Tamam, tamam, biliyorum. Sürekli “Julia Donaldson da Donaldson, aman aman, Axel Scheffler de Schefler” diye başınızın etini yiyorum. Tam “Oh, tamam, bitti, sustu,” diyorsunuz, karşınıza yine bir J.D.-A.S. kitabıyla çıkıyorum. Ne yapayım, elimde değil. Hem ikilinin kitapları dilimize çevrilip duruyorsa, benim suçum mu? Dün okurlarımızdan sevgili Başak Küçük, oğluyla ilgili kitap maceralarını anlatan ve “Üstelik sayenizde ikimizde birer Julia Donaldson ve Axel Scheffler ortak yapım kitaplarının fanatiği haline geldik,” diyen bir e-posta yazınca dayanamadım ve ne zamandır ihmal ettiğim bir kitabı yazmaya karar verdim. Hem de sanırım Başak ve oğlunun henüz okumadığı bir kitap: “Süpürgede Yer Var mı?”

Cadının biri bir gün, süpürgesinin üzerinde kedisiyle birlikte yol almaktadır. Bir rüzgar eser ve cadının şapkasını uçuruverir. Hemen yere inip şapkayı aramaya başlarlar. İmdadına köpek yetişir. Ağzında tuttuğu şapkayı cadıya verir ve sorar “Benim gibi bir köpeğe de süpürgede yer var mı?” Cadıyla kediye köpek de katılır. Az sonra cadının tokası uçuverir. Hemen inip aramaya başlarlar. Kuşun teki gagasında tokayla gelir ve o da süpürge yolcularına katılır. Uçuş sürerken hava iyice bozar. Fırtınalı havada bu kez cadının sihirli değneği düşer. Neyse ki aşağıdaki su birikintisinde duran kurbağa değneği geri verir. Elbette o da süpürgede kendine bir yer bulur. Ne var ki bunca kalabalık süpürgeye fazla gelir, süpürge kırılıverir. Üstündeki hayvanlar bir yana, cadı başka yana uçuverir. Bahtsız cadımız zalim bir ejderhaya denk gelir. Ejderha tam cadıyı yiyecekken….korkunç bir canavar belirir ve cadıyı kurtarmak için ejderhanın karşısına dikilir. Nasıl mı? Söylemem. Kitabın sürprizli sonu sürprizli kalsın.

Cadının var bir kedisi

…..başında da siyah şapkaların

…..en sivrisi,

Uzun kızıl saçlarının örgüsüne

…..takmış bir de kurdele.

Kedisi mırıldaya mırıldaya

…..kendisi sırıta sırıta,

Süpürgelerine oturmuş

…..uçuyorlardı rüzgârda.

Cadı başladı mızırdanmaya

…..kedi başladı tısırdamaya,

Rüzgâr coşup kudurup

…..şapkasını uçurunca.

(Çevirinin Yıldırım Türker’e ait olduğunu eklemeliyim hemen.)

“Süpürgede Yer Var mı?”yı uzun süre önce okumuştum. Bu yazıyı yazmak için kitabı yeniden okuduğumda artık Julia Donaldson’ın kurgusunu çözdüğümü fark ettim. Julia Donaldson, kitaplarında hep benzer bir dizilimi izliyor. Aslında birkaç sözcük durumu çok basit olarak özetliyor: Tekrarlamalar, dizilmeler, eklenmeler, eksilmeler, dönüşüm. Donaldson kitaplarındaki süreç hep bu eylemlerle sürüp gidiyor. Tostoraman’da fare hep yeni bir hayvanla karşılaşıyordu. Her hayvan fareyi yemek istiyordu ve fare her seferinde Tostoraman’ın korkunç özelliklerine bir yenisini ekliyordu. “Nohut Oda Bakla Sofa”da şaşkın bakışlı minik hanım evine hayvanları bir bir ekleyip, sonunda çileden çıkıyordu. Sonra da her birini tek tek çıkarıp feraha eriyordu. “Değnek Adam”da bir değneğin kaç farklı biçime bürünebildiğini gördük. Zogi’deyse Zogi’nin farklı görevleri başarması ve Prenses İnci’nin her seferinde ona yardım edişi…

Julia Donaldson’ın kahramanları problemle karşılaşır; Donladson’ın diğer kahramanları da bu problemi çözer. Bu problem-çözüm aşamalarının en eğlenceli yanıysa gerçekten tam anlamıyla birer “saçmalık” oluşu. Bence Julia Donaldson’ın bu kadar sevilen bir yazar olmasının en önemli yanı bu. Donaldson’ın çocuklara mesaj vermek gibi bir kaygısı yok. Elbette, her kitabının altında yatan önemli bir kavram var; ama bunu o kadar alttan alta yapıyor ki, ne rahatsız oluyoruz, ne de sıkılıyoruz. Tersine, kitapta öyle bir saçmalıklar zinciri kuruyor ki, zincire eklenen her halka, bizim biraz daha gülümsememize neden oluyor. Bence Julia Donaldson kitapları kocaman birer kahkaha gibi

Gelelim kitabın görsel yanına… Axel Scheffler’den uzun uzun söz etmeye gerek yok. Scheffler bu kitapta da birbirinden sevimli kahramanlar yaratmış. Cadıyı puantiyeli etek, kocaman bir broş ve komik bir fiyonkla bir güzel süslemiş; kahramanlara patlak gözlü bakışlar, şaşkın bakışlar ve ebleh bakışlar eklemiş. Fonda yine harika, börtü böcekle süslü bir doğa manzarası var. Scheffler Donaldson’ın kahkahasına, her zaman olduğu gibi eşlik etmiş. Çizimlerde tanıdık iki de tipleme var. Cadının sihirli değneğini yakalayan kurbağa, bizim Freddy the Frog değil mi? Peki ya ejderha? Onun Zogi’yi tanıdığına eminim.

“Süpürgede Yer Var mı?” interaktif bir e-kitaba da dönüştürülmüş. Kitabın demosunu izlemek ya da satın almak için burayı tıklayabilirsiniz.

“Süpürgede Yer Var mı?” insanın zihnini gıdıklayan bir kitap. Nasıl mı?

Örneğin sokağa çıkıp, yerlerde kırık bir dal parçası arayarak işe başlayabilirsiniz. Sonra onu oyuncak bir süpürgeye dönüştürürsünüz. Bir kartona cadı, kedi, köpek, kuş ve kurbağa figürleri çizip (ya da belki kitaptan fotokopi çekip) bunları süpürgeye oturtabilir ve çocuğunuzun odasını, buzdolabı üzerini, sokak kapınızı vs. süsleyebilirsiniz. )

Evinizde bir akşam “Süpürgede Yer Var mı?”cılık oynayabilirsiniz. Bakın, İngiltere’de tiyatro oyununu bile yapmışlar.

Daha fazla yaratıcılık için kitabı almam gerek,” diyorsanız, katılmak istediğiniz kategoriyi belirterek Bir Dolap Kitap’ın kitap çekilişine başvurup, sonra, kitabın size çıkmasını dileyebilirsiniz.

Süpürgede Yer var mı?
Özgün Adı: Room on the Broom
Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Yıldırım Türker
Yaş grubu: 3+
Popcore Yayınları, 2007, karton kapak, 32 sayfa
ISBN: 978-975-01262-5-3