İkinci sürpriz karşınızda! Günaydın!

by YILDIRAY on 23/08/2010

Yıllar önce, Banu bir dergi için röportaja gitmişti. Görüşeceği kişiyle tanışmışlar, oturup konuşmuşlar. Sohbet biraz ilerleyince, röportaj verecek kişi “Kusura bakmazsanız size bir şey sormak istiyorum,” demiş “Acaba sizi Walt Disney mi çizdi?” Banu’ya sorulabilecek en iyi sorulardan biri bence. Banu o kadar şirindir ki, bir çizgi film karakteri olabilir. Oyuncudur da. İçindeki çocuk canlıdır, capcanlıdır. Görünüşüne baktığınız zaman anlayamayabilirsiniz ama Banu’nun içindeki çocuk gürbüzdür.

O çocuk bazen bir şeyler uyduruverir. Güzel, oyunlu, şirin bir şeyler… Banu’nun kendisi gibi, içindeki o gürbüz çocuk gibi… İkinci sürprizimiz bunlardan biri! Ben bu yazıyı yazarken, Banu Cihan’la birlikte sürprizin son hazırlıklarını yapıyor ve heyecandan kıvranıyor. Bu yazı size ulaşana kadar nasıl dayanacak?

Bir Dolap Kitap daha taslak haldeyken bile bu, hedeflerimizin arasındaydı. Nasıl yapacağımızı bilmiyorduk. Birçok fikir geldi geçti aklımızdan. Bunların bir kısmını düşünmedik bile, bazılarını çalışmaya başladık. Yine de ilk seferin nasıl olacağını bir türlü kestiremiyorduk. Bu arada, sizin desteğinizle, Bir Dolap Kitap ilerliyordu. Biz kafamızda, defterlerimizde, google documents’da, elimize geçirdiğimiz her kağıt parçasında bir başka projeyi biçimlendirmeye çalışıyorduk.

Günlerden bir gün, elleriyle üretmekten büyük haz alan Banu “Ben bir kitap yapacağım!” dedi. Dikkatinizi çekerim; “yazacağım” değil “yapacağım” dedi! “Hayırlısı,” dedik ve Banu çalışmaya başladı. Sonunda eni 3.5, boyu 4, kalınlığı 1 cm; cildi, kaplaması, içindeki metni ve suluboya resimleri dâhil tamamı el yapımı olan, tamamı Banu yapımı olan bir kitapla çıktı karşıma. Şaka gibi bir şey! İçinde Banu’nun o kocaman yüreği olan, Banu’nun el emeğiyle yapılmış, güneşli bir mini kitap!

Bir süre hayranlıkla bakıp durdum bu kitaba. Onu ne yapabilirdik? Yine fikirler uçuşmaya başladı. Nihayet, jeton düştü!

O kadar çok etkilenmiştim ki, içeriğini cisminden bağımsız düşünemiyordum. Jeton düşene kadar! Artık ilk elektronik kitabımızı nasıl yapacağımızı biliyorduk. Hemen hazırlıklara başladık. Ve işte, ilk elektronik kitabımız karşınızda!

Kitabın adı “Günaydın!” Gece örtüsünü dünyanın üzerinden çekerken güneş yükseliyor. Yumulmuş uyuyan papatya, güneşin sıcaklığıyla uyanıyor ve geriniyor. Papatyanın kökleri toprağı gıdıklıyor. Güneş toprağı ısıtınca tırtıl da uyanıyor. Onun kıpırtıları toprağı daha çok gıdıklıyor. Tırtıl, başını topraktan çıkartıp “Günaydın!” diyor. “Günaydın!” diyor papatya “Ne güzel bir gün!”

“Günaydın!” bir öykü kitabı değil. Biz aramızda bu metni “fazlasıyla serbest biçimli bir çocuk şiiri” olarak anıyoruz. Fazlasıyla serbest biçimli, naif, pastoral, yalın ve sevimli… Umarız sizi ve çocuğunuzu gülümsetmeyi başarabiliriz.

Kitabın resimlerini de Banu yaptı. Çocuk resimlerine benziyorlar; konturlar çizgiyle verilmişse de boyamalar yer yer taşıyor. Çocukların bu resimleri kendilerine yakın bulacaklarını umuyoruz.

Ah, karakterler! Metinde karşımıza çıkan papatya, güneş ve toprak anonim karakterler. Ama yeşil tırtıl Banu’nun Edirne’de katıldığı arkeoloji kazısı sırasında tanışıp arkadaş olduğu Necati Tırtıl’dan başkası değil. Banu’nun böyle çok arkadaşı vardır: Kediler, atmaca güveleri, adını bilmediğimiz fıstık yeşili minik böcekler, koyunlar, salyangozlar… Banu’nun gelecek çalışmalarında sizi onlarla da tanıştırırız.

Çok heyecanlıyız. Ne diyeceksiniz acaba? Nasıl bulacaksınız?

“Günaydın!” herkese açık biçimde sunuluyor. Yani bilgisayarınıza indirmek için üye olmanız gerekmiyor. Tek yapmanız gereken aşağıdaki “E-kitabı hemen indirmek için tıklayın!” yazan linke tıklamak. “Günaydın!” bilgisayarınıza inecek.

“Günaydın!” bizim ilk göz ağrımız; yazılarımız dışında size sunduğumuz ilk Bir Dolap Kitap ürünü. Bu test sürüşü bizim için çok önemli. E-kitaplar hakkında ne düşünüyorsunuz? “Günaydın!” e-kitaplar hakkındaki görüşlerinizi etkiledi mi? Nasıl etkiledi? Lütfen yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve çocuklarınızın tepkilerini bize yazın. Yol almamızı sağlarsınız.

İyi okumalar!

E-kitabı hemen indirmek için tıklayın: Günaydın! (Bir Dolap E-kitap)

Teşekkürler: Bilgisini ve emeğini bizden asla esirgemeyen Çiğdem A. Kobu’ya, ilk e-kitabımızın grafik uygulamasını üstlenen ve ne zaman teknik bir çözüme ihtiyacımız olsa canla başla koşturan Cihan Mutlu’ya ve destek veren Gökay Cesur’a teşekkür ederiz.

 

Hamiş: Anket sonuçları sizin bizden bir e-kitap beklediğinizi gösteriyor. Öte yandan 500. üyemize bir kitap armağan etmemizi de istiyorsunuz. Julia Donaldson’ı transfer etme olasılığımızı pek gerçekçi bulunmamış ama nasıl oluyorsa yazılarımızı cep telefonuna isteyenler az değil.

Günaydın!
Yazan ve Resimleyen: M. Banu Aksoy
Bir Dolap Kitap, 2010,  24 sayfa, elektronik

Share

{ 26 comments… read them below or add one }

ayca August 23, 2010 at 09:17

kesinlikle cok keyifli olmus. acikcasi gunaydin in orjinalini gormus sansli kisi olarak e-kitap i acaba iyi midir ki diye dusunmedim degil. ancak karsima cikinca gercekten cok hosuma gitti. ellerine saglik banu, sana da tesekkurler yıldıray sayenizde yine gulumseyerk basladim gune.

Reply

gülşah August 23, 2010 at 09:25

29 aylık Oğlum tam 3 kez okuttu bu e kitabı.Biz çok sevdik ellerinize sağlık:)

Reply

Cihan Mutlu August 23, 2010 at 11:44

hayırlı uğurlu olsun, çizimler ve renkler çok güzeller.. (Necati Tırtıl’a sevgiler..)
Banu’nun heyecanını paylaşmak güzeldi. bu sabah Günaydın!’la karşılanmak da güzel… siz bir de orijinal halini göreceksiniz: parmak kitap.

Bir Dolap Kitap’ın mutfağında emek var, keyif var..
(biz çalışırken içeride bu yazı hazırlanıyordu demek ki.. )

Reply

oyunbazyılmaz August 23, 2010 at 12:04

Ellerinize sağlık resimlere bayıldım.. Bide “Acaba sizi Walt Disney mi çizdi? sorusuna :) gerçekten mükemmel bir tespit..

Sadece ufak bir eleştirim olacak: bu kitabın orijinalinin yapılış fikrinden ve yukardaki ciltli şirin görsellerinin sıcaklığından yola çıkarak e-kitap halindeki beyaz fon üzerine siyah yazıların o sıcaklığı azıcık kırdığını düşünmekteyim.. Yanii sanki hafif vintage bir zemin üzerine el yasızı gibi bir yazı olsa e-kitap olduğunu bile unuttururdu bize.. :) tekrar ellerinize sağlık sevgiler…

Reply

Neşe August 23, 2010 at 12:36

Gece gitmiş,güneş gelmiş,papatya gülmüş,tırtıl gıdıklamış toprağı,hatta toprak da gülmüş,papatya esnemiş…Küçük bir doğa olayı, ancak bu kadar yalın anlatılır ve resmedilir.Ellerinize sağlık,çok keyifle okudum,okumaya devam ediyorum.

Reply

anne café August 23, 2010 at 12:59

mutheşem!
Bu kitaplardan çok çok yapsanız keşke. E-kitap halini değil de Banunun yaptığı halini. Hatta bir yerlerde satılsa diye düşünmeden edemedim hemen. Hani helen exley gitfbook’lar gibi ama el yapımı olanlardan ve sadece çocuklar için… Ben koşa koşa alıp koleksiyon yapmaya başlardım:) Çok şirin bir kitap. Elinize sağlık. Kalbinize sağlık:)

Reply

Mine Kara August 23, 2010 at 16:59

Kuzenciğim,

Senin böyle güzel birşey çıkaracağından emindim. Şöyle 90 lı yıllara gidelim bence ilk kitabını o zamandan yazmaya başladın aslında.’ Clooney Yan’ El kitabı şelkinde bana armağan ettiğin küçük bir el kitabı pembe ekoseli defter sayfalar ile yaratmıştın.Hikayeler yazardın bana. O zamandan yapacağın şeylerin sinyalini vermiştin aslında. Halen o el kitabını saklarım.Hep hikayeler üretirdin.:)))İşte Kuzenos Banuos…….

Reply

Evren August 23, 2010 at 18:07

Evren, uzun süredir Bir Dolap kitabı çok severek okuyordu.
Bu güzel insanları tanıdığı için çok mutluydu.
Bir gün böyle bir süprizle karşılaşacağını bilmeden yolu düşünce yine Dolab’a
“Günaydın!”la karşılanmaya bayıldı :-)
Kitabın içindeki güneş geldi, içini ısıttı, ordan tüm eve yayıldı ve herkes neşeyle güne devam etti…

Reply

Damla August 24, 2010 at 00:00

Süper süper, daha ufaklara da okunur bu. Yaşasın, yaşasın!

Reply

YASEMIN August 24, 2010 at 01:49

Arkadaslar cok guzel olmus , eline saglik Banu .

Reply

BANU August 24, 2010 at 12:55

Hepinize çok teşekkür ederim. Biliyor musunuz, haftasonunu kabuslarla geçirdim. hep rüyalarıma girdi bu kitap… Terslik oluyor yayınlanamıyor, kimseye ulaşamıyor, kimse beğenmiyor vs. Hop oturup hop kalktım anlayacağınız. Beğendiğinizi duymak beni daha da heyecanlandırdı. Rafta duran diğer malzemelerimi bir an önce alıp işlemek istiyorum şimdi.

Ayça – gerçekten de parmak kitabı ilk gören birkaç kişiden birisin. Bu halini de beğendiysen, tamamdır. Umarım Çınar da beğenir.

Gülşah – En hızlı sen ve oğlun çıktınız. Beğenmenize sevindim.

Cihancım – Çok çok sağol. Ellerine, emeğine sağlık. Bir dahaki sefere yine çay-kek-InDesign partisi yapacak mıyız? :)

Yılmaz – Çok iyi uyarılar yapmışsın. Acemiliğimize ver. bazı şeyleri biz de sonradan fark ettik. Örneğin çok güzel suluboya kağıdı dokumuz tarayıcıda kaybolup gitti. Biz de bunu bilgisayarda yeniden yaratmayı akıl etmedik. El yazısı minik kitapta iyi duruyordu da, büyüğünü yazabilir miyim bilemedim; bu tarz bir yazı karakteri kullanmaksa aklıma gelmedi. Neyse.. Bir dahaki sefere daha iyi olacak. Hatırlat da bir sonraki Oyunbaz toplantımıza parmak kitabı da getirip göstereyim.

Neşe – Güzel yorumlarınla iyi ki varsın! Yollarımızı kesiştirdiği için Cihan’a bir daha teşekkürler…

Annecafe – Tam üstüne bastın. Benim de niyetim bu… Biraz zahmetli, zaman alan bir iş ama yapmayı hayal ettiğim bir iş… Hem demek ki ilk alıcımı da buldum galiba. Yaşasın! Hemen çalışmaya başlıyorum.

Minecim – Sinyallerimi ilk gören birkaç kişiden birisin. Bekle, bak daha neler gelecek! Bu kez Didoş’a bir kitap lazım :)

Evren – Bir Dolap Kitabı severek okumaya devam. Dolapçılar da dünyanın ta öbür ucundan seni buldukları için mutlular. Nice güneşli günlere…

Damla ve Yasemin – Teşekkürler :)

Reply

cocuklacocuk August 25, 2010 at 23:56

Harikasınız ! Harikasın Banu. Kitabı oğluşa print edip okuyacağım hemen, çok çok sevdim

Reply

Belkıs August 26, 2010 at 09:46

Şahane bir şey bu, birkaç gün evvel çıktı alıp kızıma götürdüm, bikaç kez okuttu bize, şimdilerde o bize okuyor, “güneş başını çıkalmış, yükselmiş yükselmiiş, papatya uyanmış ,esnemiş gelinmiş, tıltıl kımıldamış, toplak gıdıklanmış” diye sonuna kadar devam ediyor :)
Çok çook teşekkürler ellerinize emeğinize sağlık ..

Reply

Mine Kara August 26, 2010 at 18:20

Canım benim en kısa zamanda o güzel cümlerlerinle Didoşa özel bir şeyler bekliyorum.:)

Reply

Sevda August 27, 2010 at 11:56

Banucum,

Ellerine sağlık gerçekten güzel olmuş.Bence kendi kitaplarını bundan sonra da sen resimle.
Uyanışı hissettim okurken ve esnemek gerinmek istedim ben de tıpkı papatya gibi.:))

Yenilerini bekliyorum.

Reply

BANU August 28, 2010 at 11:15

Çocuklaçocuk – Oğlunun tepkisini paylaşır mısın? beğendi mi? En çok hangi bölümü sevdi?
Belkıs - İşte bunu duyunca, “Onca çabama değdi,” dedim kendi kendime. “Tıltıl” ve “toplak”! Bayıldım :)
Mine – Didem için düşünmeye başladım. Ama bana biraz zaman ver :)
Sevdacım - İş yerinde eksikliğini hissediyordum; ama bana güzel enerjini buradan da ulaştırdın, sağol. (Yeni bir şey olursa ilk öğrenenlerden olacaksın, merak etme.)

Reply

MehtapM September 7, 2010 at 15:56

Eminim harika bir kitap olmuştur. Eminim diyorum çünkü bir şeklide yüklemeyi başaramadım, akşam evden tekrar deneyeceğim.
E-Kitap ile ilgili tek endişem ben şahsen henüz alışamadım ekrandan okuma fikrine. Belki tüm gün bilgisayar başında çalışyor olmanın verdiği bıkkınlık! Kitabımız elime almak, kağıdı hissetmek istiyorum. Özellikle küçük çocukları ne kadar geç bilgisayara ile tanıştırırsak o kadar iyi bence. Bu durumda onlara altın tepsi için bilsayarı sunmuş mu oluruz acaba?
Sevgiler,
MehtapM

Reply

Yıldıray September 7, 2010 at 16:10

MehtapM, umarım beğenirsiniz… Eğer yüklemede sorun yaşarsanız muhtemelen explorer kullanıyorsunuzdur. Firefox’u denemenizi tavsiye ederim. Nedense explorer çok sorun çıkarıyor. Yine de açılmazsa reader’ı güncellemeniz işe yarayabilir.
Haklısınız, biz de tüm günü bilgisayar başında geçiren insanlarız, hatta akşamı ve erken kalkıp sabahı da… Gerçekten de ekran insanın enerjisini tüketebiliyor. Çocukları bilgisayardan uzak tutmaya çalışmak da anlaşılabilir bu durumda. Ama bir de şöyle bakalım isterim: Çocukları bilgisayardan sürekli uzak tutmamız mümkün değil. Bir biçimde bilgisayar yaşamlarında ciddi bir yer tutacak. Bu bakımdan e-kitaplar kısaltmasa bile, çocukların bilgisayar başında geçirdikleri süreyi daha yapıcı, daha verimli, daha besleyici hale getirebilir.
Ayrıca e-kitaplarımız hem paylaşmaya, hem de çıkış almaya uygun biçimde hazırlandılar. Yani ekrandan okumak zorunda değilsiniz. İkinci e-kitabımızı gördünüz, değil mi?
İyi okumalar…

Reply

MehtapM September 8, 2010 at 10:28

Haklısınız, akıntıya karşı kürek çekilemiyor bazen.
İlk fırsatta önerdiğiniz şekilde yüklemeye çalışacağım.

Selamlar, iyi bayramlar.
MehtapM

Reply

sevim September 16, 2010 at 10:07

ben çok beğendim eminimki kızımda bayılacaktır ilk fırsatta ona bu kitabı okuyacağım indirdim bile
emek veren herkeslere çok ama çok teşekkürler

Reply

love and smile September 16, 2010 at 12:58

ne güzel birşey yapmışsınız… bir gün bebeğim olursa diye bir arşivim var. Oraya koydum hemen ve çocuklu dostlarıma yollayacağım birazdan “günaydın” ı :)
Hepinizin parmaklarına, yüreklerine sağlık…. :)

Reply

BANU September 16, 2010 at 22:06

Mehtap M – Bakabildin mi? Düşünceni merak ediyorum.
Sevim – Kızına okuduğunda haber ver ver lütfen. Küçük okurların tepkisi benim için çok değerli.
Love and Smile – Çok teşekkürler. Bu arada, gelecek için arşiv yapma fikri ne güzel :)

Reply

senem October 11, 2010 at 18:18

ben blogunuzu yeni gördüğümden bu minik ve dünya güzeli kitabı da yeni gördüm (anlaşılacağı üzere bugün tüm gün boyunca kendimi kaybettim kitap yorumlarınız arasında!) çok çok güzel, “emek”li, sıcacık, keyifli bir kitapcık olmuş. şahsen ben bu kitabı dükkanımda satmaya talibim. “eğer tek bir tane olacak, çoğaltmayı istemem” demezsen sevgili banu, lütfen lütfen birkaç tane daha yap burda satalım, emeğin de somut olarak birden fazla kişiye ulaşsın. ne dersin? :)

Reply

Eralp Tezcan May 29, 2011 at 13:31

Çok sevimli ve içten bir kitap olmuş elinize sağlık. Ancak o tırtılın aslında bir solucan olması gerektiğini düşünmeden edemiyorum :)
Sevgiler…

Reply

BANU June 2, 2011 at 11:57

Tam tersine, o bir tırtıl. Çizimlerde bacaklarıın görülmemesi yanıltmasın. kendisini, 2000 yılında Edirne’de katıldığım kazılar sırasında tanımıştım. Temmuz ayından Ağustos’a kadar toprak altından bolca çıkmıştı. Kırmız yanakları, fıstık yeşili sırtı ve krem rengi karnı, ön tarafında da dört tane mini mini ayağı vardı. Ağustos ayında ortadan kayboldu. Kimbilir belki kozaya girip metamorfoz geçirdi.

Reply

Neslihan Kermen July 19, 2011 at 09:35

Muhteşem olmuş :-)
Ellerinize sağlık …

Benim de tek eleştirim yazı karakterinin el yazısı olması. Dafont’tan free olarak süper el yazıları indirebilirsiniz :-)

Bir de tabiki ben de bu kitabı elime alıp okumayı çook isterdim :-)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

{ 2 trackbacks }

Previous post:

Next post: