Dördüncü sınıf fen kitabımı çok iyi anımsıyorum. Kullanıldıkça kağıdı pamukçuklanan, gri renkli bir kitaptı. Görsellerin kalitesizliğini hiç dert etmiyordum. O kitabı seviyordum. Konuları beni meraklandırıyordu. Ders anlatımlarının arasına serpiştirilmiş az sayıdaki deneyi (üç ya da dört taneydi) denemek istedim. Evde yapılanlar bir kova su, bir bardak gibi malzemelerin yeterli geldiği türden deneylerdi. Fakat benim gözüm baraj inşasındaydı. O zamanlar oturduğumuz sokak, bugün artık ta çevre yoluna kadar uzamış bir anayola dönüşmüşse de, bir çam korusuyla sonlanırdı. Pek işlek olmayan bu yolun kenarında, tam bizim binanın karşısına denk gelen bir yerinde kazılıp bırakılmış bir çukur vardı. Çıkan toprak çukurun etrafına yığılmıştı. Kim ne için kazmıştı bu çukuru bilmezdik ama orada çok oynardık. Barajım için gözüme kestirdiğim yer işte burasıydı. Bir elimde keser, bir elimde bir bidon suyla gittim oraya. Başladım barajımı inşa etmeye. Bir nehir yatağı hazırladım önce. Sonra bu nehir yatağının önüne bir set yaptım. Suyu nehir yatağına boşaltmaya başladım. Bu hassas bir işlemdir, eğer suyun debisini iyi ayarlamazsanız hem su yatağına sığmaz, taşkın olur, hem de baraj yıkılır gider. Ben suyun debisini gayet iyi ayarlamıştım. Barajım doldu. Bu kadar. Şimdi ne yapmalıydım? Büyük bir keyifle yıkıma giriştim. Keserle barajımı yıkarken hızımı alamayıp toprağı biraz fazla eşmişim. Meğer barajımın oralarda bir yerde bir tür eşek arısının yuvası varmış ve meğer ben o sırada barajla birlikte onu da yıkmaktaymışım. Neyse ki örümcek hislerini keskinleştirecek kadar çok sokakta oynayabilmiş çocuklardanım. Arıların o birden başlayan vızıltısını, ne vızıltısı, uğultusunu duyduğum anda kaçmam gerektiğini anladım. Yine de bir arı beni sokmayı başardı. Tam sol gözkapağımın üstünden hem de. Gözüm o kadar hızlı şişti ki! Mahallenin tıbbi olmayan ilk yardım konusunda uzmanlaşmış esnafı hemen olaya müdahale etti (Zeynel Bakkal) ve şişen gözüme pişmiş yarım soğanı bastı. Bir faydası oldu mu bilmiyorum. Belki bazı durumlarda gerçekten de sadece niyet önemlidir.

Evet, doğru tahmin ettiniz. Önümde çocuklara çeşitli bilimsel deneyler öneren bir kitap duruyor: TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları dizisinden “100 Bilimsel Deney” karşınızda!

Kitap malzeme listesiyle başlıyor. Bunların çoğu kırtasiye, mutfak malzemeleri, basit ev eşyaları ve kavanoz, plastik şişe gibi ambalaj atıklarından oluşuyor. Deneyler güneş, ışık, ses, kuvvetler, elektrik, yenilenebilir enerji, asitler ve bazlar, kağıt vs. gibi birçok konuyu kapsıyor. Örneğin basit bir düzenek kurarak güneşte peynir pişirebiliyor, çiçek dürbünü yapabiliyor, solucan çiftliği kurabiliyor, elektromıknatıslar üretebiliyor, görünmez mürekkep elde edebiliyorsunuz.

Her başlığın altında yalın bir dille kısa ama yeterli bir açıklama bulunuyor. Her bir deneyin aşamaları yine kısa, yalın ve rahat anlaşılır bir dille maddeler halinde anlatılıyor ve her madde çizimlerle destekleniyor. Anlatıma çizimlerin yanında fotoğraflar da eşlik ediyor. Örneğin, çok büyütülmüş bir fotoğraf sayesinde dilin üstündeki tat alma cisimciklerini görebiliyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak, “Ne oluyor?” başlıklı bir bilgi kutucuğu deneyin sonucuyla ilgili güzel bir açıklama sunuyor.

Kitabın sonunda harika bir bölüm var. “Kendi deneylerinizi yapın” başlıklı bu bölümde çocuklara kendi bilimsel araştırmalarını nasıl planlayıp yürütebilecekleri ve sonuçları kaydedebilecekleri anlatılıyor. Bu bölümü “Açıklayıcı sözlük”, konularına göre “Deney listesi” ve “Dizin” izliyor.

“100 Bilimsel Deney” çocukların ufkunu genişletecek bir kitap. Önerilen deneylerin hemen her evde bulunabilen malzemelerle yapılabilir olması büyük kolaylık. Kitabın en iyi yanıysa hem deney aşamalarını anlatan, hem de deney sonuçlarını değerlendiren metinlerin ve görsellerin yalın, doyurucu ve anlaşılır olması. Bu bakımdan kitabın Türkçe çevirisi övgüyü hak ediyor.

TÜBİTAK kitabı 8+ çocuklara önermiş. Kitabı gözden geçirince bunun iyi bir öneri olduğunu düşünmüştüm. Fakat kitapla ilgili yorumlarda bu kitabın 7 hatta 6 yaşındaki çocukların da hoşça zaman geçirmesini sağladığını okudum.

Zamanında bunun gibi kitaplar elime geçseydi ne yapardım, işi nerelere vardırırdım bilmiyorum. Bana unutturmayın da bundan sonra ele alacağımız deney kitabını anlatırken iribaş çiftliklerimizi, solucan ameliyatlarımızı, kızlara karşı kurduğumuz bubi tuzaklarını, maçımızı bozan otomobillere karşı geliştirdiğimiz lastik parçalayan kapanlarımızı ve inşaatların önüne yığılan kum tepelerini havaya uçurmakta kullandığımız farklı bomba çeşitlerini de anlatayım. Şaka, şaka!

Bu kitapları da okumak isteyebilirsiniz:

100 Bilimsel Deney
Özgün Adı: 100 Science Experiments
Yazan: Georgina Andrews – Kate Knighton
Resimleyen: Stella Baggott
Çeviren: Ali İhsan Başgül
Yaş grubu: 8+
TÜBİTAK, 2010,  94 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-403-527-8