Jeremy James’in Maceraları

by BANU on 31/08/2010

Bir süredir şeker mi şeker bir oğlan çocuğunun maceralarını okuyorum. Bu ufaklığı öyle sevdim, onun dünyasına öyle daldım ki, davranışlarıma ve sözlerime bile etki etmeye başladı. Aslında pek de şikayetçi değilim. Bazen dünyaya Jeremy James gibi bakmak gerekiyor.

Jeremy James ile tanışmam epey uzun sürdü. Kendisiyle uzun zaman önce kitapçı raflarında karşılaşmıştım. Ama her nasılsa kitapları alıp bakmamıştım. Yine de aklımın bir köşesinde duruyor ve zaman zaman kitapçı raflarında karşıma çıkarak bana kendini hatırlatıyordu. Sonra bir gün, kapanacağı için mallarını tasfiye den bir kitapçıda dolanırken, bir başlık dikkatimi çekti: “Köpekten Bisiklet Çalmamalı”. Kitabı çekip aldım ve kapakta üç tekerlekli bir bisiklete patisini dayamış tüylü bir çomar resminin üzerinde “Jeremy James’in Maceraları” yazısını görünce, yetmezmiş gibi illüstratörün de Axel Scheffler olduğunu öğrenince “Tamam, artık zamanı geldi,” dedim ve kitabı alıp okudum.

Derken İletişim Yayınları’ndan bir paket geldi ve Jeremy James ile hikayenin en başından tanışmış oldum. Size “Jeremy James’in Maceraları” serisini uzun uzun anlatmak yerine, onun nasıl bir çocuk olduğundan, anne ve babasından, komşusu Timothy’den ya da Jeremy James’in karılaştığı kişilerle arsından geçen diyaloglardan söz etsem zaten kafanızda epey bir fikir oluşturmuş olurum.

Jeremy James henüz okula gitmeyen bir oğlan çocuğu. En sevdiği şeyler kremalı çilek, çikolata, Binbir Çeşit Şekerleme ve mandalina konservesi. Para kazanmayı, kazandığı parayı istediği biçimde harcamayı da seviyor. Kafası zehir gibi çalışıyor. Sürekli sorgulama halinde; dünyayı, olayları, insanları anlamaya çalışıyor. Peş peşe sorduğu sorularla kimi zaman annesiyle babasının sabrını taşırıyor. Yetişkinlerin yanından bile geçemeyeceği bir mantık yürütme becerisine sahip. Aynı zamanda o kadar düz bir mantık kullanıyor ki, çoğu kez yetişkinleri ve onların davranışlarını anlamakta zorluk çekiyor. Sevecen, yüce gönüllü… Hayal gücü de, damak zevki de, adalet duygusu da gelişmiş bir çocuk Jeremy James. Ama adalet duygusunu bazen kendi lehine kullanmaktan çekinmiyor. Açık sözlü. Hatta öyle ki, kimi zaman düşündüğünü açık açık (ve yüksek sesle) söylemesi anne babasının “rezil olmasına” neden oluyor.

Bir de sevmedikleri var. Örneğin kendisine sadece Jeremy denmesine gıcık oluyor ve her seferinde ısrarla “Jeremy James” diye düzeltmekten geri kalmıyor. Gerçi o da komşuları Bayan Fortescue’ya çeşitli biçimlerde (Forcitick, Forkisuit, Fortisook, Fortisoup, Forseasick, Fatticoo vs.) hitap ediyor; ama olsun, henüz dili dönmediği için… Yetişkinlerin “Önce kötüler” kuralını anlayamıyor (Yemek bitmeden tatlı yenmez, masal dinleyebilmek için önce banyo yapmak gerek, çikolata yemek için önce odayı toplamak gerek vs.) Jeremy James kendisi yaptığında ebeveynini kızdıran davranışları, hayvanat bahçesindeki maymunlar yaptığında annesiyle babasını neden güldürdüğüne de akıl erdiremiyor.

Jeremy James oldukça meraklı bir çocuk. Burnunu her şeye soktuğunu için, kendini çoğu zaman küçük çaplı felaket zincilerinin ortasında buluyor. Anne babasıysa kesinlikle ideal ebeveyn modeli değil. Bildiğimiz anne baba… Zaafları, iyi ve kötü yanları var. Jeremy James’e her zaman güler yüzle bakmıyorlar. Çileden çıkıyorlar, sabırları taşıyor. Anne ve babanın farklı kişilik özellikleri de öyküye ve aileye renk katıyor. Kitaplarda zaman zaman görülen başka karakterler de var. Örneğin ilk kitabın sonunda Jeremy James’in ikiz kardeşleri doğuyor. Yan komşuları Bay ve Bayan Smyth-Fortescue ile onların okula gitiği için her şeyi bildiğini sanan şımarık oğulları Timothy, JJ’in en yakın arkadaşı tombik Richard, yaşlı Peder Cole, JJ’in çok da hazzetmediği kuzeni Melissa…

Jeremy James'in neden olduğu felaketlerin bazıları

Jeremy James ile ilgili söyleyebileceğim son şey onun serbest girişimden kaçmayan bir çocuk olduğu. Denemekten, araştırmaktan ve kurcalamaktan vazgeçmiyor. Sokakta grev yapan işçiler mi görüyor? Grevin ne olduğunu sorup soruşturup, öğreniyor ve o da kendi isteklerini elde etmek için grev başlatıyor. Üç tekerlekli bisiklet almak mı istiyor? Manavdaki ilanı değerlendirip hemen iş başvurusu yapıyor. Kaldığı otelin İtalyan garsonunun farklı konuştuğunu mu duyuyor? Hemen o da kendi yabancı dilini uyduruveriyor. “Kobli vobli çaka bang bang. Vobul vabıl dupul dams ve de saki dok.” Ama en sevdiğim sözleri “çlop” (hani şu tuvalete yaptığımızdan) ve anlamadığı laflar yerine kullandığı “bıdır bıdır.” Bu iki sözcük benim konuşma dilime de çoktan eklendi bile!

“Jeremy James’in Maceraları sekiz kitaptan oluşuyor ve hepsi Türkçe’ye çevrilmiş: Filler Arabaların Üzerine Oturmaz, Hiç Boğaya Möö Denir Mi?, Aslan Nasıl Yemeğinden Oldu?, Örümcekler Uçmayı Öğrenebilir Mi?, Japon Balıkları Keman Çalarsa, Lütfen Dinozora Binmeyiniz, Ya Hemstırlar Cennete Gidemezse?, Köpekten Bisiklet Çalmamalı. Kitap isimleri, Jeremy James’in ne tür haylazlıklar yapacağının ipuçlarını verir gibi. Her kitapta genelde 10-12 bölüm yer alıyor ve her birinde Jeremy James’in farklı bir macerası anlatılıyor. Öykülerde zaman zaman daha önceki olaylara da göndermeler var. O nedenle benim önerim, seriyi en başından itibaren alıp okumak.

Jeremy James kitaplarının yazarı İngiliz Davis Henry Wilson…  Çok sayıda oyun yazmış, oyunları İngiltere, Amerika, Almanya ve İskandinavya’da büyük ilgi görmüş olan Wilson, hem Bristol Üniversitesi’nde, hem de tiyatro kolunu kurduğu, Batı Almanya’daki Konstanz Üniversitesi’nde ders veriyor. Jeremy James dizisi farklı dillere çevrilmiş ve büyük ilgi görmüş. Serini çizeri ise, resimlerinden de anlayacağınız gibi, Axel Scheffler… Scheffler’den daha önce Julia Donaldson’ın yazdığı birçok kitapta söz etmiştik.

Jeremy James kitapları, okura gerçekten keyifli zaman yaşatan bir anlatıma, güçlü bir mizah duygusuna ve ebeveyn-çocuk / yetişkin-çocuk ilişkilerini inceden inceye eleştiren bir yana sahip. Okumayı sökmüş çocuklar için güzel ve eğlenceli kitaplar bunlar. Çocuğunuz yok mu? Aslında hiç dert değil. Bu kitaplar sizin için de biçilmiş kaftan!

Bu kitaplar da ilginizi çekebilir:

Jeremy James’in Maceraları 1 – Filler Arabaların Üzerine Oturmaz
Özgün Adı: Adventures with Jeremy James – Elephants Don’t Sit on Cars
Yazan: David Henry Wilson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Mercan Yurdakuler Uluengin
Yaş grubu: 8+
İletişim Yayınları, 2006, 109 sayfa, karton kapak
ISBN: 975-05-0419-4

Share

{ 8 comments… read them below or add one }

dilvin August 31, 2010 at 09:59

O kadar guzel anlatmissiniz ki hemen alip okumak istedim:)

Reply

Salih Topcu August 31, 2010 at 16:52

Bir Dolap Kitap’la, İletişim Yayınevi’nin bugünkü tweet’iyle tanıştım. Bu yazınıza atıf yapmışlar. Gerçekten çok ilginç bir fikir olmuş “Bir Dolap Kitap” projesi ve oldukça da güzel. Bana öyle geliyor ki “çocuk kitaplarını yalnız çocuklar okur” fikri bizim insanlarımızda hâlâ yaygın. Askerde kütüphanede görevliyken subay çocuklarıyla birlikte onlara kitaplar seçerdik. Seçtiğimiz kitaplar bir müddet sonra beni de o kitaplara yönlendirdi ve ben de çocuk kitaplarını okumaya başladım. Allahım ne şeker şeylerdi! Şimdi tüm bu hatıraların üstüne Bir Dolap Kitap’la tanışmış olmak da bana heyecan verdi.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Reply

BANU September 2, 2010 at 11:13

Dilvin - Bu hevesi yarattıysam, mutlaka alıp okumalısın. Hatta benim önerim şu: Kış gelsin, havalar iyice soğusun. Dışarı çıkılmaz yağmurlu, karlı bir günde al Jeremy James kitaplarını, çay ve kek eşiğinde, tadını çıkara çıkara oku.
Salih - Bir Dolap Kitap’ı beğenmeniz bizim için mutluluk. Dolap’a hoşgeldiniz. Çocuk kitaplarıyla dolu bir askerlik…Ne şanslıymışsınız. İnsanların yaygn düşüncesine boş verin (ki zaten vermişsiniz). Çocuk kitapları gerçekten insana ilaç gibi geliyor.

Reply

seda usal October 5, 2010 at 13:05

merhaba,
sayfanizla tanişmak ne guzel bir surpriz oldu bana… benim bes yasını biraz gecmis bir kızım var…. neredeyse dogdugundan beri her gece uyumadan once kitap okuruz ona… kitaplar en sevdigi dostlari… yuzden fazla kitabi olmali… seri yapmak en buyuk tutkusu… bahsettiginiz yazarlarin ve cizerlerin cogunu taniyoruz biz…. yine de okumadiklarimizi bulmak once beni, kitabevine gittigimizde de onu mutlu ediyor… bir an once bir kitap evine gidip jeremy james almak icin sabirsizlaniyorum… eminim o da cok sevecektir…
yol gostericiliginiz icin cok tesekkurler…

Reply

Umut January 18, 2011 at 13:38

Huuullpp! Hemen beynimin bir köşesine çektim bu bilgiyi. İlk kitapçı ziyaretinde araştırılacak.
Ayrıca Axel Scheffler’in çizimlerini bakınca anlayıveriyorum ben artık. :)

Reply

Thalassapolis January 18, 2011 at 14:46

Önce ben okuyacağım çok sevdim :)

Reply

Su April 9, 2011 at 12:01

Ben bu kitaplardan bikini okudum harikaaaaaaaaa!!!!!

Reply

ayca April 26, 2011 at 11:36

jeremy james kitaplarindan birini okudum gercekten cok guzel, hafta sonu hava guzel olsa iyi cucelere gelsek yeni kitaplar alsak ne guzel olur :)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

{ 1 trackback }

Previous post:

Next post: