Geçenlerde hamile bir arkadaşımızla sohbet ediyorduk. Doğacak bebekle ilgili zaten bir dolu endişe yaşıyor. “Nasıl üstesinden geleceğim? Yeterli olabilecek miyim?” diye bin türlü soru soruyor sürekli. Kafasını kurcalayan sorulardan biri de çocuğu konuşmaya başladığında karşılaşacaklarıyla ilgili. “Ya her sorusunu yanıtlayamazsam?” diye bir endişesi var. Biz de ona “Biraz abartmıyor musun?” diye sorduk. Hele bir bebek doğsun da… Daha konuşmasına sıra gelene kadar, o kadar çok sorunun üstesinden gelecek ki… Sohbetimiz ilerledi. Bize sordukları aşağı yukarı şunlardı:
“Ona kitap okumaya başladığımda nasıl bir yol izlemeliyim? Her sorusuna doğru yanıt verebilir miyim? Vermeli miyim? Kitap okurken ben onu sorularla yönlendirebilir miyim?”
Biz elbette konunun uzmanı değiliz. Bunu ona da söyledik. Ama yine de ortaya bir takım fikirler çıktı. Sevgili Bir Dolap Kitap okuru anne babalar; bu noktada iş size düşüyor. Deneyimlerinizi paylaşırsanız, biz de gelen yorumları arkadaşımıza iletebiliriz.
İşte bizden çıkan fikirler:
1. Okurken çocuğunuzu gözlemleyin. Kitabın neresinde hangi tepkileri veriyor? Hangi sözcüklerde ya da hangi resimlerde gülüyor, kaşları çatılıyor vs? Ona yabancı geldiğini sandığınız sözcükleri ona sorun? “Buradaki … sence ne demek?Ne anlama geliyor olabilir? Burada ne denmek isteniyor?”
2. Resimli bir kitap okuyorsanız, metni okuyup sonra resimleri tek tek inceleyin. Farklı ayrıntılar yakalamaya çalışın. Belli unsurları tekrarlayan bir çizerse, çocuğunuza nelerin tekrarlandığını sorabilirsiniz. Tekrarlanan nesneleri kitap boyunca arayıp bulup, sayıp eğlenin. (Tıpkı “Hastanede” adlı kitapta Stephen Cartwright’ın çizdiği sarı ördek gibi.)
3. Resimlerle metin paralel mi gidiyor? Öyküde anlatılanlar resimlerle de destekleniyor mu? Yoksa resimler farklı hikayeler de mi barındırıyor? Metinde söz edilmeyen ama resimlerde bulunan öyküler hakkında sorular sorarak çocuğunuzu bunları keşfetmeye yönlendirin. Kendi hikayelerinizi uydurun.
4. Her sayfanın / bölümün sonunda, sonraki sayfaya geçmeden önce “Acaba bundan sonra ne olacak?” diye sorun. Alternatif hikayeler, değişik sonlar uydurarak birbirinize anlatın. Tahminlerde bulunmak eğlencelidir. İstediğiniz kadar uçabilirsiniz. Sonra okumaya devam edin ve kendi öykünüzle kitabınkini karşılaştırın.
5. Kitabın sonunda ya da her bölümde “Sen olsaydın ne yapardın?” sorusunu birbirinize sorun. Ortaya çok eğlenceli fikirler çıkabilir. Hem bu şekilde kendi çocuğunuzu keşfetme şansı da bulursunuz.
6. Okuduklarınızı yorumlayın. Kahramanın davranış biçimini sorgulayın. Okuduklarınızın dedikodusunu yapın. “Bence burada çok kaba davrandı. Sence?”
7. Kitap sona erdiğinde çocuğunuza en sevdiği bölümü sorun ve bunun nedenlerini dinleyin.
8. Eğer çok sayıda karakterin yer aldığı bir kitapsa, en sevdiği ve sevmediği karakterlerin kimler olduğunu sorun. Onları neden seçtiğini öğrenin. Aynı şekilde siz de kendi karakterlerinizi seçin.
9. Kitapta yaşanan olaylarla kendi yaşamınız arasında benzerlikler var mı? Örneğin masaldaki ayıcık hep aynı fincandan süt içmek istiyor olabilir; tıpkı sizin ufaklığın aynı biberonu sevmesi, sizin hep aynı fincanda çay içmeniz gibi… Kitaptaki yaşamlarla sizinki arasındaki benzerlikleri, farkları konuşun.
10. Çocuğunuz size yanıtlayamayacağınız bir soru sorduğunda uydurmayın. Bilmediğinizi itiraf edin ve yanıtı öğrendiğiniz zaman ona da söyleyin.











{ 8 comments… read them below or add one }
Super bir liste. Tam da bu aksma esimle cocuklarin okudugu kitaplar, seyrettigi filmler, dinledigi seyler uzerine okudugunu anlama kategorisinde muhabbeti artirmak lazim diye konusurken.
Ben de bir ekleme yapayim. Genelde bizimkiler okuma sirasinda devamli “niye, niye?” diye sorarlar. “Sence niye?” diye geri sormak iyi oluyor.
Biz 8 yaşındaki oğlum 4 yaşındaki kızım ben büyük anne yatağına girip birer kitap seçiliyor bende en son onlara okuyacağımı seçiyorum sıra ile okuyoruz.
4 yaş genelde Pocoyo uyku zamanı hareketli kitabını okuyor bize.. 8 yaş abi kendi seçtiklerinden bir kitap okuyor(genelde Aysel Gürmen Aytül Akal Kitapları ) en son bende son dönemde TUDEM tarafından yayınlanan EZOP Masalları kitabından 2 hikaye okuyorum çizimleri çok güzel.
Herkes kitap okurken diğerinin kitabını merak edip inceliyor
İceriginiz gercekten çok başarılı ancak arkadasınizın bebeği muhtemelen yaklaşık iki yasına gelene kadar kitapların metin kısımlarından çok resimleri ile ilgilenecektir. Altı aylık olduktan sonra artık kitaplarla tanışmak için uygun yasa gelmiş demektir. İcinde bolca insan yüzü resmedilmis olanlar bu donemde ilgisini daha çok cekecektir. Hayvan resimleri olan kitaplar da hayvan sesleri ve taklitleri eşliğinde ufakliklarin ilgisini çekebilir.bebeğinizin yası ilerledikce ilgi alanına uygun kitap tiyolarini zaten size vericektir. (trenler, arabalar,uçaklar, cizgifilm karakterleri gibi)
Harika! Biz de bu listeden bazılarını uyguluyoruz, ama bazıları için hala biraz erken. 4. ve 5. maddelere bayıldım, yaratıcılıklarını da geliştirecek okuma önerileri. Belki son madde için birlikte araştırma yapmak önerilebilir. Tabii daha büyük çocuklar için mümkün olur bu. Bizimki şu anda 22 aylık, daha yazıları bile doğru düzgün okuyamıyoruz, sabrı yok, illa resimleri gösterip onlarla ilgili konuşmak istiyor –ama kendince
Çok güzel yazmışsınız.
Benim ekleyeceğim tek şey şu: Ben bazen Deniz’in kitaplarını Deniz yokken, kendi kendime okuyorum. Daha doğrusu okumuyorum, resimlerine bakıyorum. Sanki okumayı bilmiyormuşum gibi, Deniz’in gözüyle incelemeye çalışıyorum kitabı. O zaman çok farklı detaylar görüyor insan. Daha da keyifli oluyor kitaplar.
merhaba
aslında yönlendirmeleri çocuğa bıraktığımızda herşey daha farklı oluyor
tabi yemek yeme uyku saati gibi konularda değil
sizinde bahsettiğiniz konularda çocuklar çok yaratıcı olabiliyorlar kızım 24 aylıkken bir masal kitabında basit çizimli bir köprü görmüştü o kadar dikkatini çekmiştiki aaa bak köprü. falan demişti maslı kalanını okuyamadan köprü ve köprüler hakkında konuşmaya hikayeler uydurmaya başladık
babadan onu köprüye götürmesini gezdirmesini incelemesi falan istendi.
yani çocukların hepşi müthiş bakımlarıda dahil endişeye kapılacak kadar zor bir durumları olmuyor
arkadaşınıza doğacak bebeği ile sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum
sevgiler:)
Bu güzel öneriler için teşekkürler. Sen olsaydın ne yapardın sorusu harika bir fikir gerçekten.
{ 2 trackbacks }