Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pire berber, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar idim.  Az gittim, uz gittim, bir arpa boyu yol gittim.

…ya da…

Bir varmış bir yokmuş, uzak ülkenin birinde yaşlı bir adam yaşarmış…

…ya da…

Bir zamanlar…Eski zamanların birinde…Ülkenin birinde… Güzel bir kız, yaşlı bir kadın, kimi kimsesi olmayan bir delikanlı, halkının çok sevdiği bir padişah, herkesin çok korktuğu zalim bir kral, mutsuz bir prenses, mutlu bir aile, cimri bir zengin, korkunç bir dev, keskin zekalı bir büyücü, art niyetli bir cadı, kıskanç bir üvey ana, derdine derman bulunamayan bir prenses…varmış.

Bunlar ne tanıdık cümleler, ne aşina karakterler değil mi? Masal diyarına hoş geldiniz. Uzak ve belirsiz bir yerdeki masal ülkesi, olağanüstü öykülerin yaşandığı, fantastik yaratıklara, kahramanlara ev sahipliği yapan düşsel bir yerdir. En azından ben yakın zamana kadar böyle olduğunu sanıyordum. Meğer değilmiş. Meğer masal ülkesinin kahramanları burnumuzun dibinde yaşıyorlarmış.

“Grimm Kız Kardeşler” dizisinin çıkış noktası işte bu. Sabrina Grimm ve kardeşi Daphne’nin yaşamları bir buçuk yıl önce bir anda alt üst olmuştur. Anne ve babaları işten dönmemiştir. Sonradan kayboldukları anlaşılır. Hem de arkalarında hiçbir iz, ipucu bırakmadan… İki kardeş üç gün boyunca anne babalarının dönmesini bekler; ne yazık ki bu süreç bir sosyal hizmetler görevlisinin gelmesiyle noktalanır. Grimm kız kardeşler o andan itibaren sürekli yer değiştirirler. Hiçbir akrabaları olmayan kızlar önce bir yetimhaneye götürülürler. Ardından farklı farklı ailelere evlatlık verilirler. Ancak her seferinde başlarına bir iş gelir ve kızlar kendilerini yeniden yetimhanede,  yeni bir ailenin bulunmasını beklerken bulurlar. En sonunda yine kızları almaya hevesli biri ortaya çıkar. Üstelik bu kez durum farklıdır. Talip Relda Grimm adında yaşlı bir kadındır ve kızların büyükannesi olduğunu iddia etmektedir. Oysa kızların büyükannesi, yıllar önce ölmüştür. Kızlar planlarını hemen yaparlar: Buldukları ilk fırsatta yaşlı kadından kaçacaklardır.

E. Jerichau-Baumann’ın fırçasından Wilhelm ve Jacob Grimm kardeşler (1855).

Nihayet komik görünüşlü yaşlı kadınla tanışır; o ve tuhaf yardımcısı eşliğinde kadının garip evine varırlar. Ev, içindeki her şey, kısacası büyükanne iddiasındaki kadınla ilgili ne varsa o kadar kuşku uyandırıcıdır ki… Kızlar kadının zır deli olduğunu düşünürler. Çünkü kadının iddiasına göre onlar ünlü Grimm Kardeşler’in soyundan gelmektedirler ve kendilerinden önceki Grimmler’in yaptığı gibi, Sabrina ve Daphne de “masal dedektifliği” yapmaya adaydır. Masal dedektifi mi? Evet, aynen öyle! Masal dünyasının içinde yaşanan tuhaf olayları çözmek ve garip olayları araştırmak için görev yapan ve tarih boyunca Grimm ailesinin elinde tuttuğu sıra dışı bir görev! Büyükanne Grimm, işi daha da ileri götürür. İçinde bulundukları kasabadaki herkesin aslında masallardan tanıdığımız karakterler olduğunu söyler. Güya, masal kahramanlarını bu kasabada bir büyü ile tutulmaktadır. Son zamanlardaysa kasaba huzurunu bozan olaylar yaşanmaktadır. Büyünün bozulması ve masal alemindeki kötülüklerin dünyaya dağılması içinse tek şey gerekmektedir: Grimm ailesinin tüm üyelerinin ölmesi.

Kulağa tuhaf geliyor değil mi? Acaba büyükanne olduğunu iddia eden yaşlı Bayan Grimm doğru mu söylüyor? Masal kahramanları arasında gerçekten de tehlikeli tipler, azılı haydutlar ve dolandırıcılar olabilir mi? Peki sizce Sabrina ve Daphne kaçmayı başaracak mı? Bunları “Grimm Kız Kardeşler” kitaplarını okursanız öğrenebilirsiniz.

Ayna

Ben, Michael Buckley tarafından yazılan serinin yalnızca ilk kitabını, “Masal Dedektifleri”ni okudum. Çok keyif aldım. Nedeni ise alışık olduğumuz unsurların günümüz gerçekliğinde, hiç de alışık olmadık bir biçimde sunulmuş olması. Üstelik bu sunum çok ikna edici bir biçimde çıkıyor karşınıza. Gerçeküstü her şeyin normal kalıplar içine yerleştirilmesiyle ortaya çok keyifli bir macera çıkmış. Kitap esprili anlatımıyla da hoşuma gitti. Yazar tanıdık karakterlerle ve masallarla adeta dalga geçmiş. “Aa, dev fasulyeden devler ülkesine tırmanan Jack’ten hiç bunu beklemezdim,” diyebilir, üç küçük domuzun aslında hiç de sanıldığı gibi olmadığına tanık olabilirsiniz. Ben en çok şu ünlü “Ayna, ayna, söyle bana” lafıyla tanıdığımız Sihirli Ayna’nın gerçek yüzünü sevdim. Buckley’nin bu kitabı yazarken çok eğlendiğine eminim. Bu keyfi satırlarına de yansıtmış. Belki de bu yüzden kitabı okurken “Shrek” filmlerinden aldığım keyfi aldım. Orada da her şeyle dalga geçilmiyor muydu?

İyi de dalgacı kitabı ne yapayım? Çocuğuma bunu niye alayım? Bu kitap onlara ne verecek ki” diye soran olursa da yanıtım çok basit: Hiçbir alt anlam aramadan, sadece eğlenmek için okumak yeterli değil mi? “Grimm Kız Kardeşler” okuru eğlendirecek bir dizi. Üstelik yaşama, hatta masal dünyasına bile yepyeni bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Bundan daha güzel bir bahane olabilir mi?

Hamiş: Grimm Kız Kardeşler dizsinin bildiğim kadarıyla dört kitabı dilimize çevrilmiş: “Masal Dedektifleri”, “Olağandışı Şüpheliler”, “Problem Çocuk” ve “Masal Dedektifleri New York’ta”. Serinin Amerika’da yayımlanan kitaplarıysa sekizi bulmuş. Konu masallar olunca, haliyle malzemesi de bol oluyor. Grimm Kız Kardeşler’in İngilizce sitesine bakmak isterseniz burayı tıklayabilirsiniz.

Bu kiatplar da ilginizi çekebilir:

Grimm Kız Kardeşler 1- Masal Dedektifleri
Özgün Adı: Sisters Grimm – The Fairy-Tale Detectives
Yazan:Michael Buckley
Resimleyen: Peter Ferguson
Çeviren: Delal Aydın
Yaş grubu: 9+
Doğan Egmont, 312 sayfa, 2007, sert kapak
ISBN: 978-975- 991-452-3