Kedi Zen’den ne anlar?

by BANU on 27/05/2010

Ben kediler hakkında uzun uzun ahkam kesince, ablam elinde bir kitapla geldi ve “Ben bunca zaman sana bunu nasıl vermemişim?” diyerek “Varjak Pençe”yi elime tutuşturdu.  “Aa, bu da ne?” dedim. Çocuk kitabı mıydı? Yok canım, kapağını görünce Akif Pirinççi’nin “Felidae” kitaplarından biri gibi görünmüştü gözüme. Meğer çocuk kitabıymış. Üstelik ödüllü bir çocuk kitabı… Okumamak mümkün mü? Okumaya başladım ve okudukça keyif aldım “Varjak Pençe”den…

Bizim evde Uzak Doğu savaş sanatları pek bir sevilir. Uzak Doğu felsefesine dair elimize bir şeyler geçtikçe okuruz; tartışırız. Yok, geyik havasındaysak ve eğlenceli bir günümüzdeysek de Jackie Chan izleriz ya da ben kırmızı kuşak bir Hapkido’cuyla yaşadığım için kimi uygulamalara maruz(!) kalırım. Yine de kedinin teki bana zen felsefesine benzer bir şeyler anlatmaya başlayınca şaşırıverdim.

Varjak Pençe, Kontessa’nın korunaklı evinde, ailesiyle birlikte yaşayan bir Mezopotamya Mavisidir. Büyükbabası Yaşlı Pençe’den atası Mezopotamyalı Celal’in maceralarını dinleyerek büyür. Varjak da maceraya heveslidir. Ancak ailesi onun bu hevesini köreltmeye çalışır. Büyükleri onu ciddiye almaz; abisi ve kuzenleriyse onunla sürekli dalga geçer. Hem Varjak’ın gözleri diğerleri gibi yeşil değil, “tehlikenin rengindedir”. Varjak sürekli dışlandığını hisseder. Onu destekleyen tek kişi olan Yaşlı Pençe de artık çok güçsüz olduğu için aile liderliğini oğluna kaptırır.

Bir gün eve bir adam (Beyefendi) ve iki siyah kedi gelir. Varjak onların tehlikeli olduklarını, Kontessa’ya ve evdeki kedilere zarar vereceklerini hisseder. Hemen ailesinin yanına koşar. Ancak onu, çok masal dinlediği için yalan uydurmakla suçlarlar. Varjak’a sadece büyükbabası inanır.  Ne var ki o da çok yaşlı ve güçsüzdür. Siyah kediler ona saldırır. Büyükbaba Varjak’a kaçmasını ve “Celal’in Yolu”nu öğrenmesini söyler. Bahçeyi çevreleyen dev duvarın ardındaki dış dünyaya gitmeli ve bir köpek bulup getirmelidir. Beyefendi ve siyah kedilerini ancak böyle yenebilir. Ama en önemlisi “Celal’in Yolu”nu öğrenmelidir. Büyükbaba, Varjak’ın özgürlüğü uğruna kendini feda eder. Varjak tıpkı Celal gibi bir kahraman olmak istemektedir. Ama dışarıdaki dünya alışık olmadığı, son derece ürkütücü ve tehlikelerle dolu bir yerdir.  Bu yaşama alışmaya başlarken kendine iki arkadaş (Holy ve Tam) bulur. Kentin kedi çeteleri tarafında paylaşıldığını, kedilerin gizemli bir biçimde kaybolduğunu öğrenir. Zaman zaman rüyalarına giren Celal’den “Yol”u öğrenmeye başlar. Celal’in Yolu’nda yedi yetenek vardır: Açık Zihin, Farkındalık, Avlanmak, Yavaş Zaman, Hareketli Çemberler, Gölge Yürüyüşü, Kendine Güven.

Celal yürümeyi kesti ve pençelerini toprağın üzerine dimdik yerleştirdi. “Farkındalık,” dedi. “İkinci Yetenek. Eğer yaşamaya devam etmek istiyorsan, dünyanın içindeki yer şeyin farkında olmalısın. Ne olursa olsun, yiyecek bulmak, düşmanla dövüşmek ve hatta bir köpekle konuşmak için bile, bir şey yapmadan önce, her zaman karşındakinin ne olduğunu bilmelisin. Tahminlerde bulunma, gerçeklerden emin ol. Duyularını ardına kadar aç. Onları bir ağ gibi, geniş bir alana yay. Dünyayı gözlemle. Neye benzediğini, sesinin nasıl olduğunu. Hatta lezzetinin neye benzediğini.”

Bu kitap, Varjak Pençe’nin “Celal’in Yolu”nu öğrenmesi ve dönüşüm geçirip nasıl bir kahraman olduğunun hikayesi… Maceranın tadını kaçırmamak için burada susuyorum. Yol’u öğrenirken bir yandan dedesinin öğüdünü tutup bir köpek arayan Varjak’ın sonunda Kontessa’nın evinde nasıl bir sürprizle karşılaştığını da söylemeyeceğim. İlginizi çektiyse, bir de benim gibi kedileri seviyorsanız, alın okuyun derim.

Ben “Varjak Pençe”den çok keyif aldım. Özellikle Celal-Varjak konuşmalarının geçtiği sahnelerden. Kitabın tasarımı da ona göre yapılmış. Rüya sahnelerinde fonun rengi değişiyor; kendinizi bir anda düşsel bir Mezopotamya’da buluyorsunuz. Celal gerçek bir usta. Zen felsefesinin kıyılarında dolaşıyor. Radikal’deki bir yazıda “Varjak Pençe’nin Karate Kid’i andırdığı” yazıyor. Ne güzel bir tespit. Bu durumda Celal’i de Miyagi-San olarak düşünebiliriz.

“Öğret bana Celal.”

“Yavaş Zaman nefes almayla başlar,” diye açıkladı atası. “Öyleyse ilk önce nefes almayı öğrenmelisin. Nefes alışını say. Al, ver, al, ver. Gördün mü? Pek çok kedi gibi hızlı hızlı ve az nefes alıyorsun. Daha derin nefes al. Evet. Ciğerlerinin bütününü kullan. İyi. Şimdi say. Al-ki-üç, ver-ki-üç. Al-ki-üç, ver-ki-üç.”

Hafif hafif dalgalanan Dicle’nin kenarında oturdular, gitgide yavaş, daha da yavaş nefes alarak.

“Varjak Pençe” öyküsüyle, felsefesiyle, resimleri ve tasarımıyla çarpıcı bir kitap. Dünya çapında çok beğenilmiş ve çok sayıda baskı yapmış. Bir de ödül almış: 2003 Nestlé Smarties Altın Ödülü. “Varjak Pençe”yi Beyrut doğumlu yazar SF Said yazmış. Yazar yaşamını İngiltere’de sürdürse de, Doğu’nun gizemini kitapta yarattığı dünyanın ardına ustalıkla yerleştirmeyi başarmış. (Bu arada belirtmeliyim ki Mezopotamya Mavisi diye bir tür yok.)  “Varjak Pençe” Said’in ilk kitabı. Bu kitabın ardından bir de devam bölümü yazmış: “Kanun Kaçağı Varjak Pençe / The Outlaw Varjak Paw.” Bu kitap da 2007 Blue Peter Yılıın Kitabı ödülüne layık bulunmuş. Ama ne yazık ki henüz Türkçe’ye çevrilmemiş.

Çizimlere gelince… Çizimler için de uzun uzun konuşmak gerek. Kitaptaki desenler “Sandman” serisinin çizeri ve “Mirrormask” filminin yönetmeni Dave McKean’e ait.  Bana göre, kitabın ruhunu daha iyi tanımlayan çizimler olamazdı. McKean’in karanlık bir üslubu var. Hatta kitabı ilk gördüğümde çocuk kitabı olup olmadığı konusundaki şüphelerimi bu resimlere borçluyum. Ama okuyunca görüyorsunuz ki, başka bir üslup olamazmış zaten. Kitabın arka kapağında yazdığına göre SF Said ve Dave McKean ortalaşa bir sinema filmi yazıyorlarmış. Bu proje hayata geçti mi, ne zaman geçecek bilmiyorum (Wikipedia’ya göre şimdilik askıya alınmış). Kendi adıma, Varjak’ı beyazperdede izlemeyi isterim doğrusu.  İngiltere’deyse halihazırda bir müzikal olarak sahnelenmeye devam ediyor.

Gelelim yaş grubuna… Burada verilen okuma listesinde “Varjak Pençe”yi 16 yaş ve üzeri grubuna katmış.  Ama bence bu yaş biraz abartılı olmuş. Ben 9+’nın Varjak’ın maceralarını severek okuyacağını düşünüyorum. Amazon.com da beni doğrulayınca 9 yaş ve üzerinde karar kıldım. “Ve üzeri” kısmına istediğiniz yaşı ekleyin. Bence yetişkinler de keyifle okuyacaktır “Varjak Pençe”yi…

Hamiş 1: “ Varjak Pençe”nin web sitesi için tıklayın.

Hamiş 2: İstanbul’da oturuyorsanız Varjak Pençe’yi alabileceğiniz keyifli bir mekan önerim var: “Sarman Kitapçı”. Kalamış’tan Fenerbahçe yönüne giderken, hemen sağda… Tamamen kedi teması üzerine kurulu sevimli bir dükkan.

Bu kitap da ilginizi çekebilir:

Varjak Pençe
Özgün Adı: Varjak Paw
Yazan:SF  Said
Resimleyen: Dave McKean
Çeviren: Alp Saldamlı
Yaş grubu: 9+
Gün Yayıncılık, 2006,  256 sayfa
ISBN: 975-9046-41-5

Share

{ 7 comments… read them below or add one }

janet May 27, 2010 at 09:26

Günaydın Banucum,

Yazılarını hayranlıkla takip ediyorum. O kadar güzel bir anlatımın var ki! hatta işe gelir gelmez,ilk işim yahoo e-mailime bakmak oluyo..güne sizden gelen bilgilendirici mesajları okuyarak başlamak çok güzel. Diğer yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Yıldıray beye selamlar..

Sevgiyle kalın,

Sevgiler Janet

Reply

BANU May 30, 2010 at 23:12

Merhaba Janet,
Sana ve diğer okurların gününe güzel bir şeyler katıyorsak ne mutlu bize ve nice güzel şeye :) Sevgiler…

Reply

neslihan November 22, 2010 at 15:42

Teşekkürlerimi sunuyorum bu hoş yazı adına :)

Reply

lale November 26, 2010 at 11:42

çok güzel bi olmuş teşekkürler

Reply

Alp Saldamlı December 20, 2010 at 12:13

Merhaba Banu,

Varjak’ı pek çok edebiyat eleştirmeninden daha iyi anlamış ve çok daha başarılı bir biçimde anlatmışsın. Eminim bunda sevginin, fikri ve ruhani olgunluğun büyük payı var.

Varjak, dünya çapında önemli bir eser olduğu halde ve okuduğum en iyi çocuk/büyük kitaplarından biri olmasına rağmen Türkiye’de çok az sattı. Bunda büyük olasılıkla tanıtımının yeterince yapılamamasının da etkisi var. Elbette halkımızın fazla kitap okumaması da sebeplerden biri.

Bu nedenle, Varjak ile ilgili 2010 yılında bir yazı yayınlandığını, kitabın yeniden gündeme geldiğini görünce çok sevindim.

Bu eserin devamı olan ikinci kitap da aynı derecede şaşırtıcı. İlki temel felsefe eğitimini verdiğinden, ikincisinin nerelere uzanabileceği aklımda soru işaretiydi. Kitabı okuduğumda son derece şaşırdım. Yine, çocukların rahatlıkla anlayabileceği, son derece rahat üslubuyla, daha ileri felsefi konuları da aynı başarıyla, Matrix’vari aksiyon romanının içinde eritiyor.

İkinci kitabın çevirisine başlamış ve üçte birini bitirmiştim. Tam o sırada Yayınevi, kitabı yayınlamaktan vazgeçti. Nedeni elbette satışların azlığı. Yayınevinin bir kabahati yok aslında. Küçük bir yayınevi olduğundan, onların da birincil amacı varlığını sürdürebilmek. Yani ikinci kitabın çevirisi şimdilik beklemede. İleride filmi yapılırsa, bu kitap yine gündeme gelir ve belki o zaman ikincisini de Türkçe’ye kazandırabiliriz.

Sevgiyle yoğurulmuş yazın için tekrar teşekkürler.

Not: Bu arada, Varjak Pençe’yi iki farklı kapakla yayınladık. Ben diğer kapağı daha çok severim :)

Reply

BANU December 20, 2010 at 13:02

Merhaba Alp, güzel yorumun için teşekkür ederim. Güzel çevirin için de…
Yorumunu okurken, yarısında “Aa, ikinci kitap da mı yayımlandı yoksa?” diye heyecanlandım. Ama meğer sabırsızlık etmişim. Yorumunun devamını okuyunca büyük bir hayal kırıklığı yaşadım doğrusu. Çok heveslendim Varjak’ın devamı gelecek diye. Peki acaba çevirinin başka bir yayınevinden çıkma olasılığı yok mu? Yayın hakları meseleleri de var biliyorum ama bir fikir işte…
Varjak Pençe benim elime çok tesadüfi geçmişti. Böyle bir kitaptan haberdar olmamışım.O nedenle ikinci kapağı da bilmiyorum. O kapağın olduğu bir bağlantı adresi var mı bildiğin?

Reply

Alp Saldamlı December 20, 2010 at 13:14

Çeviriyi beğenmene sevindim. Yeptığım en sade fakat en zevkli işlerden biriydi.

Alternatif kapağı, aşağıdaki linki takip ederek görebilirsin:
http://www.idefix.com/kitap/varjak-pence-bu-kedi-dovusmeyi-ogrenmeli-cocuklar-icin-sf-said/tanim.asp?sid=R4GOPYBVSP1P18ZJZYPD

Kitabı başka bir yayınevi de çıkarabilir elbet. Fakat çok büyük yayınevleri dışında, hepsi mutlaka bir kâr/zarar hesabı yapacaktır.

Yine de bugün bazı yayınevlerinin yaptığı tarzda yoğun reklam kampanyalarıyla, ben bu kitabın da çok satacağına inanıyorum, çünkü kitap zaten çok iyi. Fakat yazında da bahsettiğin gibi, FARKINDALIK yok şu anda piyasada :)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: