Bilmecelerle ABC

by YILDIRAY on 24/12/2010

Aylar önce bir okurumuz bizim dolaba e-posta yazmış ve iyi bir bilmece kitabı önerisi istemişti. Doğrusu bu istek bizi biraz afallatmıştı. İlk fırsatta kitapçı raflarını karıştırmıştım ve pek de hoşuma gitmeyen bazı bilmece kitapları görmüştüm. Konuya bu kadar uzak oluşumun nedeni üstüne de düşünme fırsatı bulmuştum. Neydi bilmece? İlkokulda bir biçimde boş geçen ya da hava yağışlı olduğu için yapılamayan beden eğitimi derslerinde sınıfta kendimizi eğlediğimiz bir tür laf ebeliğiydi. Daha o zaman sıkılmıştım bilmecelerden. Başımızdaki öğretmen “Haydi, bilmece soracak biri çıksın tahtaya,” derdi. İçimizden biri kalkar, sorulmaktan lime lime olmuş bir bilmeceyi biraz daha didikleyelim diye önümüze atardı. Ah, bunu yapmadan önce “Ama bilenler söylemesin,” demek adettendi. Dolayısıyla, bilmecenin yanıtını bulacak birini beklemektense, bilmeceyi murdar edecek hızda doğru yanıtı söylemek ya da bir kahkaha patlamasına neden olacak saçma bir yanıt vermek önemli bir eğlenceye dönüşmüştü. Bilmeceler hiçbirimizin umurunda değildi. Tüm bunlar olurken, öğretmen bizden “sessiz olmamızı” isterdi. Şaka gibi… İlkokuldan sonra bilmecelerle pek nadir karşılaştım.

Bizim dolap olmasaydı, okurumuz bize sormasaydı daha da dönüp bilmecelere bakacağımız yoktu. Can Göknil’in “Bilmecelerle ABC” kitabını işte böyle keşfettik. Ve bilin bakalım bu kitap hangi kitapların arasında? Ya da şöyle sorayım:

Bir küçücük dolapçık
İçi dolu kitapçık
Çek çek çekemem
Kitapları veremem
Vermezsem küserler
Yazıları görmezler
İki yüzü geçtiler
Nedir bu gidecekler?

Ama bilenler söylemesin!

Kitapta kısa, şirin, kimisi fazlasıyla tanıdık 29 bilmece var. Her bilmecenin yanıtı, sırası gelen harfle başlayan bir sözcük. Örneğin “L” harfine sıra geldiğinde “Küçücük fıçıcık / içi dolu turşucuk” bilmecesiyle karşılaşıyoruz. Benim en sevdiğim bilmeceler “Yeraltında kırmızı çivi,” ve “Üstü yünlü / altı sütlü” oldu. Bu arada, dikkatli okurlarımızın gözünden kaçmamıştır, alfabenin harfleriyle ilişkilendirilen bilmeceler tam 29 tane. Yani “Ğ” için de bir bilmece var.

En çok, kitabın resimlerini beğendim. Suluboyanın oyuncu geçirgenliğiyle birbirine karışan lekeler tam seyirlik.

1992 yılında 25 ülkeden 234 sanatçının katıldığı Belgrad 2. Altın Kalem Bienali’nin Diploma’sı “Bilmecelerle ABC” çalışması için Can Göknil’e verilmiş.

Can Çocuk kitabı 4+ çocuklara önermiş, iyi de yapmış. Kitap, özellikle Banu gibi okumayı erken sökmeye meyilli cücelerin çok işine yarayacaktır. İlk okuma dönemindeki ufaklıkların okuma zevki kazanması için de bu kitabı öneriyorum.

Bilmecenin yanıtını bulmuş muydunuz? Buldunuz sanırım. Bu kitap 9 Ocak günü İyi Cüceler’de gerçekleştireceğimiz çekilişle bir okurumuzun olacak. O kadar çok kitap armağan edeceğiz ki…

Hamiş: Can Göknil’in sitesi için buraya bir tık.

Bilmecelerle ABC
Derleyen ve Resimleyen: Can Göknil
Yaş grubu: 4+
Can Çocuk, 2010, 66 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-07-1190-9

Share

{ 8 comments… read them below or add one }

Çiğdem December 24, 2010 at 08:41

Ben küçükken gazeteler haftasonları bulmaca ekleri verirdi.Ve o eklerin son sayfalarına doğru bilmeceler sorarlardı.Benim de aklımda bu kalmış bilmeceye dair.

Reply

Thalassapolis December 24, 2010 at 09:39

Bende sevmezdim bilmece ama çocuk gelişimi için faydalı olduğuna ilişkin birş ey okuduktan sonra bende bakınıyordum bilmece kitaplarına. Tam da denk geldi. Teşekkür ederim.

Not: Vay Latincemiz de varmış :) Pelagus profundum nautam bonum non terret. diyorum bende :)

Reply

love and smile December 24, 2010 at 11:23

Bilmece deyince aklıma ilk gelen ;
Bilmece bulmaca dil üstünde kaydırmaca :)
o kadar kalmış yerleşmiş aklıma…

Reply

Yıldıray December 24, 2010 at 12:08

Çiğdem, gazete eklerinde “zıpır bilmeceler” gibi başlıklar altında yeni uydurulmuş bilmeceler olurdu diye anımsıyorum. Siz de onlardan söz ediyorsunuz değil mi?
Thalassapolis, homines libenter quod volunt credunt. Nil novi sub sole. :)
love and smile, işte bu “sorulmaktan lime lime olmuş” dediğim bilmecelerden. Var mı başka anımsadığınız bilmece?
Belki de bu yazının altında kendi bilmece derlememizi yapabiliriz…

Reply

BANU December 24, 2010 at 13:21

Hey, bu Latince meslesi de ne? Ne kaçırdım? Burada Latince bilmeyenler de var? İmza: Banuus Çokhapşırıkus. :)

Yıldıray, “Zıpır Bilmeceler” Yalvaç Ural’ın köşesinin adıydı. Milliyet Kardeş ve sonradan Bando dergilerinde yayımlardı. Sonradan kitabı da çıkmıştı. Ben de almıştım. Her önüme gelene zıpır bilmece sorup herkesin kafasını ütülerdim. (Tabii o zamanlar kafa ütülediğimin farkında değildim. Epey eğleniyordum.)

Reply

Thalassapolis December 24, 2010 at 16:14

Banu’cuğum tamamen dolabı isteyenler ve dolabı kaptırmak istemeyenlerin çekişmesinden doğdu :)

Reply

Umut December 24, 2010 at 20:29

Merhaba, zipir bilmece deyince benim de aklima Yalvac Ural geldi, ben de onun sayesinde bilmecelerden nefret ettim desem yeridir. İlkokuldayken butun cocuk dergilerini o hazirlardi sanki :P p

Reply

sercan March 28, 2011 at 10:33

BİR DOLABIM VAR YEŞİL RENKLİ, DÖRT KALBI VAR DÖRDÜDE DOLU cevap ne bilen var mı ??

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: