Bir Dolap Kitap nedir?

by BANU on 11/02/2011

Siz sevgili Dolap Okurları’ndan çok sık e-posta alıyoruz. Sorularınız var, merak ediyorsunuz, biliyoruz. Zaman zaman sanal olmayan, “gerçek” mekanlarda karşılaştığımızda da benzer konuşmalar geçiyor. Bunları derleyip toplayıp, bir “Bir Dolap Kitap magazini” yapalım, bu haftayı tatlı noktalayalım dedik.

Bize en çok sorulan soru şu: “Bu kitapların hepsini okuyor musunuz?

Bittabi! Hatta yazdığımızdan fazlasını okuyoruz. Okuduğumuz her kitabı beğenmiyoruz çünkü.

Az önceki sorunun daha farklı bir versiyonu: “Bu kadar kitabı nasıl okuyorsunuz? Zor olmuyor mu onca kitabı okumak?


Bana kalırsa işin en hızlı ve kolay kısmı okumak. Hele bir de insanın aklını başından alan süper bir maceraya denk geldiyseniz, işte o noktada bir şey okuduğunuzu unutuveriyorsunuz. Bazı kitaplar var ki, “Ah keşke bitmese, hep sürse!” dedirtiyor bana. Bile bile yavaş okuyorum bitmesin diye. Ama ne yazık ki her kitabın bir sonu var. Bitmeyecek bir kitap yayımlanır mı acaba?

İşin doğrusu ben okurken daha çok “havaya giriyorum”. Yıldıray’sa biraz daha titizlenerek okuyor kitapları. Elinden defteri kalemi eksik olmaz. Sürekli notlar alır. Ben de ona özenip kağıt parçacıklarına notlar almaya başlarım ilkin. Sonra pasaklı olduğum için o kağıdı kaybederim. Zaten işin heyecanına kapılıverip not almaya başladığımı da unuturum zaten!

“Peki nasıl yazıyorsunuz?” diye de sorulmuştu.

Bakın işte bu kısım biraz zorlayıcı olabiliyor. Bazen ufak çaplı aile facialarına bile neden oluyor bizim evde. Zavallı kitap Yıldıray’la benim ellerim arasında “Sen mi yazacaksın? Ben mi?” şeklinde bir o yana, bir bu yana çekiştirildikten sonra, kapanın elinde kalıyor. Dedim ya, okumak işin kolay kısmı. Yazmak ise okumaktan daha fazla zaman alıyor. Okur okumaz yazmıyoruz mesela. Okuduğumuz kitaplar, yazılacağı zamana kadar masanın ve aklımızın bir köşesinde nadasa bırakılıyor. Sonra zamanı geldiğinde sinyal veriyor, haydi yaz artık, diye.

Şimdi bunca zamandır birbirimizi tanıyoruz. İtiraf edin: “Bunların iş gücü yok mu? Delilerin zoruna bak? Bunlar ciddi ciddi çocuk kitabı okuyorlar. İyi de niye?” diye sormadınız mı hiç? Valla soran oldu.

Delilikse delilik. Açıkçası çok da normal olduğumuzu düşünmüyoruz. Böylesi daha eğlenceli değil mi? Neden çocuk kitapları okuyoruz peki? Çünkü çocukların, çocukların yaşama bakışının çok daha doğrudan olduğunu düşünüyoruz. Yetişkinlerin bin türlü dolambaçlı yöntemleri çocuklara göre değil. Onlar ne düşünüyorlarsa aynen söylemekten çekinmiyorlar. Art niyet yok, ima yok, sitem yok. Çocuk zihninin kanalları yetişkin zihnine göre o kadar açık ki! Haliyle çocuk kitapları da öyle. Alabildiğine açık hem de. Yıldıray çocuk kitaplarını “Kral çıplak!” diye bağıran masaldaki o çocukla özetler hep.

“İyi anladık. Çocuk kitaplarını seviyorsunuz. Ee peki başka? Yetişkinler için yazılmış kitapları okumuyor musunuz hiç?”

Okuyoruz elbette, okumaz mıyız? Aklımız yine fantastik taraflarda geziniyor ama. Fantastik, bilim kurgu, polisiye ya da komedi… hepsi olur. Okunduğunda ruh daraltan, şunu bunu sorgulatan, varoluşsal problemleri evirip çeviren “yetişkin” edebiyatından çoktan vazgeçtik. Kitap bizi eğlendirmeli. Mesela Sezgin Kaymaz kitaplarına bayılırız. Okumadıysanız şiddetle öneririz. İhsan Oktay Anar’a, Murat Menteş’e de öyle. J.R.R. Tolkien ve Neil Gaiman’ın yarattığı dünyalara hayranız. Bir tek Harry Potter meselesinde henüz uzlaşamadık. Ben sıkı bir HP hayranıyım da Yıldıray’a henüz beğendiremedim. Çalışmalarım sürüyor. Polisiye üstatlarını da pek severek okuruz. Listemizin başında Celil Oker ve Lawrence Block vardır.

Peki Dolap Banu’su ile Dolap Yıldıray’ı başka ne yapar? Ne sever, ne yer, ne içer?

Bizi çok yakından tanımayanların sorusu bu. Tanıyanlar bilir ki, bu iki Dolapçı bisiklete binmeye bayılır. Normal değiliz lafımıza inanmadıysanız, alın size kanıtı. Çünkü çoğu kişi (hatta bizi tanıyanlar bile) İstanbul trafiğinde bisiklete binmeyi su katılmamış delilik olarak görüyorlar. Bir sır verelim mi? Aslında hiç de öyle zor bir şey değil. Gerçekten! Düşünsenize, hani şu geçenlerde otomobilinizin içinde tıkılıp kalmıştınız. Trafik kör düğüm olmuştu da, sizin aracın yanından iki bisikletli geçmişti. (Belki de onlar bizdik!) Nasıl da heveslenmiştiniz. Size bir öneri: Atın çantanıza şahane bir macera kitabı. Bir termos da çay. Bırakın o otomobili, atlayın bisiklete. Bulun bir park köşesi. Vallahi şahane oluyor.

Biz şimdi kaçtık. Termosu aldık, gidiyoruz. Pazartesi görüşürüz!

Share

{ 24 comments… read them below or add one }

ÖZLEM February 11, 2011 at 08:46

valla ne güzel anlatmışsınız ..
bayıldım.
hele o bisiklet bölümü var ya beni benden aldı :-)

Reply

BANU February 13, 2011 at 23:27

Özlem, bisiklet konusunda birinin daha aklını mı çeldik yoksa?! :)
Elif Ece, Harry Potter’a bir şans ver bence. Harry’nin kendisinden çok yan karakterleri ve kurulan dünyayı seviyorum ben. Bir de ilerleyen kitaplarda yükselen gerilim dozunu… Clive Cussler adını duydum; ama herhangi bir kitabını okumamıştım. İlk fırsatta okunacaklar listesine eklendi.
Pino, sen de çiz, sen de çiz! Hiç itirazımız olmaz. :)
Ayçacım, David Eddings’in Belgariad kitapları sen söylediğinden bieri listemde. Hâlâ alamadım. hatırlattığın iyi oldu. Hemen alına!
Cihan, ne zamandır bisiklete binmedik. Gelsene bir gün…
Pınar, bisiklet aparatı konusunda biz de sağa sola haber salıp araştıralım. Size ve ufaklığa iyi gezmeler :)
Selen ve İpek AG, yetişkin kitapları meselesini bir düşünelim. belki ileride Dolap’ta bir rafı da onlara ayırırız.
Evren, sana zaten çay borcum var! :) Vaktiyle Fransız bir kız çocuğu tarafından yazılmış bir roman okumuştum. Ama adını hatırlayamıyorum. Araştırıp haber vereceğim. Başak bir çocuk yazar örneğini ise ben bilmiyorum.
Emel, İstanbul’da birkaç tane çocuk kitapçısı var. Biz sık sık Anadolu yakasındaki İyi Cüceler’e gidiyoruz. Yakın zamanda Düşevi Kitapçısnı’na da gittik. Bir de Etiler’de Tırtıl Kids var. Hepsi de çocuk kitapları konusunda zengin bir içeriğe sahip.
Handan, Berna, Blogcu Anne, Fatoş, love and smile, BAP, Sinem ve Başak, teşekkürler!

Reply

ELif Ece Yürük Göksu February 11, 2011 at 08:59

İhsan Oktay ve Tolkien sevmemiz ortak noktalarımız, fakat Banu Hanım, ben de Yıldıray Bey gibi henüz Harry Potter’lara ısınamadım. Eşim ise tam anlamıyla tutkun HP’ye! :) O da benim aklımı çelmeye çalışıyor sürekli…
Biz de Clive Cussler’ı pek severiz karı & koca…Siz de sever misiniz merak ettim şimdi???
Bisiklet olayında ise en büyük hayranınızım. Biz maalesef 3,5 yaşında bir bücür ve 3,5 aylık bir küçük efendiyle koca arabaya anca sığıyoruz. :)
İlgiyle takip ediyor, önerilerinize uyup harika kitaplar ediniyoruz efenim…Takipteyiz…:)
EG

Reply

pinooo February 11, 2011 at 09:18

en alttaki çizimi ben size yapacaktımmmmmm:D hi hi:)
bir dolap kitap ve Banu’su ve Yıldıray’ı bu kadar güzel anlatılırdı:D
elinize sağlık:D

Reply

handan February 11, 2011 at 09:27

nefis! anlatılan da anlatılışı da. iyi haftasonları!

Reply

berna February 11, 2011 at 09:42

Hayatımda okuduğum en cici röportaj :)
Size iyi gezmeler ;)

Reply

Blogcu Anne February 11, 2011 at 10:21

Hastayim size :)

Reply

ayca February 11, 2011 at 10:21

banu listeye david eddings de eklemenizi siddetle tavsiye ediyorum, kitabin korkunc kapagi sizi aldatmasin belgariad serisi baya iyi,

Reply

Fatoş February 11, 2011 at 10:59

Valla süpersiniz.

Reply

Cihan Mutlu February 11, 2011 at 11:24

:)

İyi eğlenceler dolap insanları!
(birisi karayolubalıkları mı dedi? )

Reply

love and smile February 11, 2011 at 11:56

Sizi çok sevdim :) maaşallah her halinize,

Reply

BAP February 11, 2011 at 12:45

size bayıldım :)

Reply

pınar bölük February 11, 2011 at 13:34

yazılarınızı heyecanla takip ediyorduk, şimdi yazarlarınızı da edeceğiz:)zaten ihsan oktay hastasıyız diğerlerini de deneyeceğiz ailecek. bizim ufaklığın,yaş 1,5, biraz büyümesi gerek ama:) bisiklet konusunda ise bu bahar onu da arkamıza atacak bi aparat planımız var tabi. aslında kullanılmış bile olabilir. arayışımız buradan başlayabilir. Bisiklet arkasına 2 yaş çocuk oturacağı satmak isteyen anneler babalar benimle irtibata geçebilir mi acaba? pboluk@gmail.com
sevgiyle kucaklıyorum ikinizi de:)

Reply

sinem February 11, 2011 at 13:46

süpersiniz:)

Reply

Selen February 11, 2011 at 16:32

Harikasınız ve çok güzel birşey yapıyorsunuz. Bir anne olarak çok faydalanıyorum buradan. Yanlız bir ricam olacak… Kitap zevklerimiz çok benziyor ve ben o tadı veren yetişkin kitabı pek bulamıyorum. Mesela bitmesin diye yavaş okuduğum kitapların başında Harry Potter serisi gelir, seri bittiğinde çok üzülmüştüm. Bahsettiğiniz ve daha önce okumadığım yazarları mutlaka deneyeceğim ama sevdiğiniz yetişkin kitaplarını da paylaşsanız ne güzel olurdu diyorum.. ? :)

Reply

Evren February 11, 2011 at 19:38

Ah ne guzel bir yazi olmus, artik sizi daha yakindan taniyor ve sirlarinizi biliyoruz. Dikkat edin her an elimizde bir bardakla yaniniza ilisip cayiniza ortak olabiliriz :P

Bir de tam ben de su cocuk kitaplari ile ilgili bir soru soracaktim. ” Cocukların yaşama bakışının çok daha doğrudan olduğunu düşünüyoruz” demissin ya, bazen bahsediyorsunuz kitap yazarlarinin cocuklarla iliskisinden, onlara ne kadar yakin olduklarindan… bazen ben de cocuk ruhunu yakalayabiliyorum kitaplarda ama bir de merak ediyorum cocuklar tarafindan yazilan veya cizilen kitaplar var mi, daha dogrusu siz hic bu kitaplardan okudunuz mu?

Reply

Emel February 11, 2011 at 19:39

Cok hossunuz!

simdi alakasiz bir soru da benden o zaman ama bu sorum size ve butun olurlara;

yurtdisinda yasadigim icin Istanbula cok sIk gelemiyorum. geldigimde de bu cocuk kitaplarini nerden bulabilirim bilmiyorum. Kiz kardesimden istemistim kitaplari, cogunu bulamadi. Benimle paylasirmisiniz? nerden aliyorsunuz kitaplarinizi?

Reply

Ipek AG February 11, 2011 at 23:42

Yazarlarimiz ortak, ama eksikleriniz var : )))
Benim gibi fantastikseverlere ısrarla TERRY PRATCHETT öneriyorum.
Tabii DOUGLAS ADAMS’ı bitirdikten sonra!!!….
Fantastik severlerin mutlaka okumasi gereken kitaplardan biri de Robin Hobb Farseer serisi’dir.
Selen’e katiliyorum. Bu bir dolap kitap’in bir rafina da bize gore seyler koysaniz artik….

Reply

BAŞAK KÜÇÜK February 13, 2011 at 00:19

Siz harika bir çiftsiniz ayrıca süper bir kamu hizmetisiniz. :-) )))

Reply

cocuklacocuk February 14, 2011 at 00:15

Süper iyi yapmışsınız bu yazıyla, sizi daha yakından tanımak güzel. çocuk kitapları dışında okuduklarınızı ben de merak ediyordum, öğrendim.
Sevgiler,

Reply

Emel February 16, 2011 at 23:08

Banu;

cok tesekkur ederim cevapladigin icin!

Reply

MelteM March 2, 2011 at 17:08

Gerçekten, çok iyi bir iş yaptığınızı düşünüyorum. Bu siteye girince gülümsediğimi farkettim. Ha ha bu çok hoş ya!

Reply

Mehmet YALÇIN March 3, 2011 at 00:02

Ne güzel olmuş. Siteye her gün girer oldum

Reply

EDAKG March 14, 2012 at 11:14

İnternette dolanırken tesadüf rastladım size veee okudukça okudukça siteyi, gözlerim bir anda kocaman kocaman oldu, içim ise sıcacık:) Şaşırdım… Kendime bu kadar benzeyen iki insanla karşılaşmak gerçekten şaka gibi geldi. Kimilerine göre delilik gelen bu sihirli yolculukta yalnız değilmişim. Ben de kendimi yıllardır garip hissetmeye başlamıştım hatta itiraf edemiyordum “yaa ben çocuk kitaplarından hoşlanıyorum, o sizlerin okuduğu havalı şeyleri anlamıyorum sıkılıp atıyorum bir kenara da yaptığımdan utanıyorum.”diyemiyordum. (bestseller , illa okunması gereken ıvır zıvır kitapları vb.)
Yazacak , konuşacak öyle çok şey var ki. 4.5 yaşındaki kitap kurdu kızım Kumru ve ben artık takipciniziz. Yüreğinizdeki sıcaklık içinizdeki pırıltı hiç sönmesin olur mu? Sevgiler :)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: