Günışığı Kitaplığı’nın geçtiğimiz ay çıkardığı “Alev Saçlı Çocuk”, epeydir masamda bekliyordu. Beni daha ilk başta, çarpıcı kapağıyla öyle etkilemişti ki, onu başka kitapların arasına sıkıştırmaya gönlüm razı olmadı. Şöyle geniş bir vakitte, tadını çıkara çıkara okurum diye düşündüm. Bu zamana dek de merakla bekledim. Kitabı Christine Nöstlinger’in yazmış olması merakımı daha da kabartmıştı. Günışığı Kitaplığı, Nöstlinger’in farklı yaş grupları için yazdığı pek çok kitabını yayımladı bugüne kadar. Yazarın üslubunu ve ele aldığı konuları yazının sonuna bırakıp, “Alev Saçlı Çocuk”a geri döneyim. Kitabı sonunda okudum. En baştan diyebilirim ki, “Alev Saçlı Çocuk” bir solukta, keyifle okunan bir öykü…

Öykünün kahramanı olan Frida’nın kıpkırmızı, domates, havuç ve ahududu şerbeti renklerinin karışımında saçları vardır. Frida çilli ve şişmandır da… Yüksek, eski bir evin çatı katında şişman Anna teyzesi ve yaşlı, kızıl renkli kedisi Kedi ile yaşar. Bir zamanlar Frida gibi kızıl saçlı olan Anna Teyze sokağa çıkmaz, bütün gün örgü örer, okur, düşünür ya da uyur. Alışveriş yapmak Frida’nın işidir; ama o dışarı çıkmaktan çok hoşlanmaz. Çünkü sokaktaki çocuklar onunla saçları yüzünden hep dalga geçerler. Frida saçlarından kurtulmayı dener; ama onlar her seferinde ateş gibi kafasında belirir.

Bir gün Anna Teyzesi Frida’ya okula başlama vaktinin geldiğini söyler. Frida’nın çilesi okulda da bitmez. Diğer çocukların alaylarına (hatta bu durum şiddete kadar uzanır) maruz kalır. Frida’nın saçıyla alay etmeyen tek kişi, renk körü olan postacıdır. Postacı ve karısı, Frida’nın okulda yaşadıklarına çok üzülürler. Hatta postacı, Frida’yı korumak için, günlük güzergahını değiştirip,  ona okul yolunda eşlik eder. Postacının rotasını değiştirmesi, işine mal olur ve kovulur.

Frida, çocukken kızıl saçlı olan teyzesine bu durumla nasıl baş ettiğini sorar. Frida böylece kızıl saçlıların saçlarını ateşe dönüştürebilme ve saçlarıyla uçabilme güçlerinin olduğunu öğrenir. Öğrenmesi gereken bir şey daha vardır: Teyzesinin yazıldığı dili çoktan unuttuğu kırmızı kapaklı kitapta ne anlatıldığı… Kitabı karıştıran Frida babasından bir mektup bulur. Böylece babasının uzak, ulaşılması zor ve mutlu bir ülkede yaşadığını, isterse kendisinin ve teyzesinin de oraya gidebileceğini öğrenir.

Öykü bu şekilde devam ediyor. Devamında Frida ve Kedi’nin gitmek için yaptıkları planı öğreniyoruz. Bu arada Anna Teyze, postacı ve karısı da yardımlarını esirgemiyorlar. Kitaptaki gizem çözülüyor. Öykü, tahmin edeceğiniz üzere mutlu sonla bitiyor.

Avusturyalı ünlü yazar Christine Nöstlinger, yazarlık kariyerine “Alev Saçlı Çocuk” ile başlamış. Yazarın Türkçe’ye çevrilen kitaplarının çoğunu okudum. Nöstlinger’in en büyük özelliği sıradan kabul ettiğimiz durumlara keskin bir yaklaşım getirmesi. Onun yarattığı aileler örneğin, ideal tiplerden oluşmuyor.Nöstlinger’den  hep “anti-otoriter yazar” olarak söz ediliyor. Eleştirel bir tavrı var; ama kesinlikle didaktik değil. Kitaplarının kahramanları genelde çocuklar. Ele aldığı konular, her çocuğun başına gelebilecek türden…

Christine Nöstlinger

Kimi zamansa öykülerinin içine fantastik özellikler serpiştirmekten de çekinmiyor. Aynı zamanda hem keskin bir gerçeklik, hem de gerçeküstücü bir yaklaşım…Örneğin sıradan bir ailenin evine gelip hüküm süren bir Salatalık Kral’la, konserve kutusundan çıkan “ideal olarak üretilmiş bir çocuk”la ya da kağıt uçağına atlayarak gezen bir oğlanla karşılaşabiliyorsunuz. Diyeceğim şu ki, Nöstlinger kitapları okumak gerçekten keyifli…

“Alev Saçlı Çocuk”a gelince… Frida’nın farklılığı yüzünden başka insanlar tarafından dışlanması gerçek hayatta sık rastlanan bir durum. Çocukların acımasızlığı da… Kitapta insanın gözüne gözüne sokmadan önemli mesajlar veriliyor. Postacının renk körü oluşuyla vurgulanan “farklılığın aslında o kadar da önemli olmadığı” düşüncesi, çevresindekilerin Frida için harekete geçmesi… Eleştirilen durumlar da hep karşılaştığımız durumlardan bazıları. Hoşgörüsüzlük, önyargı, ayrımcılık… Öykünün bir yerinde, Frida ve diğerleri “uzak ülkeye” doğru yola çıktıklarında ve yola çıkış biçimleri insanların ilgisi çektiğinde, belediye başkanının bunu örtbas etmek için sirk insanlarını öne sürmesi… Gerçekleri ört bas etmek ve bize olanı değil, olması isteneni göstermek aslında her gün sıkça karşılaştığımız bir şey değil mi?

Frida’nın öyküsünü bir masal olarak tanımlayabiliriz. Frida, ideal olan bir yeri arıyor. Mutlu olabileceği, farklılığının vurgulanmadan, rahatça yaşayabileceği bir ülke burası. Sonunda oraya gitmeyi de başarıyor. Kitapta beni rahatsız eden tek şey öykünün içindeki boşluklar oldu. Frida’nın babası niye gitmiş? Teyzesi, babasının mektubunu niye onca yıl yaşamış? Kızıl saçlılar bu özelliklerini neye borçlu? Ama tıpkı masalları hiç sorgulamadan okuyuşumuz gibi okuyunca, beğeniyorum Alev Saçlı Çocuk’u…

Nöstlinger’in çizimiyle Alev Saçlı Çocuk…

Grafik sanatlar eğitimi alan Christine Nöstlinger, kitabını da kendi resimlemiş. Ama Türkçe baskısında onun değil, “Şimugula”dan anımsayacağımız Huban Korman’ı resimleri çıkıyor karşımıza. Bu kitabın bana göre en çarpıcı yanı resimleri…Korman’ın Şimugula’daki monokrom illüstrasyonları, bu kez pastel boyayla renklenmiş birbirinden güzel resimlere dönmüş. Okul öncesi kitaplar bir yana, kuşe kağıtlı kitapları sevmem. “Alev Saçlı Çocuk” ise kuşe baskısıyla son derece göz alıcı olmuş. Sayfaların tamamını kaplayan pastel dokusu, ancak kuşenin etkisiyle bu kadar çarpıcı hale gelirdi. Huban Korman’ın ellerine sağlık. Tabii grafik tasarımı yapanların da…

“Alev Saçlı Çocuk” okumayı yeni öğrenmiş çocuklar için keyifli bir yaz tatili kitabı olabilir. Kitap, henüz okuma bilmeyen ufaklıklar için de, anne babalarının onlara her akşam okuyabileceği uzun soluklu bir masal kitabı olarak düşünülebilir. Her ne biçimde olursa olsun, “Alev Saçlı Çocuk” Christine Nöstlinger ile tanışmak için güzel bir fırsat.


Alev Saçlı Çocuk
Özgün Adı: Die feuerrote Friederike
Yazan: Christine Nöstlinger
Resimleyen: Huban Korman
Çeviren: Suzan Geridönmez
Yaş grubu: 8+
Günışığı Kitaplığı, 2010, 88 sayfa
ISBN: 978-9944-717-43-4
Alev Saçlı Kız