August 2010

Jeremy James’in Maceraları

August 31, 2010

Bir süredir şeker mi şeker bir oğlan çocuğunun maceralarını okuyorum. Bu ufaklığı öyle sevdim, onun dünyasına öyle daldım ki, davranışlarıma ve sözlerime bile etki etmeye başladı. Aslında pek de şikayetçi değilim. Bazen dünyaya Jeremy James gibi bakmak gerekiyor. Jeremy James ile tanışmam epey uzun sürdü. Kendisiyle uzun zaman önce kitapçı raflarında karşılaşmıştım. Ama her nasılsa [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri

August 30, 2010

“Cemile” yazımıza gelen tepkiler benzer kitaplara karşı algımı açtı. Gözüme çarpan ilk kitap “Kıvırcık Kiraz’ın Neşeli Günleri” oldu. Merakıma engel olamadım ve dört kitaplık dizinin üçünü aldım: “Küçük Bir Özür”, “Kocaman Bir Teşekkür”, “Lütfen Dersen” bendeki kitaplar; “Anne Çişim Geldi!” o sırada rafta bulunmayan kitap. Metinler bir şablona göre oluşturulmuş: İlk sayfada kitabın temasıyla ilgili [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bir Dolap Kitap Facebook’ta!

August 29, 2010

Bir süredir yapsak mı, yapmasak mı diye düşünüp duruyorduk. Sonunda düşünmek yerine yapmaya karar verdik ve “Bir Dolap Kitap” için bir Facebook sayfası oluşturduk.  Sağ tarafa, iç sütunun altına bakarsanız sayfamızdaki eklentisini de görebilirsiniz. Kısacık zamanda, hem de doğru düzgün bir duyuru yapmadan insanların katıldığını görünce, iyi yaptığımıza kanaat getirdik. Ne dersiniz?

Share
DEVAMI BURADA

Küçük Manga Ustaları Yetişiyor!

August 29, 2010

Japon kültürü ilgimi çeker. İlgimi çeken konulardan biri de manga ve anime sanatı… Hatta bir süre önce, bir manga olan “Tılsım”ın Japon asıllı çizeri Kazu Kibuishi’nin Pera Müzesi’ndeki toplantısına da katıldığımı söylemiştim. Pera Müzesi’nde şu sıralar yine Japon rüzgarları esiyor.

Share
DEVAMI BURADA

Kamo Kitapları

August 27, 2010

Günışığı Kitaplığı’ndan Banu’ya düzenli olarak bülten geliyor. Son gelen bültende Daniel Pennac’ın “Kamo Kitapları”ndan söz ediliyordu. Konu başlığı yeterli oldu. Dosdoğru kütüphaneye gittim ve Kamo Kitapları’nı alıp tekrar okudum. Ne çok özlemişim! Bizdeki Kamo Kitapları karton bir kutunun içinde dörtlü takım halindeler. Her kitapta ayrı bir öykü var. Her öykünün kahramanları aşağı yukarı aynı; belki [...]

Share
DEVAMI BURADA

Ejderha Zogi’yle tanışın

August 26, 2010

Geçen hafta eve geldiğimde beni (ve elbette sevgili Dolap okurlarını) bir sürpriz bekliyordu. Yıldıray çıktığı kitap avından eve yepyeni bir kitapla dönmüştü. İpucu olarak “Julia Donaldson-Axel Scheffler” desem… Evet, J.D-A.S. ikilisinin en son ürünü “Zogi”, Ağustos ayının başında, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından İngiltere’yle aynı anda basılmış. Bana da bu dumanı tüten kitabı okuyup [...]

Share
DEVAMI BURADA

Sorun Yaratmayan Kıyafet

August 25, 2010

En tanıdık, en sık ziyaret edilen kitapçı rafları bile sürprizlerle dolu olabiliyor. Çocuk kitabı yazacağı aklıma gelmeyecek yazarların çocuk kitaplarıyla karşılaşabiliyorum. Bunlardan biri de Sylvia Plath; onun çocuklar için de yazdığını bilmiyordum. Sylvia Plath’ı “Sırça Fanus” adlı romanından tanıyorum. Depresyon, kendini kabullenme ve var etme çabası içinde bir kadın olarak tanıdım ben onu. İki çocuk [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dev Şeftali Üstünde Seyahat

August 24, 2010

Bazen kendimi kötü hissederim. Sanki her şey bana karşıdır. Sanki bir kez daha ayağa kalkacak, yeniden başlayacak gücüm kalmamıştır. Sanki kimse sırtımı sıvazlayıp bana güven vermemiştir, vermeyecektir. Sanki kimse bana güvenmemiştir. Sanki… Kötü hissederim işte. Roald Dahl’ın “James ve Dev Şeftali” kitabıyla tam da böyle bir zamanda tanışmıştım. Ne kadar iyi gelmişti!

Share
DEVAMI BURADA

İkinci sürpriz karşınızda! Günaydın!

August 23, 2010

Yıllar önce, Banu bir dergi için röportaja gitmişti. Görüşeceği kişiyle tanışmışlar, oturup konuşmuşlar. Sohbet biraz ilerleyince, röportaj verecek kişi “Kusura bakmazsanız size bir şey sormak istiyorum,” demiş “Acaba sizi Walt Disney mi çizdi?” Banu’ya sorulabilecek en iyi sorulardan biri bence. Banu o kadar şirindir ki, bir çizgi film karakteri olabilir. Oyuncudur da. İçindeki çocuk canlıdır, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Ben Cemile’den de korkuyorum!

August 20, 2010

Bazı kitapları uzaktan izliyoruz. Kitapçı raflarında karşılaştığımız zaman elimize alıp biraz karıştırıyoruz, sonra bırakıyoruz. Neden mi? Çünkü elektriğimiz tutmuyor. “Cemile” dizisi de bunlardan, uzak durduğumuz kitaplardan aslında. Öyleyse nereden çıktı bu yazı? Açıklayayım: Okurlarımızdan Jale Hanım ta 18 Haziran günü bizim dolaba bir e-posta yazdı ve Cemile hakkındaki düşüncelerimizi sordu.

Share
DEVAMI BURADA