Çocuklara Yabancı Dil Öğretmek: Bir Kelime Üç Dil

by YILDIRAY on 03/03/2011

Size şöyle klasik bir televizyon metni yazayım: Her geçen gün daha da küreselleşen dünyamızda (tepelerinden biraz basıktır ama düzgün bir küredir zaten Dünya), ticaretten eğlenceye kadar her alanda yabancı dil bilmenin önemi tartışılmaz. Peki, yabancı dil öğrenmeye kaç yaşında başlanmalıdır? Uzmanlar arasında farklı görüşler de olsa, genel eğilim yabancı dil öğrenmeye küçük yaşta başlamanın daha iyi olduğu yönünde.

Yazının sonunda size konuyla ilgili bir sürü link vereceğim. Artık o linklerdeki yazıları okur, kendi kararınızı kendiniz verirsiniz. Ben henüz bir karar vermiş değilim. Ne küçükken benimle yabancı bir dilde konuşuldu, ne de çocuğum var. Yabancı dille tanışmam ilkokuldan sonra oldu. Ondan önce eğer olur da sokakta bir yerde bir turiste rastlayacak olursak “Hello!” diye bağırıp, el sallayarak kaçmayı biliyorduk, o kadar. Yabancı bir dille haşır neşir olmak çok da kolay değildi benim için. Daha küçük yaşta yabancı dil eğitimi almaya başlasaydım daha kolay olur muydu, bilmiyorum. Uzmanlara sorarsanız, “Olurdu,” diyorlar. Ben kararsızım. Abimler Kuzey İtalya’da yaşıyor. Çocukları orada doğdu. Onlara söylenen, “Evde çocuğunuzla mutlaka anadilinizde konuşun,” oldu. Bu bana çok doğru gelen bir öneri. Çünkü aile sonradan İtalyanca öğrendi ve konuşurken hata yapmaları çok kolay. Ayrıca çocuklar daha doğar doğmaz anadillerinden başka bir dil daha duymaya başladılar. Hatta iki dil duymaya başladılar, çünkü Kuzey İtalya’da hem İtalyanca, hem Almanca konuşuluyor. Yani çocukların aslında doğuştan üç anadili var. Nitekim çocuklar üç dile de hâkimler bugün. Konuyu kafama takınca, hem okudum, hem de eşe dosta sordum. Fransa’da yaşayan ve eşi Fransız olan bir arkadaşım, çocuğuyla Fransızca konuşmayı tercih ettiğini, bunun daha kolay geldiğini söyledi. Bu arkadaşım, küçük yaşta Fransızca eğitimi almaya başlamış, yıllardır da Fransa’da yaşayan bir kişi. Buna karşılık, hâlâ konuşurken hata yapabildiğini, aksanlı konuştuğunu ve bunların çocuğuna da geçtiğini söyledi. Abimlere de tam bu nedenle çocuklarıyla anadillerinde, yani en iyi bildikleri dilde konuşmaları önerilmişti. Meseleye bu noktadan bakınca, bizim buralı anne babanın bizim burada doğup büyüyen çocuğuyla bizim burada konuşulmayan bir dili konuşması ne kadar doğrudur bilemiyorum. Bunu yapan birçok aile var ve hiç de şikayetçi görünmüyorlar.

Gelelim tüm bu lakırdının nedenine. Mandolin Yayınları “1 Kelime 3 Dil” adında bir kitap yayımladı. Kitap Fransızca, İngilizce ve Türkçe yazılmış. Böyle ifade edince sanki bir öykü kitabından söz ediyormuşum gibi oldu. Yok, değil. Bu kitap aslında çocuklar için üç dilde hazırlanmış resimli bir sözlük. Kitabın sol sayfasında tam sayfa bir resim, sağ sayfasındaysa, soldaki resimden ayrıntılar var. Örneğin, “Le jardin public / The parc / Park” başlıklı bölümde, solda bir park görüntüsü, sağ sayfadaysa tek tek parkta görülen hayvanlar, parkı oluşturan ağaç, göl, göldeki kayık, bank gibi unsurlar, parkta çalışan bahçıvan ve onun kullandığı alet edevatın resmi var. Soldaki tam sayfa resmin altında, bu park resmindeki altı kelebeği bulmamızı öneren bir cümle var. Elbette üç dilde de yazılmış. Sağ sayfadaki her resmin altındaysa o şeyin Fransızca, İngilizce ve Türkçe adı yazılı. Kitap şehir, park, orman, plaj, ev, market, meslekler, duygular, oyun alanı, sınıf, taşıtlar vs. gibi bölümlerden oluşuyor. Kitabın sonunda, her dildeki sözcükler için birer dizin sayfası oluşturulmuş.

Kitabın her sayfasını, her sözcüğünü tek tek okumadım ama kapsamlı bir sözcük dağarcığı oluşturmaya yetecek kadar çok konu ve resim içeriyor. Gözüme çarpan bir cümleyi söylemeden geçemeyeceğim: Çeşitli spor dallarının adının verildiği sayfanın altında (s. 37) “Quel sport pratiques-tu? What’s your sport? Senin sporun hangisi?” yazıyor. Ben olsaydım “Sen hangi sporu yapıyorsun?” diye çevirirdim.

Bu kitap yabancı dille yeni tanışan çocukların çok işine yarayabilir. Çalıştıkları dili öğrenmelerine yardımcı olacağına eminim. Annesi ya da babası kitaptaki yabancı dillerden birini bilen çocukların yabancı dille tanışması için de son derece iyi bir ortam sağlıyor bu kitap. Gelin görün ki, evde kitaptaki yabancı dilleri bilen yoksa çocuğa kendi dilindeki sözcüğün diğer dillerdeki karşılığını kim nasıl okur, bilmiyorum. Deneyimle sabit; dil öğrenirken, müzik aleti çalmayı öğrenirken ve dövüş sanatlarını öğrenirken yanlış bellediğiniz her şey ilerde ayağınıza dolanır.

Çocuğum olsaydı, mecbur kalmadıkça onunla anadilim olmayan bir dilde konuşmazdım sanırım. Öte yandan “1 Kelime 3 Dil” kitabını alır, onunla başına oturur, güle oynaya zaman geçirirdim. Çünkü mesele çocukların küçük yaşlardayken dil öğrenme konusundaki müthiş becerisi ve potansiyeliyle sınırlı değil. Öğreten kişinin dile ne kadar hâkim olduğu çok önemli. Sanırım ben çocuklara küçük yaşta yabancı dil öğretmekten çok, çocukların farklı dillere merak duymasını sağlamaktan yanayım. En azından şimdilik…

En iyisi ben sizi konuyla ilgili karşıma çıkan yazılarla baş başa bırakayım. Onları okuyun ve kendi kararınızı kendiniz verin.

Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:

1 Kelime 3 Dil
Özgün Adı: 1000 Mots Words Palabras
Resimleyenler: Colette David / Marie Vincent – François Ruyer
Yaş grubu: 7+
Mandolin Yayınları, 2011,44 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-10-3079-5

Share

{ 6 comments… read them below or add one }

banu March 3, 2011 at 10:59

Sevgili Yıldıray,
İngilizce eğitmenlerini eğiten bir akademisyen annemizin de konu ile ilgili çok güzel yazıları olmuştu. Linkler arasında yer almalı diye düşündüm.
http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/monolingualism-is-curable-disease.html
http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken.html
http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken-ii.html
Sevgiler,
Banu

Reply

BAP March 3, 2011 at 11:13

biz de oğluma 2,5 yaş itibariyle ingilizce konuşmaya ve masallar okumaya başladık, şarkılar öğrettik, kreşinin de katkısıyla ilerliyoruz. bu çok karışık bir konu kanımca ama ben öğretilmesinden yanayım, ir ve hatta iki dil.

Reply

sinem March 3, 2011 at 15:40

merhaba
sizi gerçekten en içten duygularımla kutluyorum harika bir site ve yaptığın iş tek kelimeyle mükemmel…
bişey öğrenmek istiyorum
ben az çok ing. biliyorum fakat fransızcam hiç yok :( belki bu sayede bende fransızca öğrenirim… bu kitapla ilgili kelimelerin telafuz edilişleride varmı?
teşekkür ederim
kolay gelsin….

Reply

Yıldıray March 3, 2011 at 19:18

Banu, linkler için teşekkür ederim, büyük bir katkı yaptın. Yazıların yazarına da teşekkür ederiz:)
BAP, kolay gelsin.
Sinem, kitapta telaffuzlar verilmiyor. Yazıda bunu belirtmeyi unutmuşum, soru için teşekkür ederim.

Reply

Ozlem March 7, 2011 at 17:25

Yildiray Bey Merhabalar,

Bu kitabi bizlerle tanistirdiginiz icin oncelikle cok tesekkur ederim. Su an Kanada’nin Quebec bolgesinde yasiyoruz ve ilk bebegimizi bekliyoruz. Burada devletin resmi dilleri hem Fransizca hem de Ingilizce. Dolayisiyla bu kitap gercekten bize yakin zamanda cok cok faydali olacak. Ailem sizin postunuzdan sonra bizim icin Turkiye’de aramaya basladi. Anadolu yakasinda cesitli kitapcilara sormuslar (Remzi, Nezih, vs.) ve ISBN numarasini girerek arama yapmislar fakat su an hic bir yerde bulamiyorlar. Sistemde Mandolin Yayinlarinin yeni basilan yayinlari arasinda da gozukmuyormus. Nasil ulasabiliriz bu kitaba acaba? Hic bir bilginiz var mi nerede bulabilecegimize dair?
Simdiden yardimlariniz icin cok tesekkur ederim, Ozlem Erten

Reply

handan March 21, 2011 at 20:02

Herşeyin oyun olması çok önemli diye düşünüyorum. Öğretmek değil ama yabancı dillerin varlığından haberdar etmek ve yabancı dille oyun oynamak çok eğlenceli. Ders şeklinde değil ama şarkılar, oyunlar sonucunda zaten doğal olarak öğreniyorlar ve oyun zamanından çalınmamış oluyor.

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: