Başlıktan da anlayacağınız gibi bugün yazımızın iki ucu da… Her neyse. En iyisi konuya biraz uzaktan gelmek; nasılsa tabakhane yönüne koşturmamız gerekmiyor.
Farkındaysanız ilk yazımızdan bu yana elimizden geldiğince çok sayıda “kurgu olmayan” çocuk kitabına yer verdik. Çünkü biz dünyaya yakından bakmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünya şu son yıllardaki kadar ilgimize ihtiyaç duymamıştı hiç. Ona hak ettiği ilgiyi göstermenin en iyi yolu, bize göre, çocukların ilgisini ona çekmek, çocukları ona daha yakından bakmaya çağırmak. Kılavuzu karga olanın burnu neler çeker biliyoruz. Önereceğimiz kitapları seçerken azami özen gösteriyoruz. Fakat başlığı attık bir kere ve buramıza kadar neye battığımızın bilincindeyiz.
En iyisi hemen kitaba geçeyim; konuya gelen uzun yol da pek şeydenmiş…
“Kaka: “İsmi Lazım Değil”in Doğal Tarihi” müthiş bir kitap! Kitabı zoolog ve BBC’de yayınlanan “The Really Wild Show” adlı programın 1986-1990 yılları arasında sunuculuğunu da yapmış olan Nicola Davies yazmış. Kitabın resimleri Neal Layton’a ait. Küçük bir çocuğun elinden çıkmış gibi görünen resimlerle Layton hem metne yardımcı olmayı, hem de okumayı daha keyifli hale getirmeyi başarmış.
Peki bu kitap ne anlatıyor? Belli aslında, değil mi, baştan sona şey işte… Yani ben söylemeyeyim demiştim ama madem ısrar ediyorsunuz…
Kitap önce hepimizin dışkıladığını hatırlatıyor ve ardından bizi bir “kaka turuna” çıkarıyor. Bu turda hayvanların dışkılarının birbirinden ne kadar farklı olduğunu görüyoruz. Dışkılamanın ne işe yaradığı hakkında bilgi edindikten sonra “Cıvık Cıvık mı Lop Lop mu?” başlıklı bölümde dışkıların neden birbirinden bu kadar farklı olduğuna bakıyoruz. Kitabın buradan sonrası dışkının yaradığı işlere, çözdüğü sorunlara ayrılmış. Kakanın ne çok işe yaradığına inanamayacaksınız!
Etobur hayvanlar, onlar gibi kokabilmek için otobur hayvanların kakasını yermiş. Erkek suaygırları dışkılarken kuyruklarını sallarlarmış ki, kaka etrafa saçılsın da ne kadar maço olduğu anlaşılsın (İfadenin malzemesi kişiliği ele veriyor!). Benim favorimse Güney Amerika ormanlarında yaşayan pekari adlı hayvanın dışkısını SMS niyetine kullanarak dedikodu yapması: Pekarilerin toplu tuvaleti olurmuş. Kakasını yapmaya giden her pekari ortalıktaki kakaları koklayarak toplulukta neler olup bittiğini öğrenirmiş.
Tamam, bütün hayvanlar kaka yapıyor. Her gün tonlarca kaka demek bu! Bunca kaka nereye gidiyor? Kimi hayvanlar yuvalarını yaparken kaka kullanırmış. Bazı akkarıncalar kakalarını bahçecilikte kullanırmış. Ama bunca kakanın ortalığı batırmamasının asıl nedeni bir hayvanın kakasının bir başka hayvanın yemeği olmasıymış. Tüm bunlara bir de hayvan kakalarıyla taşınan tohumlar sayesinde bitkilerin keyifle yayılmaları eklenirse, insan icadı sandığımız geri dönüşümün doğada ne kadar büyük çapta yürütülen bir iş olduğu daha iyi anlaşılır sanırım.
Kitapta son olarak, kakanın nesli tükenmiş hayvanların bile yaşamı hakkında ne büyük bir kütüphane, bir bilgi deposu olduğu anlatılıyor. Bilim insanlarının taze ve fosil kakaları inceleyerek edindikleri bilgiler yaşamı daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Konu biraz dışkıdan da olsa okuyucular büyük bir kazanç sağlıyor. Kitabın şakaya gelir bir yanı yok, son derece bilimsel. Öte yandan hiç de asık yüzlü ya da soğuk değil. Nicola Davies ciddiyetini yitirmeden eğlenceli olmayı başaran bir dil kurmuş. Kitabı çeviren Egem Atik de bu dili korumayı başarmış.
Geri dönüşümün doğası daha güzel anlatılamaz. Benzer kitaplar hakkındaki yazılarımızın sonunda hep söylediğimiz gibi: İşte size dünyaya daha yakından bakmak için enfes bir fırsat daha!
Bu kitabı da okumak isteyebilirsiniz:
Hamiş 1: Ben etkinlik önermek istedim ama “Bırak yazı lop lop kalsın, cıvımasın,” diyerek Banu engelledi.
Hamiş 2: Kendi aramızda kullandığımız ve elbette kendi uydurduğumuz bir atasözünü sizinle paylaşmanın zamanı geldi: Bütün prensesler kaka yapar.
Hamiş 3: Bu linke tıklarsanız “The Really Wild Show”un bir bölümünü izleyebilirsiniz. Program, açılan videonun 2. dakikasında başlıyor.
Hamiş 4: Açık Radyo’da her cumartesi sabahı saat 10′da canlı yayınlanan programımızda bu kitap hakkında neler söylediğimizi şu linke giderek dinleyebilirsiniz.
Kaka: “İsmi Lazım Değil”in Doğal Tarihi Özgün Adı: Poo: A Natural History of the Unmentionable Yazan: Nicola Davies Resimleyen: Neal Layton Çevirenler: Egem Atik Yaş grubu: 8+ Can Çocuk, 2010, 62 sayfa, sert kapak ISBN: 978-975-07-1181-7









{ 10 comments… read them below or add one }
Bu en muhteşem yazılarınızdan biri! Harika!
Konu ne kadar kakadan olsa da, bu olağanüstü tanıtım yazısı için teşekkürler.
Bir dolap kitabı takip etmeye başladığım günden beri bir sürü not alıyorum önerdiğiniz kitaplara dair. Her girdiğiniz yeni post, benim için büyük heyecan.
Teşekkürler…
Bu site en yakın arkadaşımın, “en yakın arkadaş” lığını bir kez daha gösterdiği bir armağan oldu. Kendisine ve size çok teşekkür ediyorum…
Sevgili Yıldıray,
Daha ilk satırdan suratıma bir gülüş oturdu, son satıra ve hatta bu satırları yazana kadar da devam etti. Memleket insanımın faaliyetteyken ve sonrasında katiyen hak ettiği gibi davranmadığı bu çok mühim konu, ancak senin gibi biri tarafından böyle incelikli bir dille aktarılabilirdi. Harikasın! Esprili diline, kalemine sağlık! Bu kitap ta alınacaklar ve epey bir sene beklenecekler listesine yazıldı hemen:)
Sevgiler,
ç.
cok guzel bir yazı olmus keyifle okudum tesekkurlerr
Ne güzel yorumlar!
Çiğdem, teşekkür ederiz.
Tugba, her yeni yazı bizim için de büyük heyecan:)
Toprak Kesoglu, hoş geldiniz. Size de arkadaşınıza da teşekkür ederiz.
Çiğdem Y., ben de yazarken eğlendim.
Ayça, kitap daha da keyifli.
Aynı konuyla ilgili çok sempatik başka bir kitap tavsiye etmek istiyorum: İletişim Yayınları’ndan Kafasına Edeni Bulmaya Çalışan Küçük Köstebeğin Hikayesi.
Sevgiler,
Tülin
Tülin Hanım, öneri için teşekkürler. Önerdiğiniz kitap şu sıralarda bize doğru geliyor olmalı:)
Daha bugün çocuğu için kitap isteyen arkadaşıma verdiğim kitapların arasındaydı bu kitap. Okuması o kadar da kolay değil. Bi yerden sonra insanın içi kalkıyor iyice.
Ara vererek okumakta fayda var.
“Butun prensesler kaka yapar” dolapsozu nuze bayildim
) Eylul’un yorumu aynen soyle oldu “hahhahhaahhaaa herkes kaka yapar”
) sevgiyle selamliyoruz sizi…
{ 1 trackback }