Hiç kedi dostunuz oldu mu? Benim çok oldu. Bir tanesiyle aynı evi de paylaşmıştık; adı Çavuş’tu. Fantastik bir hayvandı. Çok güçlü bir karakteri vardı. Sevdiği ve sevmediği şeyleri çok net belli ederdi. Üstelik mizah duygusu olan bir kediydi Çavuş. (Kedi mizahtan ne anlar demeyin, gerçekten anlıyordu.) Özgürlüğü seçip gittiğinde çok üzülmüştüm. Sonra sokakta da pek çok kedi dostum oldu. Tek derdi camdan kaçak olarak bizim eve girip dolabıma girmek olan Nuri Alço, balkonumuza gelip yerleşen ve Nuri’yi yerinden eden yavru kedi grubu (Gümüş, Hımış, Kara ve Mernuş), koca göbek Emrah ve en son gözdem atölye kedisi Kuzu… Daha da say deseniz, size bir düzine kedi sayabilirim. Kısacası, kedileri çok severim. Onların varoluş biçimlerini ve dünyaya yaklaşımlarını severim. Pırtık Tekir’i de işte bu yüzden pek bir tutuyorum doğrusu.

Pırtık Tekir ve Çalgıcı Hüsnü harika bir ikilidir. Hüsnü gitarını çalar, kedisi de miyav miyavlarıyla ona eşlik eder ve böylece geçinip giderler. Pırtık Tekir bir gün gezmeye çıktığında hayatının aşkı Karpati ile karşılaşır. Onlar aşklarını yaşaya dursun, kapkaççılar Hüsnü’nün bahşişlerini biriktirdiği kasketini kaparlar. Hüsnü de onları yakalamak için koşarken düşünce kendini hastanede bulur. Pırtık Tekir geri döndüğünde Hüsnü yerinde değildir. Bekler, bekler, aradan bir hafta geçer, Hüsnü gelmez. Dolaşmaya çıkan Karpati, Pırtık Tekir’in sefil halini görünce onu alıp evine götürür.

Hüsnü hastaneden çıkıp, Pırtık Tekir’le hep çaldıkları yere gittiğinde orada başka bir grubun müzik çaldığını görür. Pırtık Tekir’den de iz yoktur. Öte yandan, Pırtık Tekir’in artık bir karısı ve çok meşgul bir yaşamı vardır. Yine de rüyalarında hep sevgili dostunu görmeye devam eder. Günün birinde Karpati ile Pırtık Tekir’in yavruları olur. Pırtık Tekir yavrularını onlara şarkı söyleyerek büyütür. Zamanı geldiğinde, ilk iki yavru kendilerine güzel birer yuva bulur; ama sesi çok çıktığı için kimse Pırtık Tekir’in hık demiş burnundan düşmüş kopyası Cimcim Tekir’i almak istemez.

Artık tam bir ev kedisi olan, fakat Hüsnü’yü düşünmekten vazgeçmeyen Pırtık Tekir, Karpati ve Cimcim Tekir’e Hüsnü’yü aramaya gideceğini söyleyip yollara düşer. Gece gündüz tüm kenti dolaşır. Cimcim Tekir’in onu gizlice izlediğini fark etmez. Sonunda tanıdık bir ses duyar. Hüsnü ile en sonunda buluşur ve yeniden şarkı söylemeye başlarlar. Pırtık Tekir bu sefer de evinden, ailesinden uzak kaldığı için üzgündür. Tam o sırada Cimcim Tekir ortaya çıkıverir ve koca bir miyavlamayla “Ben olayım çalgıcının kedisi,” der ve olur da. Herkes de mutlu olur. Pırtık Tekir, Karpati, Cimcim Tekir ve Hüsnü…

Nasıl? Sizce de bir Türk filmi hikayesi gibi değil mi? Ben okurken çok eğlendim. Öyküde uzun bir süreç var. Aslında yaşamın akışı anlatılıyor. Yaşam yerinde saymaz. Yaşamın sürekli bir ilerleyişi vardır. Akışkandır; inişli çıkışlıdır; güzel ve kötü, mutlu ve üzücü yanları vardır. Yaşam değişim demektir. Pırtık Kedi’de işte tüm bunlar var. Bu kitap, keyifli öyküsü ve güzel resimleri için okunabilir. Ama bu kitap aynı zamanda içinde barındırdığı kavramları tartışarak da okunabilir. Pırtık Kedi kitabını kucağınıza alıp, çocuğunuzla duygular, ilişkiler ve yaşam hakkında konuşabilirsiniz. Hayvanlar, evcil hayvanlar ve kediler hakkında da konuşabilirsiniz. Evcil hayvanınız kaçtıysa ve çocuğunuz buna çok üzüldüyse, Pırtık Tekir örneği üzerinden, kendi hayvanınızın şu an neler yapıyor olabileceğiniz konuşup içinizi rahatlatmanız da mümkün.

Şu ana kadar bahsetmedim ama resimlere bakınca bunların Axel Scheffler’in elinden çıktığını anlamış olmalısınız. Daha önce de kitapları hakkında yazdığım Julia. Donaldson’ın bu kitabı da, tıpkı “Değnek Adam”  gibi İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkma. Bu sefer daha iyi bir çeviri olmuş. Resimler, detaylarıyla yine göz doyurucu. Öyküyü bir yana bırakıp, görsel anlatımın keyfine varabiliriz. (Bu arada resimlerin içine küçük bir “Tostoroman” oyuncağı ekleyerek bizim gibi hayran gruplarına hoş bir sürpriz yapmış A. Scheffler. Okuma bilmeyen çocuklar kitaptaki resimlerle Pırtık Tekir ve Hüsnü’nün öyküsünü rahatlıkla “okuyabilirler”. Okumaya yeni başlayanlar için de rahat ve akıcı bir metin var.

Sanırım Pırtık Tekir’in öyküsünden sonra, siz de sokağınızdaki diğer kedilerle takılan sarman, az aşağıdaki parkta gezinen kara kediye ya da şu sürekli yolunuza çıkan azman kediye daha farklı bir gözle bakacaksınız, ne dersiniz?

Yazarın diğer kitapları da ilginizi çekebilir:

Pırtık Tekir
Özgün Adı: Tabby McTat
Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Scheffler
Çeviren: Ali Berktay
Yaş grubu: 3+
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2009,  32 sayfa, ciltli
ISBN: 978-9944-88-634-5