Yaşamın Evrimi

by YILDIRAY on 02/03/2011

Bekleyip duruyorum ne zaman tanışacağız diye. Bakın, var olup olmadıklarını tartışmıyorum. Sirius UFO Uzay araştırmaları Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan’ın anlattıklarına bakacak olursak, kendilerini gizledikleri falan yok, hatta bir sürü Dünyalı zorla da olsa, çoktan dünya dışı varlıklarla tanıştı bile. Ben henüz rastlamadım. Oysa çocukken ne çok hayal ederdim. Henüz “E.T. The Extra-Terrestrial” adlı filmi izlememiştim. Yine de nasıl göründüklerine dair genel kanaate uygun bir biçimde hayal ediyordum onları: Kömür gibi kara, iri ve badem biçimli gözleri olan, koca kafalı ama sıskacık yaratıklar… Elbette kanları yeşildi. Ne zaman onları düşünsem, peşinden yaşamın nasıl ortaya çıktığını düşünmeden edemezdim.

Yaşamın nasıl ortaya çıktığı sorusuna, eski ve/veya güncel kültürler, kendilerine göre birer yanıt veriyor. Bunların bir kısmını mitoloji, bir kısmını inanç olarak kabul ediyoruz. Soruya bilimin verdiği bir yanıt da var. Bilim, bugüne kadar elde edilen bulgulara göre Dünya’da yaşamın nasıl ortaya çıktığını açıklıyor ve kronolojik öyküsünü anlatabiliyor. Dinozor Çocuk tarafından yayınlanan “Yaşamın Evrimi” adlı kitap, yaşamın ortaya çıkışının bilimsel öyküsünü çocuklara aktarmayı hedefliyor. “Yaşamın Evrimi”, Dinozor Çocuk’un Zincir Dizisi’nin birinci kitabı. Dizi toplam kaç kitaptan oluşuyor, bilmiyorum, bizim dolapta sekiz tanesi var.

Kitap, yaşamın hikâyesini anlatmaya Dünya’nın bebeklik günlerinden başlıyor. O zamanlarda, sevgili Cicoş’un deyimiyle “Etraf kötüymüş,” çünkü rüzgârlar uğuldar, şimşekler çakar, meteorlar dünyaya düşerken her taraftan lavlar akarmış. Milyarlarca yıl sonra, yaşamın ilk tohumu olan bakteriler ortaya çıkmış. Bakteriler bölünerek çoğalmaya, yemek yedikçe oksijen üretmeye başlamış. Oksijen, gezegenimizi ince bir battaniye gibi örtmüş. Yıllar akıp geçerken, bakterilerden biri bir kese yapıp üreme hücrelerini bunun içine koymuş. Böylece bakteriler hücrelere dönüşmüş. Yıllar içinde hücreler bir araya gelmeye başlamış. Böylece okyanuslar jelimsi canlılarla dolmuş. Beslenme zorlaştıkça, jelimsi canlılar pul, kabuk, diken, anten, yüzgeç, kuyruk gibi savunmayı ve avlanmayı kolaylaştırıcı donanımlar geliştirmişler. Bu arada, karada, bitkiler ortaya çıkmış. Derken, okyanuslardaki canlılar karayı keşfetmiş. Bu ilk sürüngenleri dinozorlar izlemiş. Ne yazık ki, büyük bir göktaşı Dünya’daki bu yaşam dengesini alt üst etmiş ve hayvanlarla bitkilerin yarısından fazlası yok olmuş. Düzen yeniden kurulduğunda, artık karada sahnenin hâkimi memelilermiş. Hatta yunus, fok gibi bazıları denizlere geri dönmüş ve bugünlere kadar gelmişiz.

Kitap, yaşamın geçmişini tatlı tatlı anlattıktan sonra, “Besin Döngüsü”, “Hücre: Yaşamın Nabzı ve Beyni”, “Evrimin Maceralı Yolculuğu” adlı bölümlerle devam ediyor. Bunların ardından, Dünya’nın geçirdiği dönemleri gösteren bir tablo var. Kitap, bir fasulye fidanı yetiştirme etkinliği öneriyor ve eğlenceli bir tiyatro oyunu önerisi getiriyor: “Işık Lütfen! Fotosentez Mucizesi”. Bölüm, “Hafif bir müzik eşliğinde, Güneş, Su ve Fotosentez sahneye çıkar,” diye başlıyor. Bu gerçekten kitabın en fantastik bölümü. Çocuklara fotosentezin ne olduğunu, nasıl gerçekleştiğini, hangi malzeme ve şartlarda olabildiğini bir tiyatro oyunu metniyle anlatmanın parlak bir fikir olduğunu düşünüyorum. Doğrusu, okurken ben çok eğlendim. Kitabın sonundaki iki bölümden birinde birçok soru ve yanıtları, diğerinde sözlük yer alıyor.

Metin, tüm sayfayı kaplayan renkli resimler eşliğinde sunulmuş. Resimlerin daha eğlenceli, daha sevimli olması kitabın daha rahat okunmasını sağlardı diye düşünüyorum. Hakkını yemeyeyim, resimler metne yardımcı oluyor ama fazladan bir katkı sağlamıyor.

“Yaşamın Evrimi”, bilimsel bir açıklamayı tatlı bir dille hikâye ettiği ve hem bir deney önererek fen bilimlerine ilgi duyan çocuklara, hem bir tiyatro oyunuyla sanata ilgi duyan çocuklara seslendiği için gözüme girdi doğrusu. Kitabın resimleri ve Yunancadan Türkçeye çevirisindeki aksayan yerlerse kitapla ilgili eksi puanların kaynağını oluşturuyor.

Kitabı okuduğumuza göre, haydi bir şeyler yapalım:

  • Çocuğunuza bir mikroskop armağan edin. Böylece çocuğunuz yaşama, Dünya’ya bambaşka bir pencereden ve ölçekten bakma şansını yakalar, yaşamın gözle görülmeyecek kadar küçük parçalarıyla tanışır. Piyasada uygun fiyatlı çocuk mikroskopları bulunuyor.
  • Çocuğunuzla birlikte bir “terraryum” kurun. Yani, kapaklı bir kavanoz ya da akvaryum gibi bir kabın içinde, bitki ve böcek ya da küçük bir sürüngen gibi bir hayvan içeren minik bir ekosistem kurun. Bunu nasıl yapabileceğinizi şu linkten öğrenebilirsiniz.
  • Herhangi bir malzeme gerektirmeyen etkinlikler de yapabilirsiniz. Örneğin, çocuğunuzun kedi, köpek, kuş gibi sokak hayvanlarını gözlemeyip onlar hakkındaki gözlemlerini günlük biçiminde yazmasını isteyebilirsiniz. 2011 “Ağaç Yılı” olduğuna göre, yakın çevrenizdeki ağaçları gözlemleyebilir, mevsimlere göre durumunu ve fotoğraflarını içeren bir albüm hazırlayabilirsiniz. Banu blogunda bu konudan söz etmişti.

Şimdi, şu dünya dışı varlıklar meselesine dönecek olursak, ben onların buralarda bir yerlerde olduklarını sanıyorum. Hatta kendilerini bize benzetip aramıza sızmış bile olabilirler, ne dersiniz?

Hamiş: “Yaşamın Evrimi” kitabının iç kapağında, yaklaışık MÖ 610 – 546 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunan filozofu Anaksimandros’un, “İlk hayvanlar suyun içinde doğdular,” dediği yazıyor. Konuyla ilgili kendi kütüphanemi karıştırırken, “Kızılderili Mitolojisi” adlı kitaptan Çeyeni mitolojisine göre yaşamın Büyük Ruh Maheo tarafından büyük tuzlu sudan çıkarıldığını okudum. Ne kadar ilginç, değil mi? (“Kızılderili Mitolojisi”; Alice Marriott ve Carol K. Rachlin; çeviren: Ünsal Özünlü; İmge Yayınları, Ocak 1994, Ankara; sayfa 36)

Bu kitapları da okumak isteyebiklirsiniz:

Yaşamın Evrimi
Yazan: Anna Hatzimanoli
Resimleyen: Karin Muser-Spasu
Çeviren: Anna Maria Aslanoğlu
Yaş grubu: 8+
Dinozor Çocuk, 2009, sert kapak, 35 sayfa
ISBN: 978-975-539-534-0

Share

{ 1 comment… read it below or add one }

love and smile March 2, 2011 at 10:05

Mikroskop harika bir şey. İlkokuldaydım sanırım 4 yada 5. sınıfta. Sınıfta yakın olduğum bir çocuk vardı. Evleri okula çok yakındı ve ailesi de zengindi. Onda görmüştüm ilk kez mikroskobu. Büyülenmiştim. saç teline bakmak, soğan zarına bakmak o kadar etkilemişti ki beni… Mikrosko harika bir hediye.
Bu kitapta bilim ve doğa meraklısı çocuklar için süper yada büyük çocuklar için :)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: