Merhaba,

Biz yerimizde duramıyoruz! İki anlamda: Hem heyecandan yerimizde duramıyoruz, hem de bizi heyecanlandıran işler gerçekleşsin diye yerimizde duramıyoruz, fırsat olmuyor.

Bizi Facebook ve Twitter sayfalarımızdan izleyenler, son günlerde yeni bir sürpriz hazırlığı içinde olduğumuzu biliyorlar. Aslında “bir” sürpriz hazırlamıyoruz. Zamanı gelince size verecek toplam dört (4) haberimiz var. Ama bir türlü zamanı gelmiyor! O nedenle şimdi söyleyemem! Kör kuyulara mı söylesem, ne yapsam?

Bakın, işin aslı şu: Her fırsatta, “Bir Dolap Kitap’tan başka işimiz olmasa,” diyoruz, biliyorsunuz. Bunu başarmak için önce bizim dolabın olgunlaşması gerekiyordu. Birinci yılımızı kutlarken, zamanın geldiğini de hissettik. Çünkü Bir Dolap Kitap’a çeşitli “teklifler” gelmeye başladı. O arada, biz de kafamızda dolanıp duran kimi fikirleri çalışmaya, uygulamaya koymaya giriştik.

Artık son düzlükteyiz. Tüm yol boyunca bu son düzlük için sakladığımız gücü ortaya koymamız gerekiyor. Bu nedenle, kısa bir süre için izninizi istiyoruz. Böylece tüm dikkatimizi hazırladığımız sürprizlere verebileceğiz ve bir terslik olmazsa (Olmasın! Olmasın! Olmasın!) tam dört haberle geri geleceğiz.

Planımız şöyle: Nisan ayından geriye kalan üç hafta boyunca, haftada bir yazı yayınlayacağız ve 2 Mayıs günü, işimizi gücümüzü yoluna koymuş, alnımızın akıyla sürprizleri önünüze dizecek duruma gelmiş olarak hafta içi her gün bir yazı yayınlamaya devam edeceğiz. Kabul mü?

Yalnız bu üç hafta boyunca bizi yalnız bırakmak yok, tamam mı? Gelin, bizim dolabı gezin, okumadığınız, atladığınız, kaçırdığınız yazıları okuyun, bizim yazılardan sonra alıp okuduğunuz kitaplar hakkında düşünün ve arada sırada yorum bırakın lütfen. Yorumlarınızla yanımızda olduğunuzu bize gösterin ve güç verin, olmaz mı?

Ha, bu arada, önümüzdeki üç hafta boyunca haftada bir kitap hakkında yazacağız ya, hah işte, o kitaplardan birini size armağan edeceğiz. Bilirsiniz, sürpriz içinde sürpriz yapmaya bayılırız. Hangi kitap olduğunu şimdi söylemiyoruz. Yazıyı okuyunca anlarsınız zaten. Zira kitabı o yazının altına yorum bırakan kişilerden birine armağan edeceğiz. Hangi kitap olduğunu söylesem mi acaba? Yok, yok, susayım ben.

Biz şimdi çalışmaya gidiyoruz. Bizi bekleyin, tamam mı?

Hamiş: Bu bir şaka değildir (Bkz: 1 Nisan tarihli yazı). Yukarıda anlatılanlar, Bir Dolap Kitap yazarlarının gerçek durumu ve samimi ricasıdır. Dolabın kapandığını falan sanmayın sakın. Bir Dolap Kitap kısa bir süre için ortalıkta az görünecektir ama sonra katlanarak, büyüyerek geri gelecektir.