Çocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri

by YILDIRAY on 17/05/2011

Güne bir itirafla başlayalım: Ben dört yaşımdayken, üç yaşında bir sevgilim vardı. Hayli yoğun bir aşk yaşıyorduk. Ellerimi boyamasına aldırmadan, ham bir cevizi taşla kırıp ona ikram ettiğimi anımsıyorum.

Elbette o günlerde sorsanız bu yaşadığıma “aşk”, o arkadaşıma da “sevgili” demezdim. Bu daha çok yetişkinlerin isim koyma, yakıştırma merakından kaynaklanıyor. Buna karşılık, uzmanlara göre insanın o yaşlarda da bir cinsel yaşamı oluyor. Elbette yetişkinlerin cinsel yaşamına hiç benzemeyen bir biçimde…

Şu yazıdaki bilgilere göre, 2 yaşındaki çocuklar kız-erkek ayrımını yapabiliyormuş ancak fiziksel farklardan haberdar olmuyormuş. 3-4 yaşındaki çocuklar fiziksel farkları anlıyor ve bu konudaki merakını gidermek için çeşitli sorular sorabiliyormuş. 4-5 yaşındaki çocuklarda üreme merak edilen konular arasına giriyormuş. Şu yazıdaki bilgilere göre, 3-6 yaş aralığındaki çocukların oyunlarının bir kısmı cinsel merakı gidermeye yönelikmiş. Bu dönemde çocuklar (kendilerince) kuytu bir yerde birbirlerinin bedenleri inceleyebilirlermiş. Bu durumla karşılaşan ebeveynlere sakin kalmaları, çocukların merakını uygun resimler göstererek anlatmaları öneriliyor. Bugün size önereceğimiz kitap tam da bu işi herkes için kolaylaştıracakmış gibi görünüyor.

Net Yayıncılık’tan çıkan “Çocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri”, psikolog Yaşam Yanardağ Çelik tarafından yazılmış. Kitap iki bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, Melis ve Efe evcilik oynarlarken bedenlerindeki farklılıklar hakkında konuşmaya başlıyorlar. Efe pipisini, Melis kukusunu gösteriyor. Tesadüfen bu durumu gören Melis’in annesi, tam da önerildiği gibi sakince çocukların yanına gidiyor ve şöyle diyor: “Sanırım kızların ve erkeklerin vücudunu merak ediyorsunuz. Bunu öğrenmenin en doğru yolu anne babanıza veya öğretmenlerinize sormaktır. Gelin isterseniz birlikte araştıralım.” Böylece Melis ve Efe, bu iş için hazırlanmış resimler eşliğinde meraklarını gideriyorlar. Melis’in annesi, çocuklara, cinsel organlarımızın bedenimizin özel yerleri olduğunu, (edit) bunların adının “penis” ve “vajina” olduğunu ve bu özel yerlerimizi kimseye göstermememiz, bakmak isteyenlere izin vermememiz gerektiğini de söylüyor.

İkinci bölümde, Melis ve Efe çocukların nasıl olduğunu merak ediyor. Bir önceki bölümden öğrenmiş oldukları için, bu defa doğrudan gidip Melis’in annesine danışıyorlar. O da, bu işin leyleklerle falan bir alakası olmadığını bu konuya dair hazırlanmış resimler eşliğinde güzelce anlatıyor.

Kitabın resimlerini Hülya Günal yapmış. Ben resimleri sevimli ve açıklayıcı buldum.

Cinsellik, tüm yaşamımız boyunca bir biçimde yaşamımızın içinde yer alan bir olgu. Çocukların sağlıklı olmasını istiyorsak, çocukları korumak istiyorsak, yapılacak en doğru iş onların gelişimini izlemek ve cinsellikle ilgili meraklarını onları doğru biçimde bilgilendirerek gidermektir. Bu “çocukları bilgilendirme işi” bazı yetişkinlere zor gelebilir. İnsan bazı konular hakkında konuşmaya utanabiliyor ya da bazı konular hakkında bir çocuğa neyi ne kadar söylemesi gerektiğini kestiremeyebiliyor. Bu şartlarda kalkıp da konuyu yok saymak, yasaklamak ya da geçiştirecek bir şeyler uydurmak, çocuğa zarar verecektir. Oysa her zaman bir uzmana danışabiliriz, konuyla ilgili kitapları okuyabiliriz ve başkalarının deneyimlerine göz atabiliriz. Bakın, geçenlerde Blogcu Anne’nin gündeminde de bu konu vardı. Blogcu Anne, her zaman olduğu gibi, hem deneyimini, hem de bir uzmanın görüşünü çok güzel aktarmış.

Yazımın başında dedim ya, dört yaşımdayken bir sevgilim vardı diye; bugün düşünüyorum da, onu hiç “kız” olarak algılamamışım sanırım. Çocukken kafamız ne kadar farklı çalışıyor.

Sizin çocuğunuzla deneyiminiz nasıl? Paylaşarak başka çocuklara ve ebeveynlere yardımcı olabilirsiniz.

Hamiş: Kitapta en çok takıldığım nokta, ilk bölümde, Efe’nin babası gibi tıraş olmak istediğini söylediği bölüm oldu. Bu bölümdeki resimde, Efe’yi yüzünde köpük, elinde bıçak, tıraş olurken görüyoruz. Önce bunu böyle göstermenin doğruluğundan şüphe ettim. Derken aklıma Baba Olmak’ta okuduğum yazı geldi.

Bu kitabı da okumak isteyebilirsiniz:

Çocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri
Yazan: Yaşam Yanardağ Çelik
Resimleyen: Hülya Günal
Yaş grubu: 4+
Net Yayıncılık, 2011, karton kapak, 38 sayfa
ISBN: 978-605-124-042-8

Share

{ 11 comments… read them below or add one }

devrimatilkan May 17, 2011 at 10:31

Bir dolap kitap merhaba:)

İlgili kitabı anlatırken ”Efe pipisini, Melis kukusunu gösteriyor. ”cümlesini de almışsınız. Sanırım kitabın orjinalinde de böyle.

Ben vajina ve penis kelimesi kullanılması yerine farklı şekilde ifade eden kitapların yayınevlerine mail atıyorum ama ne kadar dikkate alıyorlar bilemiyorum.

Neden atıyorum?

Çünkü MEB ve AÇEV’in yaklaşık 5-6 ay süren eğitimlerini aldım. Şuan okul öncesi bölümünde yüksek lisans yapıyorum. Aldığım tüm akademik eğitimler ve kurs/eğitim içerisinde bizlere hep şu bilgi verildi.

Çocuklara cinsel istismarın çokça konuşulduğu şu günlerde ”cinsel organları gerçek adları ile çocuklarınıza öğretin!”

Bu şekilde hem çocuklara cinselliğin utanılacak birşey olmadığını, hemde o(allah korusun) olası farklı bir bilgilendirmede sizlerin erken farketmenizi sağlar.

Penis ve vajina diye öğrenen bir çocuk duyduğu farklı kelimeleri günlük hayatında da kullanmaya başlar.(buradan kasıt, birilerinden pipi, dudu, kuku vs. farklı şeyler duyup söylemeye başladığında ebeveynin farketmesi)

Çocuklara cinsel eğitimle ilgili son 2 senedir verilen güncel bilgiler bu yönde.
Benim bilgim dahilinde;)
sevgilerimle
Devrim Atılkan

Reply

Yıldıray May 17, 2011 at 10:48

devrimatilkan, bu bilgilendirici yorumunuz ve önemli uyarınız için teşekkür ederiz. Kitabın çocuk karakterleri kendi aralarında konuşurken “pipi, kuku” diyorlar. Metnin içinde çocukları bilgilendiren annenin ağzından bu organların doğru adının “penis ve vajina” olduğu çocuklara açıklanıyor ve metnin geriye kalanında yalnızca doğru adlar kullanılıyor. Ben yazarken, yazıyı yetişkinler okuyacağı için, daha sempatik bulduğum “pipi ve kuku” sözcüklerini tercih ettim. Yoksa kitap çocuklara cinsel organların doğru adını bana göre çok da doğru bir yolla veriyor. Teşekkür ederim.

Reply

Yeter AKBIYIK May 17, 2011 at 10:53

Yukarıda Devrim ATILKAN’ın görüşlerine ben de katılıyorum. Çocuklara cinsel eğitim verirken ve özel bölgeler anlatılırken mutlaka bilimsel isimleriyle öğretmemeiz gerektiğine katılıyorum. Son zamanlarda bu konuda almış olduğumuz eğitimler ve yaptığımız çalışmalar da doğru olanın bu olduğunu bizlere yansıtıyor.
Sevgilerimle
Yeter AKBIYIK
Uzmç Psk. Dan.

Reply

senem May 17, 2011 at 11:48

Bu konu çok hassas bir konu, çünkü öncelikle biz yetişkinler kendimizi bu konu hakkında konuşmaya hazır hissetmiyoruz ki çocuğumuza anlatabilelim. O yüzden de dili ve içeriği dozunda olan bir kitap herzaman kurtarıcı oluyor.
Kızım 5 yaşında başladı beni sıkıştırmaya ve ben 1 sene boyunca bunu nasıl anlatacağımı bilemediğimden konuyu erteledim. “Sorunun cevabını biliyorum ama sana nasıl açıklayabileceğimi bilemiyorum” diyerek samimi bir şekilde de itiraf ettim. Derken yine bu tarzda ama biraz daha detaylı anlatımı olan Sistem yayıncılıktan çıkan “Ben nasıl oldum” kitabına rastladım ve geçen sene Nehir 6 yaşındayken alıp yanıma, kitabı okudum, resimleri gösterdim. Nehir’in yorumu “amaan çok sıkıcıymış” oldu ve bir daha da bana bu konuyla ilgili birşey sormadı. Sanırım kitaptaki bilgiler onu tatmin etti.

Reply

Yıldıray May 17, 2011 at 11:48

Yeter AKBIYIK, uyarınız için teşekkür ederim. Sanırım hazırladığım yazı kitapla ilgili yanlış bir izlenime neden oluyor. Kitapta yalnızca çocuk karakterler kendi aralarında konuşurken “kuku ve pipi” diyorlar. Anne karakteri çocukları bilgilendirirken “penis ve vajina” diyerek doğru adları veriyor. Sizin de aynı konuda uyarı içeren bir yorum yazdığınızı görüncei yazının ilgili kısmına başında parantez içinde (edit) diye belirterek, italik kullanarak kitabın içinde cinsel organların doğru isminin verildiğini belirttim. Teşekkür ederim.

Reply

Eymen'îm May 17, 2011 at 12:46

Bu konuda bir çok anne-baba sıkıntı çekmekte gerçekten. Çocuğa doğru şekilde anlatmak büyük marifet istiyor. Hepimizin bir uzmandan yardım alamayacağımızı düşünürsek bu kitaplar bizi kurtarıyor diyebiliriz sanırım. Biz daha o konulara gelmedik ama şimdiden kendimizi hazırlıyoruz. Şaşırıp kalmayalım diye. Güzel bir tanıtım yine. Ağzınıza sağlık. Sevgiler…

Reply

firarperest May 17, 2011 at 15:33

3 yaşındaki oğlum Can’la cinsiyet kavramları üzerine konuşurken, sanırım bebeklerle oynadığımız bir oyun esnasında açılmıştı konu, sorularıyla beni köşeye sıkıştırınca erkeklerin penisinin olduğunu kızların olmadığını söyledim. Anında karşılık verdi: ” Anne, sen çişini poponla mı yapıyorsın!!!”

Yine güzel bir kitap ve tanıtım. Teşekkürler.

Reply

Blogcu Anne May 17, 2011 at 20:30

Hem bu güzel kitaba yer verip biz kafası karışık ebeveynlere önemli bir kaynak gösterdiğiniz, hem de güzel sözleriniz için teşekkür ederim.

Daha bugün bir uzmanla röportaj yaptım bu konuda. Önce ona derdimi yandım: Ben çocuğuma cinsel organını penis olarak öğretmiştim, tam da yukarıda söylenen sebeplerden dolayı. Ancak ne zaman ki okula başladı, bu bitti. Okuldaki arkadaşları, tuvaletlerine yardımcı olan ablalar, parkta-bahçede teyzeler, evde anneanne-babaanneler pipi demeye başlayınca benim penis demem çok zorlama kaldı.

Pegagoga bu konuyu sorduğumda tıbbi terimlerin kullanılmasını tavsiye ettiğini, ancak çok da elzem olmadığını söyledi. Detaylarını derleyip yazacağım, ancak konu burada açılmışken söylemeden edemedim.

Reply

baharb June 17, 2011 at 21:01

burasi yeri degil belki ama nereye yazayim bilemedim. kiz annesi olarak ben “vajina” kelimesini sevmiyorum, cunku blogcu annenin de dedigi gibi pipi cok yaygin tereddutsuz herkes tarafindan kullaniliyor, fakat kizlarda tam karsiligi olmuyor, kuku bu sorunu cozuyor. keske kuku da pipi kadar yaygin kullanilsa normal bir kelime gibi. pipiyi cumle icinde rahat kullanabilirsiniz ama kuku derseniz acayip kacar. ayrica erkekler penisle cis yapar kizlar vajinayla dediginizde de yanlis olur cunku vajinayla cis yapilmaz. cis yapilan yerden de bebek cikmaz. hem cocugun gordugu, elledigi kisim vajina degil vulva. yani dogrusunu ogretecegim diye daha beter yanlis yapiyoruz. kuku bir genel laf olarak butun bolgeyi kapsayabiliyor. ornegin idrar yerine de cis diyoruz gunluk hayatta. bana gunluk hayatta kullanilabilen turkce basit kelimeler daha iyi gibi geliyor. uzmanlar neden penis ve vajina diye diretiyor henuz tam anlayabilmis degilim biraz daha arastirmam gerekecek sanirim.

Reply

ANELİKOKULUM January 4, 2012 at 01:23

yazımın sonunda tavsiye kitaplarınızı paylaştım ve bir resminizi kullandım umarım mahsuru yoktur. bir de yazımın sonuna sizin bir linkınızı ekledim.sevgiler. http://www.annelikokulum.com/2012/01/cocuklara-cinsel-egitim-nasl-verilmeli.html

Reply

Cagla April 6, 2012 at 12:35

Merhaba, bu tavsiyeniz için teşekkürler. Yazınızda okuduktan sonra D&R’ın internet sitesinden sipariş verdim. Gerçekten bu kitabı beğendim, 5 yaşındaki kızımın sorularına yeterince cevap verecek kadar detay var. Ne çok fazla ne çok eksik. Görseller de ince düşünülerek yapılmış.

Yalnız aynı gün diğer tavsiye ettiğiniz kitabı da online almıştım, Ben Nasıl Ben Oldum, onun için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Çok fazla detay var, çok uzun ve ayrıca yazı dili (belki de tercümeden kaynaklanıyor) çok alaycı ve tuhaf. Örneğin “anne olmak isteyen kadın yatakta anne olmak istediğini düşünürken baba olmak isteyen **uyanık baba boş boş** dolaşıyor” gibi anlamsız cümleler var. Bu kitabı kızımdan zor sakladım ve mümkün olan en üst rafa sakladım, size de haber vermek istedim…

Bu konuda kitap almayı düşünen okurlarınıza bir Türk psikolog tarafından yazılmış olduğundan belki de bize daha çok uyduğunu düşündüğüm Çocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri kitabını gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: