Yaşasın! Yaşaaaasııın! Sonunda okudum. Sonunda “Nohut Oda Bakla Sofa”yı bulabildim ve aldım ve okudum! “Julia Donaldson kitapları biriktirme” hobim gereği, ne zamandır haberdar olduğum ama piyasada bir türlü bulamadığım bir kitabı daha koleksiyonuma eklemenin sevinci içerisindeyim. Sevgili Umur bana bu kitabı her hatırlattığında, tekrar tekrar kitapçı raflarının arasında gezindim. Sonunda geçen hafta onu buldum.

“Nohut Oda Bakla Sofa”, yaşlı ve minik bir hanımın öyküsünü anlatıyor.  Bu şaşkın bakışlı yaşlı hanımın derdi evinin minicik olmasıymış: Bir masa, bir iki sandalye, rafta bir testi, üç beş eşya daha… Yaşlı hanımefendi bilge ihtiyara dert yanmış:

“Bilge ihtiyar, n’olur akıl ver bana,
Evim, nohut oda bakla sofa.”

Bilge ihtiyar ona tavuğunu eve almasını önermiş. Fikir yaşlı hanıma garip gelse de öneriyi kabul etmiş. Tavuk önce bir yumurta bırakmış orta yere; sonra da kanatlanıp tepsiyi devirmiş. Bu kez bilge ihtiyar keçiyi eve almasını önermiş kadına. Keçi perdeleri kemirmiş; tavuğun yumurtasını ezmiş ve masanın ayağını kemirmeye başlamış. Yaşlı kadın durumdan endişelenmeye başlamışken, imdadına bilge ihtiyar yetişmiş ve kadına domuzu da eve almasını söylemiş. Kadın bu fikri de tuhaf bulmuş ama yine de öğüdü dinlemiş. Domuz başlamış tavuğu kovalamaya, kilerdekileri silip süpürmeye. Yaşlı minik hanım evin darmaduman haline dert yanarken bilge ihtiyar ineği de eve almasını söylemiş kadına. İnek önce domuzla dalaşmış, sonra masaya çıkmış. Bizim minik hanımı da çileden çıkarmış.

“Tanrım, bak şu işe.
Zaten minicikti dört kişiye miniminnacık oldu beşe.
Artık saç baş yoluyorum, kalmadı bende kafa.
Evim nohut oda bakla sofa.”
Demiş ki, “Canım bilge ihtiyar
yardım et bu ev çok dar.
Evim nohut oda bakla sofa.”

Bilge ihtiyar bu kez gelip “Hepsini dışarı çıkar,” demiş. Yaşlı kadın önce anlamamış. Ne değişecekmiş ki? Evi yine en baştaki haline dönecekmiş. Yine de öğüdü dinlemiş ve bütün hayvanları evden çıkarmış. Bir de bakmış ki evi kocaman! Anlamış ki evi saray gibiymiş. Bilge ihtiyara teşekkür etmiş ve bundan sonra asla homurdanmayacağını, evinden ferah ferah yaşayacağını söylemiş. Bilge ihtiyar uzaklaşır, hayvanlar dışarıdan huysuz huysuz bakarken yaşlı ve minik hanım da evinde şen şakrak dans ederken öykü de noktalanmış.

“Nohut Oda Bakla Sofa” baştan sona komik bir kitap. Üstelik komik olmasının yanında, çok da önemli bir mesaj veriyor: Sahip olduklarımızın değerini bilmek. Nedendir bilinmez, evini küçük, eşyalarını yetersiz bulan yaşlı minik hanım, evinin bir saray olduğunu ancak zor yoldan öğreniyor. Bilge ihtiyarı önerilerinden dolayı tebrik ediyoruz! Bu arada yaşlı kadının, bilge ihtiyarın önerilerini tuhaf bulduğu halde denemesi de önemli… Önyargısız, itirazsız, yeni denemelere, yeni fikirlere açık bir zihin… Güzel bir mesaj daha…

“Nohut Oda Bakla Sofa”, Julia Donaldson’ın yazdığı ilk kitapmış. Donaldson aslında önce televizyona çocuklar için bir şarkı yazmış. Sonradan bu, bir kitaba dönüşmüş. (Öykünün bir kısmını ve şarkıyı dinlemek için tıklayın.)

Gelelim resimlere… Axel Scheffler bir kere daha harikalar yaratmış. Metinde anlatılanları öyle güzel ayrıntılarla süslemiş ki… Keçinin sırtında uçuşan pireler, tavukla keçinin (ki kendisi sinirden kollarını kavuşturmuştur) kileri karıştıran domuza bakışları, sonra hepsinin uzlaşıp bir güzel karılarını doyurup, sonra da şiş göbekleriyle şekerleme yaptıkları sahnelere bayıldım. İneğin masaya çıkıp dans ettiği sahnedeyse domuzla keçinin alkış tuttuğuna yemin edebilirim. Scheffler’in resimlerini neden sevdiğimi de bu kitapta fark ettim: Karakterleri hep fal taşı gibi açılmış gözlerle çizdiği; ama fal taşı gibi açılmış her bir gözde farklı bir ifade yaratmayı başardığı için. Yaşlı minik hanım, evinden memnun olmadığını şaşkınlıkla açılmış gözleriyle anlatıyor bize. Tavuk da her daim şaşkın; ama onun gözlerinde ara sıra bir muziplik, haylazlık ışıltısı yakalıyorsunuz. Domuzun gözlerinin üzerine ufak bir kaş: Alın size munis bir bakış… Keçideyse her daim bir hinlik, umursamazlık var. Öykü ilerledikçe hayvanların kaşları çatılıyor: Memnuniyetsizlik ifadesi… Minik hanımın bilge ihtiyara teşekkür ettiği sahnede bilgenin bakışı ise unutulmaz… Niyeyse bana “Şapşal kadın!” dermiş gibi geldi.

“Nohut Oda Bakla Sofa” eğlenceli bir kitap… Üstelik bu kitabı sesli olarak okumanın da çok eğlenceli olacağına eminim. Bir kere, Donaldson’ın diğer kitaplarında olduğu gibi kafiyeli bir dili var. (Kitabı Türkçeleştiren Yıldırım Türker’e teşekkürler!) Arada tekrarlanan bölümleri var. Bir melodi uydurup kitabı şarkı gibi okuyabilirsiniz. Nakaratlarda çocuğunuz da size katılırsa değmeyin keyfinize. Şarkınızı tavuk, keçi, domuz ve inek sesleriyle de süsleyebilirsiniz. Hatta işin içine drama katıp, çocuğunuzla birlikte rolleri paylaşıp, küçük evde olup bitenleri canlandırabilirsiniz bile. Ucu açık… Hepinize iyi eğlenceler!

Not: Umur, yazdığın yorumda “Çok güzel bir çevirisi var. Tek bir sözcük dışında.” demişsin. Kitabı baştan sona bir daha okudum. Nereye takıldığını bulamadım. Hangi sözcük ve niye?

Nohut Oda Bakla Sofa
Özgün Adı: A Squash and a Squeeze
Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Yıldırım Türker
Yaş grubu: 2+
Popcore Yayınları, 2008, 32 sayfa
ISBN: 978-605-60447-0-0