Herkesin aklında bir Nasreddin Hoca fıkrası vardır, değil mi? Her biri her birimizin yaşamında yüzlerce kez anlatılmış ya da dinlenmiş olan, “Artık eskidi bu şakalar,” diye düşünsek de, yeri geldi mi söylemeden edemediğimiz, duymaktan hoşlandığımız hikâyeler… Nereden geliyor Nasreddin Hoca fıkralarının bu gücü, kalıcılığı? Zaman geçse de, çağ değişse de, algılarımız farklılaşsa da bazı insani durumlar kendini sürekli tekrar ediyor da ondan mı? Taş yerinde ağır olurmuş.
Yolunuzun üstündeki herhangi bir kitapçıya, hatta kırtasiyeye girin, mutlaka bir Nasreddin Hoca kitabına rastlarsınız. Kitabın nitelikleri konusunda hiçbir garanti veremem elbette. Topluma mal olmuş kültürel değerleri bir biçimde kazanca dönüştürmeye çalışan girişimciler açısından nimetlerin başında Nasreddin Hoca geliyor olsa gerek.
Başka bir örnek var mıdır, bilmiyorum. Benim gördüğüm en iyi hazırlanmış Nasreddin Hoca kitabı, Mustafa Delioğlu’nun hazırlayıp resimlediği ve Can Çocuk tarafından basılan dört kitaplık “Nasreddin Hoca Bir Gün” dizisidir.
Kitabın başında Mustafa Delioğlu’nun kısa (oto)biyografisi, sanatçının çalışmasını sunuşu ve Nasreddin Hoca hakkında bilgi bulunuyor. Ardından kısalı uzunlu Nasreddin Hoca fıkraları geliyor. Dizideki fıkraların çoğunu biliyorum ama bu dizi sayesinde öğrendiklerim de oldu.
Nasreddin Hoca fıkraları bildiğiniz gibi; keskin, kıvrak, sivri. Bunlara Mustafa Delioğlu’nun resimlerini ve Gözde Bitir Sındırgı’nın kitap içi tasarımını ekleyin. Dizinin güzelliğini siz düşünün!
Delioğlu’nun resimlerindeki zenginliği nasıl anlatsam? Tipler, kıyafetler, kıyafetlerin nakışları, renkleri… Çalışmasını sunarken Delioğlu büyük usta Siyah Kalem’e göndermeler yaptığını söylemiş. Haddimi aşmak pahasına, ben, buna Levni’yi, Ahmed Nakşî’yi eklemek istiyorum.
Uzun lafın kısası, “Nasreddin Hoca Bir Gün” dizisi Hoca’nın fıkralarıyla çocukların algısını açar, zekâsını biler, dilini keskinleştirirken; Mustafa Delioğlu’nun resimleri gözlerini şenlendirecek, estetik duygularını besleyecek ve yerel bir damak tadı edinmelerini sağlayacaktır.
Tahmin edeceğiniz gibi bu dört kitaplık dizi de Bir Dolap Kitap çekilişinin gözdeleri arasındadır.
9 Ocak günü, Bir Dolap Kitap yazarları, günlük yazılarının yanında okurlarına kitap armağan etmiş. Okurlar bu işe pek sevinmiş. “Hayrola, Bir Dolap Kitap yazarları, bu kitaplar ne iştir?” diye sormuşlar. Bir Dolap Kitap yazarları “Hayırdır, a okurlar, hayırdır! Bizim dolap birinci yılı şerefine iki yüzden fazla kitap doğurdu, biz de onları okurlarımız arasında pay ettik,” demiş. Okurlar keyifle evlerine gidip kitaplarını okumuşlar. Bir Dolap Kitap yazarları günlük yazılarını yazmaya devam etmiş. Bir gün Yıldıray Banu’ya demiş ki, “Hanım, gel bu bizim okurlara bir oyun edelim, yarın yazı yayınlamayalım,” demiş. Banu, “Haydi bakalım, oyun edelim,” demiş ve ertesi gün yazı yayımlamamışlar. Okurlar hemen Bir Dolap Kitap’ın kapısına dayanıp demişler ki, “Yahu Bir Dolap Kitap yazarları, hani bugünkü yazımız?” Bir Dolap Kitap yazarları demiş ki, “ Bir Dolap Kitap tatile çıktı.” Okurlar hemen itiraz etmişler “Yahu Bir Dolap Kitap yazarları, hiç web sitesi tatile çıkar mı? Biz günlük yazımızı isteriz!” Bir Dolap Kitap yazarları da hemen yanıtı yapıştırmış: “Bre Bir Dolap Kitap okurları, birinci yıl dönümünde bizim dolap doğurdu dedik, kitap dağıttık inandınız da, tatile çıktı dediğimizde niye inanmıyorsunuz?”
Hamiş 1: Dün, çekilişe hangi kategoride katılacağınızı birdolapkitap@gmail.com adresine yazarak bize bildirmenizi istedik. Posta kutumuz doldu taştı. Sabahtan bu saate kadar (Ben bu hamişi eklerken saat 23:40′ı gösteriyor) sizden gelen e-postaları düzenlemekle uğraştım. Çekilişe katılımın bu kadar yüksek olması bizi sevindiriyor. En çok sevindirense gönderdiğiniz e-postalarla gelen güzel mesajlarınız oldu. Her birine tek tek yanıt veremiyoruz. Bıkmadan yazılarımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Hamiş 2: Çekilişte armağan edeceğimiz kitapların listesi için buraya bir tık.
Hamiş 3: Dün TRT Haber’de yayınlanacağını duyurduğumuz Bir Dolap Kitap röportajı yayınlanmadı. Önümüzdeki günlerde yayınlanma olasılığı var. Haber alınca size bildireceğiz.
Hamiş 4: Bugün güzel bir şey oldu. Eğer bir terslik olmazsa önümüzdeki çarşamba günü bunu sizinle paylaşacağız.
Nasreddin Hoca Bir Gün 1/2/3/4
Hazıralayan ve resimleyen: Mustafa Delioğlu
Yaş grubu: 7+
Can Çocuk, 2009, 60 sayfa, karton kapak
ISBN:
978-975-07-1078-0
978-975-07-1085-8
978-975-07-1102-2
978-975-07-1112-1










{ 3 comments… read them below or add one }
Benim 3 yaşındaki oğlum nasrettin hocaya bayılıyor. Bana tekrar tekrar fıkralarını anlattırıyor. Hatta evde kılık değiştirip ye kürküm ye fıkrasını canlandırıyoruz arada bir. Bu kitap bizim yaş gurubumuza uygun değil ama yinede listeye eklemekte fayda var sanırım
Melek, bana sorarsanız Nasreddin Hoca’yı zaten seven bir çocuk için bu kitabın yaş grubu çok da önemli değil. Oğlunuza siz okuyacaksınız nasıl olsa, eğer anlaşılmaz ya da zorlayıcı yanları olan fıkralar çıkarsa karşınıza, sonraki yıllarda okumak üzere onları atlarsınız ya da fıkraları okumak yerine oğlunuza kendinizce anlatırsınız, olur biter.
Bu kitabı ben de zevkle okumuştum. Bir de sevgili Aziz Nesin’in derlediği “Nasrettin Hoca Gülütleri” var, ona da bir göz atmanızı tavsiye ederim