Satranç? Hakkında yazması zor bir konu. Babam iyi bir satranç oyuncusuydu. Çok güzel taşları olan bir satranç seti vardı. Tahtasını kendi yapmıştı. Abimle sık sık oynarlardı. Benim o satranç tahtasıyla deneyimimse taşları kendi kafama göre dizip kendimce geçit törenleri düzenlemekten ibaretti. İşin aslı ben satrançtan anlamam. Sadece en temel kuralları bilirim. Hangi taş nasıl oynar, oyun nasıl ilerler vs. Bildiğim en karmaşık şey “rok”tur; onu da şimdi yap deseniz, yapamam. Zaten rakibim de benim gibi oynayan biriyse, oyunumuz en fazla on dakika sürer. Şanssızlık eseri usta bir rakiple karşılaşmışsam da…elbette fena halde yenilirim. Uzun lafın kısası, satrançla ilgili en son maceram ne zamandı, hatırlamıyorum bile.
Sonra bir gün, okurlarımızdan Bezen bize bir soru sordu. “Çocuklar İçin Masallarla Satranç” adlı kitapla ilgili ne düşünüyorduk? Bezen bunu sorana kadar, böyle bir kitaptan haberdar değildik. Merak edip araştırdık; kitapçılarda bulamayınca, internette araştırdık ve yazarı Ozan Çapan’a ulaştık. Karşıyaka Satranç Merkezi‘nin başkanlığını yapan Ozan Bey bize bu kitabı ve devamında yazdığı diğer kitapları gönderme inceliğinde bulundu. Böylece satranç yıllar sonra, çok farklı bir biçimle karşıma çıkmış oldu.
“Çocuklar İçin Masallarla Satranç”, Satranç Ülkesi’nde yaşanan bir olayla başlıyor. Bu ülkede orman evleri ve buz evlerinde yaşayan ve ortak bir bölgeyi paylaşan iki halk varmış. Günün birinde iki ülkeden birer çocuk bu ortak bölgede karşılaşmış ve bir kavgaya tutuşmuş. Kavga o kadar büyümüş ki, çocukları aşmış, ülke halkalarına bulaşmış. Uzun bir kavganın sonunda, iki ülkenin şahları akıllanmış ve bu kavgaya bir son vermeye karar vermişler. Bir daha kavga etmemek için, tüm yaşadıklarını kurallı bir oyun haline getirmişler. İşte “Çocuklar İçin Masallarla Satranç” şahların icat ettiği bu oyunu anlatıyor.
Şah, vezir, kale, fil, at ve piyonun kim olduğunu söyleyen kısa bir tanıtım sayfasının ardından satrancın temel kuralları anlatılıyor. Ardından satranç oyunundaki kahramanlarını görevleri birer bölüm halinde hikayeleştirilmiş. Şah şişman ve üzerinde çok fazla giysi olduğu için ağır ağır hareket edebiliyor. Bu nedenle onun sadece tek kare ilerleyebildiğini görüyoruz. Oyunun en güçlü ve hızlı taşı olan vezir şahın aksine son derece atletik. Vezir şahın başyardımcısı ve tahtanın en kıvrak oyuncusu. Tahtanın iki ucunda duran koca ayaklı kaleler kocaman ayakları yüzünden sadece ileri ve yanlara gidebiliyorlar. Kendi evlerinin rengini seven filler bu nedenle sadece çapraz giderken, atlar sekerek ve sıçrayarak, diğer hiçbir taşın sahip olmadığı bir hareket özelliğine sahip. Demir elbiseli askerler, yani piyonlar ise neşeli ama üzerlerindeki kıyafetler yüzünden oyunun en yavaş taşları
“Çocuklar İçin Masallarla Satranç” aslında bir masal kitabı değil elbette. Kitabın temel görevi çocuklara satranç oyununu basit ve anlaşılabilir bir yolla anlatmak. Ozan Çapan bence çok başarılı bir yöntemle yapmış bunu. Satranç taşlarını kişileştirmekle çocukların çok sayıda kuralı rahatlıkla kavrayabilmeleri sağlanmış. Bu öykülerin arasında yer alan çeşitli diyagramlar, alıştırmalar ve açıklamalarla da verilen bilgi pekiştiriliyor. Kitabın metnine, anlatılan masala çok fazla eleştiri getirmek istemiyorum. Bu sadece bir masal olsaydı çok zayıf bir metni olduğunu söyleyebilirdim. Ama bütüne baktığımız ve kitabın belli bir amaca yönelik olduğunu göz önüne alırsak, bence metin o kadar da sorun değil. Satrançla ilgilenmeye başlayan bir çocuğunuz varsa, bu kitabın yönteminden yararlanmanızı öneririm. Öğrenmeyi eğlence ve oyuna dönüştürmek öğrenilen işteki başarıyı da o derece arttırır bence. “Çocuklar İçin Masallarla Satranç” Ozan Çapan’ın ilk kitabı. Bu kitapla başlayan “Satranç Eğitim Seti”nden ayrıca “Temel Satranç Bilgileri” ve “”Satranç Boyama Kitabı” da çıkmış.
Söylemeden edemeyeceğim bir nokta var: O da kitabın resimleri. Üzülerek belirtmeliyim ki hiç beğenmedim. Görselliğin çocuklar için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Keşke çok çarpıcı tasarımlar yapılsa, kişileştirilmiş satranç tiplemeleri keşke alabildiğine fantastik ve göz alıcı tipler olarak resimlenseymiş. Çocuklar abartıyı, heybeti, gösterişi severler. Harry Potter’daki büyücü satrancını hatırlıyor musunuz? Ne kadar da etkileyiciydi. Oysa ülkemizde ne yazık ki çocuk kitabı resimlemekte uygulanan genel bir yaklaşım var. Artık kolaya kaçmak mı denir, “Aman canım çocuklara yapıyoruz, fazlasına gerek yok” diyen bir yaklaşım mı var, yoksa resimsel anlamda yaratıcı kişi mi kalmadı memlekette bilemiyorum. Yok işte, olmuyor. Tek tük istisnaları saymazsak, çocuk kitaplarında bundan öteye gidemiyoruz ne yazık ki.
Yine de iyimser düşünüyorum. Ozan Çapan’ın iyi niyetli yaklaşımı gelecekte daha iyi bir yere taşınabilir. Satranç okullarda artık ders olarak gösterildiğine göre, neden olmasın?
Hamiş: Çocuklar için yazılıp resimlenmiş yabancı bir kitap örneği.
Bir hamiş daha: Bu da Türkiye Satranç Federasyonu’nun sitesi.
Ve son: Bir satranç müzesi varmış. İçinde çok ilgin satranç setleri var.
Çocuklar İçin Masallarla Satranç Yazan: Ozan Çapan Resimleyen: Yusuf Akıncı Yaş grubu: 8+ ODTÜ Yayıncılık, 2005, 96 sayfa, karton kapak ISBN: 975-7064-47-5









{ 4 comments… read them below or add one }
Biz kullaniyoruz bu kitabi 5 yasindaki oglumla. ben satranc bilmedigim icin iyi oluyor. Ben de bloga yazacagim insallah.
benim cocuklarım da cok ama cok severek ellerinden dusurmediler bu kitabı, satrancı sevmelerinin başlangıcında önemli bir rolü vardır bu kitabın…çizimlerindeki yorumuna kesinlikle katılıyorum cocuklar için cok onemli gorsellik, satrancı sevdirmek için cok daha etkili olurdu daha başarılı karakterler
cok tesekkurler incelediginiz icin. sevgiler
5 yaşındaki kızımla santrancı bu kitap ile beraber öğrendik. Anlatım biçimi resimleri ile ilgi çekici. Benimle oynamak isterse kitabı ve santranç takımını alıp geliyor. Takıldığımız yerlerde anlaşmazlık çıktığında dönüp bakıyoruz. Sevgiler.