Bende disleksi var!

by YILDIRAY on 14/09/2010

İşte okullar açıldı! Büyük sınıfların daha bir haftası var belki ama minikler, birinci sınıflar uyum haftası için okuldalar. Önce “okul korkusu” meselesini halledecekler sonra harflerle tanışacaklar…

Dinlerken su gibi akan o güzelim öykülerin bir sözcüğünü okuyabilmek için ne büyük bir çaba gerekecek! Kimi kolayca sökecek okumayı. Önceden okumayı öğrenmiş olanların canı sıkılacak. Bazı miniklerse çok zorlanacaklar. Nedense bazı harfler ters olacak. Onlar doğru yazdıkları halde öğretmenleri ters yazdıklarını iddia edecek. Orada düpedüz “ve” yazarken diğer çocuklar “ev” okuyacak. Ne tuhaf iş! Sorun kimde? “Ve” okuyanda mı, “ev” okuyanda mı? Öğretmen “ev” okuyanlara “Aferin,” diyecek “ve” okuyanların velisiyle görüşmek isteyecek. “Ev” okuyanlar “ve” okuyanlara gülecek. “Ve” okuyanlar kendilerini başarısız, daha kötüsü aptal hissedecekler belki.

Tüm bunlar olabilir. Çocuklardan herhangi birinde disleksi olabilir. Bu ne o çocuğun zekasında bir sorun olduğu, ne de başarısız olacağı anlamına geliyor.

TÜBİTAK Yayınları’nın bastığı “Bende Disleksi Var” adlı kitap çocuklarımızın karşılaşabileceği bu soruna dikkat çekiyor. Kahramanımız ilkokula başlıyor. Okuma yazma öğrenmekte çok zorlanıyor. Bu duruma o kadar üzülüyor ki, hasta numarası yaparak okuldan kaytarmaya çalışıyor. Öğretmeni anne babasıyla görüşmek istiyor. Öğretmen bazı testler öneriyor. Testlerin sonucunda kahramanımızda disleksi olduğu ortaya çıkıyor. Kelimelerdeki sesleri anlamakta zorlanmasının, okumayı öğrenmekte zorlanmasının, harfleri karıştırmasının, kelimeleri tersten okumasının nedeni anlaşılıyor böylece. Okulda ve evde aldığı destek ve çok çalışma sayesinde kahramanımız da diğer çocuklar kadar iyi okuyabiliyor. Hatta öğretmenin verdiği bir ödev sonucunda şiire karşı yetenekli olduğu ortaya çıkıyor.

Yazar Jennifer Moore-Mallinos konuyu ustaca ele almış. Disleksinin belirtileri, teşhis ve üstesinden gelme süreci, minik kahramanımızın duygularını ihmal etmeden ancak kesinlikle sulandırmadan, nesnel ve basit bir dille aktarıyor. Disleksi sorunuyla karşı karşıya kalan çocuklar kitabın kahramanıyla özdeşlik kurarak içinde bulundukları durumu daha rahat kavrayacaklardır. Kitap aynı zamanda ebeveynin çocuğunu anlamasına ve doğru yönlendirmesine de yardımcı oluyor.

Kitabın sonundaki “Faaliyetler” bölümünde disleksiyle mücadeleyi eğlenceli hale getirecek destek etkinlik önerileri var. En son bölümde “Anne babalara notlar” bulunuyor.

Disleksi meselesini internette birazcık araştırınca karşıma bir sürü kaynak çıktı. İçlerinden en çok Ekin Su tarafından İndigo Dergisi için hazırlanmış olan “Özel Öğrenme Güçlüğü Disleksi” adlı yazı ilgimi çekti. Yazının bir bölümü Can Dündar’ın disleksi sorunuyla nasıl tanıştığını, disleksinin ona neler yaşattığı anlatan bir yazısına ayrılmış. Ardından disleksiyle ilgili genel bilgiler, belirtiler, öğretmen ve anne babalara öneriler geliyor.

Araştırmam sırasında disleksiden muzdarip tek başarılı ünlünün Can Dündar olmadığını öğrendim. Einstein, Leonardo da Vinci, Tom Cruise gibi birçok başarılı bilim adamı, sanatçı, siyasetçi vs. de disleksikmiş.

Önerim şu: Çocuğunuzda disleksi olduğundan şüphelenseniz de şüphelenmeseniz de bu kitabı alın ve çocuğunuzla birlikte okuyun. Minik kahramanımızdaki belirtiler tanıdık gelirse bir uzmana danışırsınız. Belirtiler tanıdık değilse bile hem siz, hem de çocuğunuz disleksik çocukları daha rahat anlar, onlara daha rahat yardımcı olursunuz. Fırsatını bulduklarında çocukların birbirilerine karşı ne kadar acımasız, yaralayıcı olabileceklerini unutmamalı. Disleksik kişiler “tuhaf” ya da “aptal” değiller, sadece bazı kişilerin kolayca hallettiği meselelerde onlar biraz “güçlük” yaşıyorlar, hepsi bu.

Bende Disleksi Var
Özgün Adı: Tinc Dislexia
Yazan: Jennifer Moore-Mallinos
Resimleyen: Marta Fàbrega
Çeviren: Ebru Kılıç
Yaş grubu: 6+
TÜBİTAK, 2008,  36 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-403-495-0

Share

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

{ 1 trackback }

Previous post:

Next post: