La Fontaine’den Masallar

by YILDIRAY on 22/12/2010

Bir Dolap Kitap’ı kurduğumuzdan beri çocuk kitabından başka kitap okumaz oldum sayılır. Eskiden de çocuk kitabı okuyordum ama yetişkin kitaplarına daha fazla zaman ayırabiliyordum. Bunu en çok kitap fuarı sırasında hissettim: Koca fuarda gözüm çocuk kitaplarından başka şey görmedi. Algımın bu kadar daralmasının zararlı olabileceğinden endişe ediyorum. Her gün aynı yiyecekle beslensek, karnımız doyar ama ihtiyacımız olan tüm besini almış olmayız, değil mi? Ben de kalktım, kendime bir kültür şoku yaşatmak için “Toplumun Aynasında Karga” adlı bir kitap okudum.

Kargalar her zaman ilgimi çekmiştir. Bazen doğrudan gözümün içine baktıklarını hissederim. Ceviz kırma yöntemlerine bayılırım: Gagalarına alıp yükseldikleri cevizi bırakıp dalışa geçerler. Sert zemine çarpınca kabuğu kırılan cevizi afiyetle gövdeye indirirler. Hatta kargalar, ekini korumak için tarlaya dikilen korkulukların düğmelerini koparıp yuvalarında biriktirirlermiş.  2002 yılında, bir laboratuarda gerçekleştirilen deneyler sırasında, uzun bir tüpün içindeki yiyeceğe ulaşmak için kargaların bir telin ucunu bükerek kanca yaptıkları gözlenmiş.

Öyleyse bu kadar akıllı ve hin olan karga La Fontaine masallarında neden alık bir hayvan olarak tasvir ediliyor? Öyküyü bilirsiniz: Karga, ağzında bir parça peynirle bir dala konar. Peyniri fark eden tilki iltifatlarla kargayı kandırır ve ötmesini sağlar. Böylece peynir tilkinin midesine kadar düşer, karga ve okur ders alır.

La Fontaine kargaya neden böyle alık bir kişilik uygun görmüş bilmiyorum. Tek bildiğim, yazıya ilginç bir başlangıç yapıp okurun (sizin yani) ilgisini daha ilk cümleden yakalamak adına o kadar uzun yoldan geldim ki, göbeğim çatladı. Aslında bütün derdim size Desen’in yayımladığı “La Fontaine’den Masallar” dizisini anlatmak.

“La Fontaine’den Masallar”, her birinde on iki öykü bulunan iki kitaptan oluşuyor. Jean de La Fontaine 17. yüzyılda yaşamış bir Fransız şair ve yazar. En çok fabl türündeki, hayvanları kişileştirerek topluma ahlak dersleri verdiği masallarıyla tanınıyor. Bu masallarda La Fontaine kötüyü göstererek iyiyi vurgulamaya çalışır ama yanlış anlamak isteyene karışmaz. Şunu demek istiyorum: Örneğin karga ve tilki arasında geçenleri “Aptala denk gelmişsen, vur ensesine, al lokmasını, kim tutar seni? Zaman uyanık olma zamanı,” diye de anlayabilirim.

Okuduğum bir kaynakta La Fontaine masallarının kaynağının Doğu klasikleri olduğu yazıyordu. La Fontaine, konularını 1. yüzyılda yaşadığı varsayılan Beydeba tarafından yazılmış “Kelile ve Dimne” adlı eserden devşirmiş. Bu bahsi edebiyat tarihçilerine bırakıp geçiyorum.

Doğrusu ben, La Fontaine masallarına çok düşkün değilimdir. Ahlak dersi vermek için bu kadar kasıt canımı sıkar. La Fontaine masallarına mesafeli duruşumda, pek sevdiğim karga adına alınganlık da söz konusu şüphesiz. Fakat Desen’den çıkan bu iki kitabın öyle bir özelliği var ki, bana masalları tekrar tekrar okutuyor.

Dediğim gibi, her ciltte on iki masal var. Masallar çizgi romana uyarlanmış. Evet, çizgi roman sevgimi bilenler o özelliğin bu olduğunu düşündüler ve yanıldılar. Bu elbette çekici bir özellik ama asıl önemli özellik her bir masalın bir başka çizer tarafından çizgi romana uyarlanmış olması. Bunun önemini nasıl anlatsam? Bunların her biri kendini ispatlamış çizerler, her birinin kendine has bir çizgi dili, üslubu var ve tüm bu çizerlerin işleri iki cildin içinde, bir arada. Müthiş bir görsel zenginlik!

Masallar aynı kaynaktan, La Fontaine’den geldiği için, kitaplardaki yazılı anlatımda üslup birliği var. Bu sözel zeminin üstüne, her bir çizerin kendince kurduğu çizgi dünyalar arasında gezinmek büyük keyif veriyor. Zeminin aynı oluşu çizerlerin algısını, ifadesini, kurgusunu daha iyi okumamızı sağlıyor. “La Fontaine’den Masallar” bu özelliğiyle çocukların görsel algısını geliştirmek için enfes bir kaynak. Hele ki çizime meraklı olanlar için! İlk okuma düzeyindeki çocukların rahatça okuyabileceği metinler de cabası.

“La Fontaine’den Masallar” yalnızca çocuklara önerilecek kitaplardan değil bana göre. Çizerlerin ve çizer adaylarının da çok işine yarayacağını düşünüyorum bu kitapların.

İşte geldik sırıtmanıza neden olacak paragrafa: Evet, “La Fontaine’den Masallar” da bizim dolabın çekilişle armağan edeceği kitaplar arasında. O gün gelene kadar ben bu kitapları açıp açıp bakıyorum, haberiniz ola. Konu açılmışken, kategorilere kayıtlar sürüyor. Kayıtlarınızı düzenlemekten bilgisayarın başından kalkamaz oldum. İlginize teşekkür ederiz.

Bir teşekkürüm daha var aslında: “Çocuklara kitap armağan edin!” sloganıyla sunduğumuz ve yeni yıl armağan alışverişlerinizde kullanacağınızı umduğumuz e-kataloga gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz.

Hamiş: Künyeye sığmayacağı için çizerlerin adlarını buraya yazıyorum: Clasude Guth ve Laurent Cagniat, Michel Plessix, Yann Dégruel ve Julie Audibert, Thierry Robin, Jean-Luc Loyer, Cécile Chicault, Turf, Cyril Pedrosa, Tiburce Oger, İsabelle Dethan, Jean-Luc Masbou, Mazan, René Hausman, Boris Guilloteau ve Julien Georgel, Claude Guth ve Laurent Cagniat, Nicolas Debon, Isabelle Dethan, Nathalie Bodin, Sandrine Revel ve Myriam, Alexis Nesme.

La Fontaine’den Masallar 1
Özgün Adı: La Fontaine aux Fables
Yazan: Jean de La Fontaine
Resimleyen: Karma
Çeviren: Gökçe Mine Olgun
Yaş grubu: 6+
Desen, 2010, 48 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-605-5678-11-1
.
.
.
La Fontaine’den Masallar 2
Özgün Adı: La Fontaine aux Fables
Yazan: Jean de La Fontaine
Resimleyen: Karma
Çeviren: Gökçe Mine Olgun
Yaş grubu: 6+
Desen, 2010, 48 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-605-5678-19-7

Share

{ 4 comments… read them below or add one }

feray December 22, 2010 at 08:53

merhaba
algıda seçici olmanız hem avantaj hemde dezavantaj olabiliyor ama siz bunu farkedecek kadar işinizi iyi yapıyorsunuz
sevgiler

Reply

senem December 22, 2010 at 09:30

Bir kaç yıl önce yalvaç Ural’ın yazdığı “La Fontain hayvanlar mahkemesinde” diye bir çocuk oyununa gitmiştim. Konusu çok eğlenceliydi; ormandaki hayvanlar toplanıp kendilerine yaptıkları haksızlıklar yüzünden La Fontaine’i yargılıyorlardı. Mesela ağustos böceği sadece 3 ay yaşadığı için kış diye bir mevsimden haberdar bile olmadığından şikayetçi oluyordu!! O zamandan beri La Fontain’in hayvanlara haksızlık yaptığını düşünürüm, ama bu kitaplar çizgileriyle o haksızlığı bir nebze kapatmış bence. Sevgili Yıldıray, insan senin anlatımını okuyunca da kitabı alıp yeniden okuyası geliyor…

Reply

love and smile December 22, 2010 at 10:06

La Fontaine pek ünlü hele de bizim yaştakiler için ( 33 yaşındayım da).. Eskiden en çok duyduğumuz masalcıydı.
Kargalar bana da pek ilginç geliyor. Ama bazen tırsıyorum onlardan…
Çizimler hoş.

Reply

Blogcu Anne December 22, 2010 at 13:25

La Fontain masallarını çok okudum küçükken. Kitabın kapağı bile aklımda. Ama büyüdükçe fazla “doğrudan mesaj” verdiğini, ve -karga hikayesinde olduğu gibi- bazı hayvanları aşağıladığını düşündüğümden garip bir şekilde soğudum.

Yine de çocuk edebiyatında önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Hele de böyle çizimlerle…

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: