Bisiklet! Dünyanın en müthiş icadı; en sağlıklı, en temiz, en keyifli, en zarif, en hassas, çevreye en az zarar veren, insana en uygun ulaşım aracı!

Bisiklete binmeyi öğrendiğim anı bile hatırlıyorum! İkitekerle ilişkim geç başladı. Bir üçtekerim olmuştu ama yedi yaşıma kadar hiç ikitereke binmemiştim. Oturduğumuz binanın arka bahçesinde, bana büyük gelen bir bisiklette öğrendim dengede durmayı. Bunları anlattığım yazıyı şu linkte bulabilirsiniz.

Biz mi dengeyi kurarız da bisiklete hâkim oluruz, yoksa bisiklet mi bizi ıslah eder de dengeyi buluruz, bilinmez. Malum olan tek gerçek şudur ki, ikiteker üstünde durmayı başaran artık bir daha yerinde duramaz. İddiam o ki, Evliya Çelebi “Şefaat,” yerine yanlışlıkla “Seyahat,” dediğinde elinin altında bisiklet olsaydı, Küheylan işinden olurdu.

Laf bisikletten açıldı mı heyecanlanır, konuştukça konuşurum (hoş, başka zaman az konuşuyor değilim ya, neyse!). Bir an önce bu lakırdının nedenine geçmem iyi olacak. Geçen gün Çocuklaçocuk’ta bir bisiklet kazası haberine rastladım. Yorumlarda “bisiklet çok tehlikeli” dendiğini gördüğüm anda, bir yolunu bulup böyle bir yazı yazmaya karar vermiştim bile.

Aradığım yol, Banu’nun elleriyle kucağıma bırakıldı: Bir sırrı olan Mavi Fil Tombik’in hikayesi. Mavi Fil Tombik ve arkadaşları birlikte şahane zaman geçirirler. Tombik zıplamaya başladı mı biraz korkarlar ama dert de etmezler. Fakat bilmedikleri bir şey vardır: Mavi Fil Tombik onlar gibi bisiklete binmeyi bilmiyordur. Tombik, bundan utandığı, öğrenirlerse arkadaşları alay eder diye endişelendiği için kimseden yardım da isteyemez. Sonunda, arkadaşlarının bisikletle gezmeye çıktıkları bir gün, gözünü karartır ve bisiklete binmeyi kendi başına öğrenmeye karar verir. Çöp tenekesine çarpar, çalılığa dalar, göle uçar… Bu arada arkadaşları onun yokluğunu fark etmişlerdir. Tombik’in bisiklete binme çabasından kalan yıkıntıları izleyerek yerini bulurlar. Durumu anlarlar ve onu cesaretlendirip yardım ederek bisiklete binmeyi öğrenmesini sağlarlar.

Basit, yalın, eğlenceli, iddiasız bir öykü… Arkadaşlar arasındaki dayanışmanın güzel bir örneği… “Eğer Mavi Fil Tombik baştan yardım isteseydi, bu kadar hırpalanmazdı,” diyerek ders çıkarmamız da mümkün.

Kitabın resimleri de yazarı Sharon Rentta’ya ait. Pastel renklere sahip, yenilik arayışında olmayan, eğlenceli resimler… Okuma keyfini artırmaya yeter. Fakat benim resimlerde asıl dikkati çekmek istediğim konu tiplerin kafaları. Kafalar da pek özel değil aslında. Sıradan bir fil kafası, bildik bir kurbağa kafası, tanıdık bir köpek kafası… Ne zaman ki iş bisiklete binmeye geliyor, kafalar işte o zaman ilginçleşiyor: Sıradan, kasklı bir fil kafası; bildik, kasklı bir kurbağa kafası; tanıdık, kasklı bir köpek kafası…

Sharon Rentta bu kadar kafaya bu kadar kaskı boşuna giydirmemiş elbette. Kask, bisiklet sürücüsünün olmazsa olmaz güvenlik önlemidir.

Bisiklet bir çocuktan esirgenmeyecek kadar güzel, keyifli bir araçtır. Aileler de bir biçimde çocuklarına bisiklet alırlar zaten. Alırlar ama alırken bisikletin ne kadar güvenilir malzemeden yapıldığına bakmazlar. Daha çok fiyatıyla ilgilenirler. Sonra frenler gerektiği gibi çalışmadığı için kaza olunca bisiklet suçlu çıkar. Aileler çocuklarına kask da almazlar. Çocuk düşüp de kafasının pekmezini akıtırsa, suçlu yine bisiklet olur. Çoğu bisikletin ve çoğu bisikletlinin görünürlüğünü sağlayacak ışıklandırması, reflektörü, fosforu vs. yoktur ama kaza olunca bisiklet suçlanır. Belediyeler güvenli oyun alanları, bisiklet yolları yapmazlar ama kaza olunca tehlikeli olan belediye başkanı ya da motorlu taşıtlar değil, bisiklet olur.

Şunu anlatmaya çalışıyorum: Güvenilir bir bisikletiniz varsa, asgari güvenlik önlemlerini almışsanız, belediye başkanı da sorumluluklarını unutmayıp güvenli oyun alanı ve bisiklet yolu yapmışsa, bisiklet evinizdeki bulaşık makinesinden daha tehlikeli değildir, ama örgü şişlerinden daha tehlikesiz olabilir.

Bisiklet, bir ulaşım aracı olarak küresel ısınmaya karşı en etkili savunmalardan biridir. Bisiklet kalp sağlığı için şahane bir egzersiz aracıdır. Bisiklet insanın geçtiği yerin tadına varabileceği yegane ulaşım aracıdır.  Bisiklet özgürlük hissinin zemini, kendin olmanın anahtarıdır. Bisiklet ruhun, bedenin ve yeryüzünün gezici uyum istasyonudur.

Çocuklardan bisikleti esirgemek olmaz. Ama sorumluluğumuz çocuğumuza bisiklet almakla bitmiyor. Tam tersine, daha yeni başlıyor. Çocuğunuza trafikle ilgili temel bilgileri vermeli, ona örnek olmalısınız. Bir bisiklet sürücüsünün sahip olması gereken asgari güvenlik donanımını çocuğunuza vermelisiniz. Bir de, tüm anne babalar birleşip çocuklarınız için güvenli oyun alanları ve bisiklet yolları istemeli; belediyeleri, hükümetleri buna zorlamalısınız. Bunu sağlamak için çalışan insanlar zaten var, işe onlara destek vererek de başlayabilirsiniz.

Uzun lafın kısası, bisiklet sanıldığı kadar tehlikeli değildir ama bisiklet süren bir fil görürseniz siz yine de yoldan çekilin!

Hamiş 1: Bu kitaptan söz ettiğimiz radyo yayınının bant kaydı burada…

Hamiş 2: Her ayın son cumartesi günü düzenlenen Critical Mass etkinliğinden haberiniz var mı? “Critical Mass de ne?” diye soranlar lütfen buraya tıklasınlar. Bu linkte de İstanbul Critical Mass videosu var. Bu da “Perşembe Akşamı Bisikletçileri” linki.

Hamiş 3: “Bisiklet Ninjası” adlı blogum için yazdığım manifestoyu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Hamiş 4: Banu’yla birlikte tuttuğumuz bisiklet günlüğümüz “Karayolu Balıkları” için buraya tıklayın lütfen.

Hamiş 5: Yazar ve çizer Aydan Çelik tarafından kaleme alınan bisiklet manifestosunu okumak için lütfen buraya tıklayın.

Mavi Fil Tombik
Özgün Adı: Sidney the Little Blue Elephant
Yazan ve Resimleyen: Sharon Rentta
Çeviren: Sevgi Atlıhan
Yaş grubu: 4+
İş Bankası Kültür Yayınları, 2009, 38 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-9944-88-476-1