May 2010

Herkes Özgür Doğar

May 17, 2010

“Bu gezegende yaşayan her erkek, her kadın ve her çocuk, “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” denilen 30 özel maddeyle korunur. Nerede yaşarsak yaşayalım, kim olursak olalım, bunlar bizim haklarımızdır ve kimsenin bunları bizden almaya hakkı yoktur.” “Herkes Özgür Doğar”ın arka kapağında işte bunlar yazıyor.

Share
DEVAMI BURADA

Bisiklet, Kızak ve Vapur

May 14, 2010

Kitapları bazen sadece resimlerine bakarak seçtiğimi daha önce de söylemiştim. Bu sefer farklı bir şey oldu. Sırf kitabın adının içinde “bisiklet” var diye aldım “Bisiklet Kızak ve Vapur”u… Bilen bilir, biz bisikleti pek severiz. Hal böyle olunca kitabın içinden bisikletle ilgili bir sürü şey çıkacağını umuyordum. Meğer sadece bisiklet değil, çeşit çeşit taşıt ve çeşit [...]

Share
DEVAMI BURADA

Prensesler de esner

May 13, 2010

Bazı kitaplarda şeytan tüyü olur. Daha ilk gördüğünüz anda eliniz kitabın manyetik alanına kapılır ve bir bakarsınız ki kitap elinizde. Sonra okumaya doyamadan tekrar tekrar sayfalarına bakarsınız. “Bütün Gün Esneyen Prenses” de benim için öyle kitaplardan biri…

Share
DEVAMI BURADA

Ömür sonsuz olsaydı yaşamaya değer miydi?

May 12, 2010

Uzun ömür ya da sonsuz bir yaşam… İnsanoğlunun takıntılı düşüncesi. Hangimiz çocukken okuduğumuz masallarda bu lafları ya da benzerlerini duymadık? İnsan hep sonsuz yaşamın sırrını aradı. Kutsal kaseler, hayat ağaçları, anka kuşları, yaşam iksirleri, ölümsüzlüğün sırları arandı durdu. Yazıldı, çizildi. Zaman ilerledikçe bununla da yetinilmedi. Araştırmalar, deneyler başladı. Gün geçmiyor ki, bilim adamları bilmem neyin [...]

Share
DEVAMI BURADA

Lili ve Yedi Çocuğu

May 11, 2010

Size iyi haberlerim var: İletişim Yayınları Bir Dolap Kitap’ı, yeni kitaplarını göndermek üzere protokol listesine aldı. Bundan biraz daha iyi olan haberse şu: Bize kitapları gönderdiler bile. Gelelim en iyi habere: Bu yazı o kitaplar hakkında. İletişim Yayınları’nın gönderdiği paketten, Tülin Kozikoğlu tarafından hazırlanan yedi kitaplık dizinin ilk beş kitabı çıktı. Her bir kitap, yedi [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çalgıcı kedisi Pırtık

May 10, 2010

Hiç kedi dostunuz oldu mu? Benim çok oldu. Bir tanesiyle aynı evi de paylaşmıştık; adı Çavuş’tu. Fantastik bir hayvandı. Çok güçlü bir karakteri vardı. Sevdiği ve sevmediği şeyleri çok net belli ederdi. Üstelik mizah duygusu olan bir kediydi Çavuş. (Kedi mizahtan ne anlar demeyin, gerçekten anlıyordu.) Özgürlüğü seçip gittiğinde çok üzülmüştüm. Sonra sokakta da pek [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bebek kitapları hakkında bilinmesi gereken gerçekler

May 7, 2010

Ben geçen hafta bugün hala oldum! Hepimiz heyecan içindeyiz. İçimiz tanımlayamadığımız tuhaf bir sevgiyle dolup taşıyor. Yanı başınızda mis kokulu bir tombul bıdığın olması hoş bir his. Tabii bu arada annem, kurulan bebek kampı için abimlere gitti. Evimizin direğini resmen kaptırdık. Evde Yıldıray’la kalakaldık. “Annemi geri kapmak için bebek mi yapsak acaba?” diye düşünürken, aklım [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mezarlık Kitabı

May 6, 2010

Bir seferinde, rüyamda, ölmüş bir yakınımın içinden geçtiğimi görmüştüm. Çok tuhaf bir histi. O, bana doğru yürüyordu. Ben koştum ve içinden geçeceğimi bilerek atladım. Bedeni önce içe doğru esnedi, gerildi ve baskıyı daha fazla karşılayamayıp beni içine aldı. İçinden geçmem kısacık bir an sürdü. Sırtı dışa doğru esnedi, gerildi ve dışarı çıktım. Sanki kalın bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

Dolap kapaklarının ardına kaç dünya gizlenir?

May 5, 2010

Tozlu, sıcak ve kasvetli bir kasaba hayal etmenizi istiyorum. Burası Kansas’ta bir yer. “Oz Büyücüsü“nde Dorothy’nin yaşadığı yerleri hatırlamanız belki işinizi kolaylaştırır. Donuk, ruhsuz, hiçbir özelliği olmayan bir kasaba… Şimdi bir de bu kasabaya gelmiş, yapayalnız bir oğlan çocuğu düşünün. Bu şehirli çocuk bugüne kadar “günümüzün moda yaklaşımlarıyla” büyütülmüş. Üstüne aşırı titrenmiş, fazla korumacı yöntemlerle [...]

Share
DEVAMI BURADA

Çağın Hastalıklarından “Zamansızlık” Üzerine Bir Çocuk Kİtabı

May 4, 2010

Adını anımsayamadığım tanınmış yerli bir psikolog “Bizim için eskiden zaman saat başı, buçuk ve çeyrek kala/geçe diye ölçülürdü. Hangi ara 17:40’lara, 11:10’lere geçtik, bilmiyorum,” diye yazmıştı. Bir de, bir televizyon reklamı anımsıyorum: İşi gücü yolunda bir çekirdek aile; baba sabah sporunu yaparken anne kahvaltıyı hazırlıyor, evin küçük kızı annesine yardım ediyor. Kahvaltıya oturuyorlar, tam portakal [...]

Share
DEVAMI BURADA