuk Kitapları” başlıklı dersine konuk olarak davet edilmiştik. Çok güzel bir gündü. Boğaz’ın pırıl pırıl güneş altında ışıldamasını özlemişiz. Boğaz’ı içimize çeke çeke Sarıyer’e, oradan da Koç Üniversitesi’ne gittik. Orada da mis gibi ağaçların kokusunu çektik içimize. Sonra dersin öğrencilerinden Ecem karşıladı bizi. Doğruca dersliğe götürdü. Sonrası nasıl geçti, biz de anlamadık.

Ilgım Hanım’ın ilk kez bu yıl açtığı derse katılan tüm öğrenciler farklı farklı bölümlerden. Sene boyunca resimli çocuk kitaplarının nasıl olduğunu incelemiş, metin ve resim üzerine konuşmuş ve sonunda kendi kitaplarını tasarlamışlar. Biz final ödevi olarak hazırlanmış kitap taslaklarından birkaçını gördük. Gerçekten çok iyi fikirler vardı. Hem Ilgım Hanım’ı, hem de dersin öğrencilerini bir kere daha tebrik etmek gerek. Ortada azımsanmayacak bir emek var. (Ne yazık ki resim çekmeyi düşünemeyecek kadar aklımız havadaydı o gün. Ama dönem sonunda bir de sergi olacakmış. Ayrıntıları burada paylaşacağız.)

Günün sürprizlerinden biri de Ilgım Hanım’ın bize gösterdiği kitaplardan biriydi. O gün çeşit çeşit kitaba baktık. Ama içlerinden biri aklımda öyle bir yer etti ki, burada paylaşmasam rahat edemeyecektim. Kitabın adı “The Red Book /Kırmızı Kitap”. Ne yazık ki dilimize aktarılmamış. Aslında dilimize aktarılması çok da sorun olmaz; çünkü sadece kapak içi yazılarını çevirdiğinizde kitap dilimizde de yayımlanabilir hale gelir. Nasıl mı? E, “Kırmızı Kitap”ta hiç yazı yok ki! Öykü sadece ama sadece resimlerle anlatılmış. Zaten o kadar güzel ve çarpıcı bir “dille” anlatılmış ki, fazladan bir tek sözcüğe bile gerek duymuyorsunuz anlamak için.

Kapağında adı yazmayan “Kırmızı Kitap” kıpkırmızı ciltli ve kırmızı bir kitabın (belki de kendisinin) öyküsünü anlatıyor. Günün birinde, koca koca binalarla dolu bir şehirde bir kız çocuğu yolda giderken yerde, karlara gömülü kırmızı bir kitap buluyor. Alıyor kitabı. Her yere yanında taşıyor. Kitabı açtığında bir harita görüyor. Sonra harita yaklaşıyor, yaklaşıyor. Bir ada görünüyor. Ada yaklaşıyor, yaklaşıyor ve üzerinde küçük bir nokta görünüyor. Sonra anlıyoruz ki o nokta bir oğlan çocuğuymuş. Oğlan elinde tuttuğu kitapta kırmızı kitaplı bir kızın resimlerine bakmaktaymış. Kız kitabından oğlana bakıyor. Oğlan kitabından kıza… Sonra kız oğlana (kitap arkadaşına!) gitmeye karar veriyor. Bir baloncunun koca bir demet balonuna asıldığı gibi kendini göğe bırakıyor. Ama havalanırken kitabını düşürüyor. Diğer yandan oğlan telaşlı; çünkü kitabındaki resimlerde kızı gözden yitiriyor. Oğlan adasında, resimleri boşalmış kitabının içinde arkadaşını bulmaya çalışırken, bir de bakıyoruz ki, arkada gökyüzünden ona doğru yaklaşan balonlu bir kız var. Kitap arkadaşları buluşurken, kalabalık şehirde biri yolda kırmızı ciltli bir kitap buluyor.

“The Red Book” bir paradoksu anlatıyor. Kim kimi gördü kitabında? Kız mı oğlanı, oğlan mı kızı gördü? Aslında tüm olup bitenleri biz izliyoruz elimizdeki kırmızı kitaptan. Kitabımızın penceresinden kızı ve oğlanı izlerken, sanki ikisinden biri her an dönüp size bakacakmış gibi geliyor. Kitapta çok güçlü ve insanı içine çeken bir öykü var. Üstelik bu öykü tek bir sözcüğe gerek duyulmadan anlatılmış. Resimlerle bir anda kendinizi sihirli kırmızı kitabın içine çekilirken buluyorsunuz. Bu kitap benim için harika bir deneyimdi.

Sözcüklere boğulmuş bir dönemde, sözcükler tarafından işkence gördüğümü düşünüyorken şunu fark etmemi sağladı “The Red Book”: Bazen sözcükler olmadan da olabiliyormuş. Şimdi bir şeyler çizmeli…

Hamiş: İnternette küçük bir araştırma yaptım ve kitabın çizeri Barbara Lehman’ın diğer kitaplarından da örnekler gördüm. Onlar da tıpkı “The Red Book” gibi. Lehman, okuyucuya hep çizgilerle anlatmış öykülerini. Sanatçı, iletişim tasarımı alanında eğitim görmüş. Kitaplar ve sanatın kendisine hep çok çekici geldiğini söyleyen Lehman, daha çok insana ulaşabildiği için hep reklam sanatıyla ilgilenmiş. Demiş ki, “Anlamlı ve düşündürücü bir yanıyla medyanın parçası olma fikrinden hoşlanıyorum.” O çizip anlatmış, üzerine onlarca öykü uydurmak ise size kalmış. Lehman’ın diğer kitaplarına buradan ulaşabilirsiniz.

The Red Book
Yazan ve resimleyen: Barbara Lehman
Yaş grubu:3+
Houghton Mifflin Books for Children, 2004, 32 sayfa, sert kapak
ISBN: 9780618428588