Bazı insanlar ilgiyi üzerlerinde tutmaktan hoşlanırlar. Bunu yapmak için türlü numaralar yapan kişiler biliyorum. Hatta bazen işi o kadar abartırlar ki onların aşırı ilgi talebinden boğulur, “E, yeter ama!” diye patlamak gelir içinizden. Bu insanların tersi olanlar da vardır. Onlarsa aşırı ilgi gösterileriyle boğarlar sizi. Onların ilgisi üzerinizde o kadar baskı yaratır ki, bir kere daha patlamak gelir içinizden: “E, yeter ama!

Ben çocukken bu ikinci duruma “birazcık” maruz kaldım. Çok erken yaşta minik ciğerlerime konan alerjik astım teşhisi, üzerime öyle bir yapıştı ki, bundan uzun süre kurtulamadım. “Ay çocuğum terleme; bak gördün mü koştuğun için tıkandın; aman hayvanlara çok yaklaşma, tıkanırsın,” vb. uyarılarla çok sık karşılaşırdım. Bir noktadan sonra da insanın “E, yeter ama!” diye höykürmesi kaçınılmaz oluyordu.

Ama şimdi düşünüyorum da ben yine şanslıymışım. Zavallı Metin’in, aşırı evhamlı annesinden çekmediği kalmamış meğer. Metin’in yerinde olmak istemezdim doğrusu. Metin mi kim? Metin on fare kardeşin sonuncusu ve en küçüğüdür. Metin o kadar küçüktür ki annesi başına bir şey gelecek diye sürekli kaygılanır. Bu nedenle kardeşleri dışarıda oyunlar oynarken, annesi, Metin’in başına bir şey gelir diye onu hep evde tutar. Günün birinde babaannenin ettiği bir kinaye, Metin’in annesinin aklına harika bir fikir getirir. Metin’i alır, pamuklara sarıp sarmalar. Böylece Metin’in sokağa çıkmasına da izin verilir. Gelin görün ki, koskocaman, beyaz bir topak halinde, önünü görmeden yürümeye çalışan Metin’in başına gelmedik kalmaz. Hani şu bizim “Değnek Adam” vardı ya, işte Metin de aynen onun gibi oradan oraya savrulur. Onca savrulmaya pamuk da dayanmaz, parçalanır gider. Ama sonunda ne olur? Metin sağ salim evine döner. Onu “pamuksuz” gören annesi dehşete kapılsa da, Metin artık o eski Metin değildir. Kendine güvenen, ayakları üzerinde durabilen, güçlü ve pamuğu olmadan da tehlikelerle baş edebilen biri olmuştur.

“El Bebek Gül Bebek” ironik bir kitap. Eğlenceli öyküsüyle çocukların zevkle okuyacağına kuşku yok. Ama ebeveynler için de çok önemli bir mesaj var bu kitapta. Elbette her ebeveyn Metin’in annesi gibi değil; ama Metin’in annesinden beter kişiler de yok değil. Yürümeye yeni başlayan çocuğunu düşer diye sürekli kucağında oturtup sıkı sıkı tutan ve sıkıntıdan debelenen çocuktan “Ah bu çocuk çok yaramaz,” diye şikayetlenen bir çift tanıyorum. (O çocuk çoktan büyüdü; hâlâ da aşırı bir koruma kollamanın etkisinde… Keşke eskiden “El Bebek Gül Bebek” olsaymış da onlara verebilseymişim.)

Bu kitabı okurken çocuğunuzla kimi meseleler üzerine sohbet etmek mümkün:

Tek başına yapmaktan hoşlandığı şeyler ne?

Sizinle birlikte yapmayı sevdiği şeyler ne?

Bugüne dek başına gelen en korkunç olay hangisi?

Üstesinden geldiği en önemli iş hangisi? Nasıl üstesinde geldi? Kendini nasıl hissetti?

Korktuğu ya da kendini cesur hissettiği durumlar hangileri?

Metin kadar üzerine düşüldüğünü hissettiği oluyor mu? Öyle durumlarda kendini nasıl hissediyor? Ne yapmak istiyor?

Metin’in yaşadıklarını yaşayan arkadaşları var mı? Onlar ve onların aileleri hakkında neler düşünüyor?

Kitabı yazan Jeanne Willis’ten daha önce “Mamutlu Börek” adlı kitapta söz etmiştik. Kitabın çizeri de tanıdık bir isim: Tony Ross. Tony Ross’u “Felaket Henry” ve “Örümcekli Okul” kitaplarından hatırlayacaksınız.  Ross, “Mamutlu Börek”i de çizmişti. O kitaplarda daha haylaz bir çizgisi varken, “El Bebek Gül Bebek”te daha yumuşak, deyim yerindeyse munis bir çizgisi var Ross’un. Kullanılan renkler de bu yaklaşımı destekliyor. Açık mavi, pembe, mor ve bej tonları bana bebek odalarının renklerini çağrıştırdı. Belki kitaptaki “bebeğinin üzerine titreyen anne” karakterinin Metin’i hâlâ bebek olarak görmesine renklerle yapılmış bir göndermedir bu. Resimlerdeki ayrıntılarda ise Tony Ross ince esprilere yer vermiş. Kimi yerlerde sözcüklerle söylenmeyeni resimleriyle tamamlamış. Ben okul öncesi kitaplardaki bu yaklaşımı çok seviyorum. Okura her zaman var olandan fazlasını sunuyor bu tip ayrıntılar. Çocukların da hikayeye katacakları, hakkında konuşacakları malzemeleri oluyor böylece.

Metin’in özgüveninin nasıl adım adım geliştiğini anlatan bu kitabı ben çok sevdim. Metin’in geçirdiği yolculuk boyunca çok eğlendim. Ve kendi çocukluğumu Metin’inki gibi geçirmediğime de içten içe sevindim. Her çocuğun “E, yeter ama!” diyerek yola çıkması dileğiyle…

Bu kitaplar da ilginizi çekebilir:

El Bebek Gül Bebek
Özgün Adı: Cottonwool Colin
Yazan: Jeanne Willis
Resimleyen: Tony Ross
Çeviren: Aslı Motchane
Yaş grubu: 3+
Kır Çiçeği Yayınları, 2008, 32 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-9944-701-12-9