“Cemile” yazımıza gelen tepkiler benzer kitaplara karşı algımı açtı. Gözüme çarpan ilk kitap “Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri” oldu. Merakıma engel olamadım ve dört kitaplık dizinin üçünü aldım: “Küçük Bir Özür”, “Kocaman Bir Teşekkür”, “Lütfen Dersen” bendeki kitaplar; “Anne Çişim Geldi!” o sırada rafta bulunmayan kitap.
Metinler bir şablona göre oluşturulmuş: İlk sayfada kitabın temasıyla ilgili genel bir bilgi veriliyor. Başkalarından yardım isterken kibar olmak için “Lütfen,” demek gerektiği, yardım alınca teşekkür edildiği, birini kırınca özür dilendiği bu ilk sayfada açıklanıyor. Ardından kitabın temasını ortaya koyacak olayın gelişimini okuyoruz. Kıvırcık Kiraz sütünden köpek Büsküüt’e vermeyi akıl edemeyip onun kalbini kırıyor ve özür diliyor; ağaca kaçan topunu kurtaran kedi Çakıl’dan teşekkür etmesi gerektiğini öğreniyor; bir şey isterken “Lütfen,” demediği için kızdırdığı dedesinin gönlünü özür dileyip “Lütfen,” diyerek kazanıyor ve metinler mutluluk içinde bitiyor.
Bu metinlerin benim için “doyurucu” birer öykü olduğunu söyleyemem. Yine de sıradan bir anda yaşanan kırılma noktasıyla ortaya çıkan kriz, bulunan çözüm ve gerçekleşen dönüşüm açısından ortada bir öykü olduğunu teslim etmeliyim. Aynı şekilde karakterler ve diyaloglar da, öykünün sunduğu gerçeklik içinde ikna edici özelliklere sahipler. Buna karşılık karakterlerin idealize edilmemiş olduklarını söyleyemem. Fakat bu idealleştirmenin düzeyi asla “Ayşegül” ya da “Cemile” dizilerindeki kadar aşırı değil. Kıvırcık Kiraz’ın “Ayşegül” ve “Cemile” dizilerinden bir başka farkıysa “seçkinci” yaklaşımdan uzak duruyor olması. Bu bakımdan Kıvırcık Kiraz “Lili ve Yedi Çocuğu” dizisiyle benzerlik gösteriyor. Dizi, olumlu davranış örneklerini ortaya koymak açısından benzeri kitaplardan geri kalmıyor.
Bu tür kitaplarda, seçkincilik ve aşırı ideal tiplerle birlikte, beni en çok rahatsız eden mesele “didaktik yaklaşım” oluyor. Bunu tuhaf bulabilirsiniz. “Amacı olumlu bir davranış örneği göstermek, hatta bu davranışı benimsetmek olan bir anlatı nasıl didaktik olmaz?” diye sorabilirsiniz. Ben de size “Lili ve Yedi Çocuğu” dizisine bakın derim. Tülin Kozikoğlu’nun öykülerinde kurduğu dengeyi gözden kaçırmamak lazım: “Lili ve Yedi Çocuğu” dizisinde söz konusu olan olumsuz sonuçlar doğuracak davranışlar yerine, bu olumsuz sonuçlara neden olmayacak davranışlar önermek… Oysa “Kıvırcık Kiraz” ya da “Cemile” keskin bir doğru-yanlış, iyi-kötü karşıtlığı koyuyor ortaya. Elbette “Teşekkür etmenin kötü/olumsuz olma olasılığı nedir?” diye sorabilirsiniz. Ben zaten bunu tartışmıyorum. Teşekkür etmek elbette iyidir, güzel bir davranıştır. Ben vurgumu bu olumlu davranışı ortaya koyma yöntemine yapıyorum. Ben “Bak, bu siyah, bu da beyaz! Beyazı seçmelisin!” denmesinden hoşlanmıyorum. Ben “Bak bu siyah, bu da beyaz. Sonuçlarını görüyorsun. Tercihini buna göre yapmalısın,” denmesinden hoşlanıyorum. Ben ezberlenmiş ya da “Yoksa şişko olursun ve cemiyet hayatın daha baştan biter!” gibi tehditlerle benimsetilmiş davranışlar değil; neden sonuç ilişkisi içinde kavranmış ve içselleştirilmiş davranışlar istiyorum. Ben, kitabı okuyan çocuğun bir davranışı benimserken kararı kendisinin verdiğini hissetmesini istiyorum.
“Didaktik olma” meselesini kitabın resimlerinde de görebilirsiniz. Metin gibi resimler de İmren Tübcil’e ait. Sevimli çizgilerle verilen tiplerin belirgin ifadeleri anlatımı destekliyor. Resimlerdeki “didaktik yaklaşım” “Küçük Bir Özür” adlı kitapta tavsiye veren anne görselinde, “Lütfen Dersen” adlı kitapta isteğini “Lütfen,” demeden dile getirdi diye torununa kızan dede görselinde karşımıza çıkıyor. Her iki resimdeki yetişkin de sözünü bir parmağını sallayarak söylüyor. Güçlü bir imaj…
“Kıvırcık Kiraz”, beni “Ayşegül” ya da “Cemile” gibi korkutmadı ama “Lili ve Yedi Çocuğu” kadar da tatmin etmedi. Kıyaslama yapmaktan kaçınmaya çalışıyordum; ama yazının akışı içinde bundan kaçamadım. Yazılar ortada. Yorumlarınızı bekliyorum.
Hamiş: Eskiden TRT’de toplumu bilinçlendirmeye yönelik, söz ettiğimiz kitaplara benzer içerik ve yaklaşımda programlar yayınlanırdı, anımsıyor musunuz? Bu linke tıklayarak bazılarını izleyebilirsiniz.
Bu yazıları da okumak isteyebilirsiniz:
- Lili ve Yedi Çocuğu
- Ayşegül Çocukları Bisikletten Soğutacak Diye Korkuyorum!
- Ben Cemile’den de korkuyorum!
Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri / Küçük Bir Özür
Yazan ve Resimleyen: İmren Tübcil
Psikolojik Danışman: Pedagog Ayşen Oy
Yaş grubu: 2+
Mandolin Yayınları, 2010, 18 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-975-10-2950-8
Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri / Kocaman Bir TeşekkürYazan ve Resimleyen: İmren Tübcil Psikolojik Danışman: Pedagog Ayşen Oy Yaş grubu: 2+ Mandolin Yayınları, 2010, 18 sayfa, karton kapak ISBN: 978-975-10-2952-2
Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri / Lütfen DersenYazan ve Resimleyen: İmren Tübcil Psikolojik Danışman: Pedagog Ayşen Oy Yaş grubu: 2+ Mandolin Yayınları, 2010, 18 sayfa, karton kapak ISBN: 978-975-10-2951-5








