Bebek kitapları hakkında bilinmesi gereken gerçekler

by BANU on 07/05/2010

Ben geçen hafta bugün hala oldum! Hepimiz heyecan içindeyiz. İçimiz tanımlayamadığımız tuhaf bir sevgiyle dolup taşıyor. Yanı başınızda mis kokulu bir tombul bıdığın olması hoş bir his. Tabii bu arada annem, kurulan bebek kampı için abimlere gitti. Evimizin direğini resmen kaptırdık. Evde Yıldıray’la kalakaldık. “Annemi geri kapmak için bebek mi yapsak acaba?” diye düşünürken, aklım kitap meselesine kaydı.

Daha önce bizden bebek kitaplarıyla ilgili de bir şeyler yazmamızı isteyen okurlarımız olmuştu. Sonra ben de kitapçı raflarını karıştırıp Pisi Kedi kitaplarını beğenip yazmıştım. Baktım ki bu bebek kitapları hayli ciddi bir mesele… Hazır, hayatıma yeni bir bebek dostum girmiş ve ilerleyen zamanda ona da bu kitaplardan alacakken, bari biraz daha araştırma yapayım deyip kolları sıvadım.

Uzmanlara göre, çocuğu kitapla tanıştırmanın yaşı yok. Henüz bebekken kitapla tanışmak, insanın dil becerilerinin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Bebek kitapları bezden, kalın kartondan ya da su geçilmez malzemeden yapılıyor. Kitaplar, bebeklerin bunları ağzına sokabileceği düşünülerek tasarlanıyor. Bazılarında bir tutamak, diş kaşıyıcısı ya da ses çıkaran bir parça da olabiliyor. Böylece kitap bebek için bir tür oyuncağa dönüşüyor. (İşte diş kaşıyıcılı bir örnek…)

Bebekler, kitaplarıyla oynarlarken birçok eylemde bulunuyorlar. Bu tip kitaplarda bulunan kapakları/kanatları açıp kapıyorlar; tüylü, parlak, kaygan vs. dokulu yüzeyleri elliyor, açıp kapıyorlar. Her kanadın altını açıp bakmak ayrı birer oyun… “Altında / içinde / arkasında ne varmış?” diye soru-cevaplarla tekrarlamalar yapılabiliyor. Bir yandan da –bu kitaplar her ne kadar birkaç sayfadan ibaret olsa da– “sayfa çevirme” alışkanlığı kazanıyorlar; farkında olmadan kitap imgesi zihinlerine yerleşiyor.

Bebekler onlara okunan ilk kitaplarında belli başlı sözcükleri, kafiyeli sesleri duyarlar. İlk kitaplar bebeğin işitme, görme ve dokunma duyularına hitap ediyor. Kendileri de resimlere bakıp, işaret edip, duydukları sesleri taklit ediyorlar. Bu durum, ileride, konuşmaya başladıkları zaman, onların konuşma becerilerini de etkiliyor.

Bebek kitaplarında genelde günlük yaşamda bebeğin sık sık karşılaştığı tanıdık nesnelerin resimleri olduğu için; bu kitaplar sayesinde bebeğin çevre algısı, sözcük bilgisi, sayı sayma becerisi gelişiyor. Renkler, hayvanlar, taşıtlar, meyveler vs. gibi günlük yaşama ilişkin kavramlar/ sözcükleri öğrenmeleri kolaylaşıyor.

Tutma, kavrama becerileri gelişmeye başlayan bebekler için hafif kitaplar seçmek önemli. Rahatça tutabileceği, taşırken zorluk çekmeyeceği, onun el ebadına uygun olan ürünler ideal… Tabii eğer kumaştan yapılmışsa, kolay yıkanabilir özellikte olması da önem taşıyor.

e-how’da altı ay ve daha küçük bebekler için siyah-beyaz kitaplar seçilmesi gerektiği yazıyor. Bunun nedeni, yüksek kontrastların çocuğun göz kaslarının gelişimine yardım etmesiymiş. Bu siyah-beyaz meselesini daha önce Blogcu Anne’nin yazılarından birinde de okumuştum. Halbuki ben daha önce bebeklerin canlı renklerle ilgilendiğini sanıyordum. Meğer tam tersiymiş.

Kuklalı kitaplar burada satılıyor mu bilmiyorum; hiç rastlamadım. Bu kitaplar sayesinde bebeğin dikkatini çekmek daha kolay olur. Kitap okumayı daha eğlenceli hale getirir. Sizin yaratıcılığınız doğrultusunda, her okuma seansında yeni bir oyun üretebilirsiniz. Aynı şekilde çocuğunuz da size “canlandırmalı” bir okuma yapabilir. Burada bazı örnekleri var.  Burada da parmak kuklalı (yanda) örnekler var.

Yumuşak kitaplarla ilgili şu adreste ve şurada birçok örnek görmek mümkün. Kendi kısa gezintimdeyse e-bebek’te , Mothercare’de ve İyi Cüceler’de farklı örnekler buldum. Ama yurtdışındaki kadar çok seçenek yok ne yazık ki. Öte yandan, kendi yumuşak kitabınızı da kolaylıkla yapabilirsiniz. (Bez kitaplarla ilgili bu güzel siteye de bir bakın derim.)

Gördüğünüz gibi, bu konu derya gibi… Ben sadece araştırma yaptım ve paylaştım. Teorik bilgi tamam da işin pratik yanında çuvallıyorum. Henüz bir uygulama alanım (!) yok çünkü. Çocuğunu erken yaşta kitapla tanıştıran anne babalar; deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.

Share

{ 7 comments… read them below or add one }

Neşe May 7, 2010 at 10:23

Sekiz yeğenli bir teyze olarak bu duygunun nasılda coşkun, keyifli ve insanı sürekli hareketli kıldığını çok iyi bilirim.
Hayırlı uğurlu olsun bebeğiniz, sağlıklı ve huzurlu olsun, keyfi yerinde, zihni de güzel şeylerle meşgul olsun dileğim…
Çınar’ın sıfır yaşında kitaplarla başlayan tanışıklığının etkisini, 3-4 yaşlarına gelindiğinde açıkça görebildik.
Her yaş grubu çocuğa dayatılan ve bizimde kaçınılmaz olarak içine alındığımız-düştüğümüz herşeye karşı, o küçücük kitaplığın bir kalkan oluşturduğunu zamanla farkettik.
Artık o denli kaygılandırmıyor, korkunçkötüadamlar’ın olduğu çizgi filmler,….man’ler, vs’ler…
Çünkü bir süre sonra kendisi uzaklaşıyor bütün bunlardan. Hevesini çabuk alıyor ya da yetmiyor ona. Ama o alana girip biraz kirlenmesinde de bir sakınca görmüyoruz; çıkışını geciktirmediği sürece…
Aslolan ve sağlıklı gelişimi belirleyen, “çocuk ve kitaplık”
Bebeğinizle beraber çalışmalarınız keyifle sürsün, kolay gelsin…

Reply

cocuklacocuk May 8, 2010 at 01:22

benim için çok faydalı bir yazı olmuş. parmak kuklalı kitap hiç görmedim ben de, belki biz yaparız, handmade:)
Kitapların dil gelişimini geliştirdiğine bizzat kızımdan edindiğim tecrübe ile çok inanıyorum ama Nurturia ya konu olan bir nokta var, özgürannem burda ( http://ozguranne.blogspot.com/2010/05/anneler-markalar-bloglar-prima-premium.html ) bahsetmiş. Kafam karışık yani

Reply

Başak May 8, 2010 at 12:41

Parmak kuklalı kitap Playskool’un var Türkiye’de. Biz Çınar’a almıştık, ilk başta biraz korktu (5 aylıktı) ama sonra çok sevdi! Geçen hafta yeni kuzen 5.5 aylık Irmak’a götürdük, devir teslim yaptık :)

Kulaklıklı kitaplar Türkiye’de de çok aslında. Güzelleri Mothercare’de var (hem bez, hem hışırtılı, hem kulaklıklı). Ayrıca, Nuby’nin de kulaklıklı bez kitapları var. Ankara Smyk’tan, Joker’den, e-bebek’ten ve Mothercare mağazalarından edinebilirsiniz.

Çınar’ın en sevdiği oyuncağı, kitapları. Ben hep yaşına ve ilgi alanına uygun seçmeye çalıştım; ilgilenmedikleri konusunda ısrarcı olmadım. Daha şimdiden (19 aylık) bilinçli kitap tercihleri yapmaya başladı. Kitapları “öğretme” aracı değil, birlikte keyifli vakit geçirme aracı olarak görüyorum aslında. Biz birlikte, kucak kucağa oturup kitap okumaya bayılıyoruz mesela :)

Yazınızı küçük bebeği olan arkdaşlarıma yolluyorum şimdi! Yeninde elinize sağlık ve yeğeniniz için tebrikler!

Başak

Reply

BANU May 23, 2010 at 21:02

Sevgili Neşe, Çocukla Çocuk ve Başak, bebek yaşta kitapla tanışan çocuklarda kiatbın etkileri neler, birerbir gözlemleme şansınız olmuş. Ne şanslısınız. Ben sadece oturduğum yerden ahkam kesmekle yetiniyorum. Ama yakında yeğenime ilk kitabını armağan edeceğim ve gözlem yapmaya başlayacım. Bakalım neler olacak?

Çocuklaçocuk, Mothercare mağazasında parmak kuklalı bir kitap gördüm ben. Ama kendi kitabını kendin yapmak da güzel ve ucu açık, son derece yaratıcı bir fikir.

Özgür Anne’nin yazdığı ve Nurturia’da yapılan tartışmalara gelince (Hepsini uzun uzun ve sakin kafayla ancak okuma fırsatım oldu)öne sürülen teori bana çok anlamsız geldi. Zaten Nurturia’daki çoğu kişi de benzer bir şey düşünmüş. Haydi çocuğu tv’den uzak tutalım kabul de… Kitap yaşamımızda varsa (hem de yoğun olarak varsa), bunu neden çocuklardan esirgeyelim ki? Zaten etrafında birçok nesneyi görüp tanımaya başlayan, koskoca bir dünyayla çevrili bebek, kitabın iki boyutluluğuna mı takılıp kalacak? Ben çocuk gelişim uzmanı değilim ama sağduyum bana böyle diyor, ne yapayım…

(Konuyu merak edenler Nurturia’daki tartışmanın linkini de vereyim: http://www.nurturia.com.tr/questions/f9cfdd5a-e233-47ca-ac7a-9d2700bd8cf3/1/kitap-yerine-3-boyut)

Hem

Reply

gulum September 23, 2010 at 12:55

Kızım şu an 2 yaşına girmek üzere. Asya’ya doğduğu günden beri yumaşak ve sert kitaplar aldık. En güzel Galt’ın renkli hışırdayan kitapları ile İşbankası’ndan çıkan “Pisi Kedi” serisi ile oynadı ve okudu.
Bebekken puşetinin önüne seyredebileceği şekilde kitabı açık bıraktığım, kitabı seyrederken uyuyakaldığına şahit oldum. Biraz ayaklandıktan sonra onu kitapçıya götürüp kitapları eline verip tepkilerini ölçerek kitap almaya başladım. Bana güzel gelen ona hiç de ilgi çekici gelmeyebiliyor. Mesela şimdiki favorimiz Tilda Elmaçekirdeği serisi. Şimdi kütüphanemizin en alt rafı ona ait ve istediği kitabı seçip kendi kendine vakit geçirebiliyor. Az resimli, hikaye kitaplarını da benim elime tutuşturup okumamı istiyor. Başta bizi gören pek çok insan benimle dalga geçti “daha bebek, ne anlar” diye. Hiç bir sakıncasını görmedim daha.
Bu arada, 2 boyutu algılamadıklarına deneyimlerim yüzünden inanmıyorum. Evin duvarlarında bol miktarda tablo, resim vardır. Gerçekten bebekken siyah- beyaz resimler ilgisini çekiyor ama belli zaman içerisinde renkli olanlara da ilgi gösteriyor. Bebekken ağladığında resimlerin önünde durup, onlarla ilgili hikaye anlatıp sakinleştirdiğim çok olmuştur.

Sevgiler

Gülüm

Reply

Meltem November 28, 2010 at 20:25

Biz 4,5 aylık oğlumla İkea’nın bu kitabını çok seviyoruz. Her seferinde değişik hikayeler anlatma imkanı da var.
http://www.ikea.com/gb/en/catalog/products/70132728
İstanbul’daki İkea’da da var, internet linki olmadığı için İngiltere’yi ekledim.

Reply

minadeniz April 30, 2013 at 21:53

mina doğduğundan beri kitap okuyoruz. burada fotoğrafını yayınladığınız bir yönü siyah beyaz arkası renkli kitapla başladık kumaş ve siyah beyaz diye aldık. etrafını doğduğundan beri izlemeye meraklı börülcemiz kitaba bakıyordu biz de sesler çıkarıp dokunuyorduk bir süre sonra sayfadaki çiçeğe daha uzun baktığını sonrasında çiçeği görünce gülmeye başladığını gözlemledik. o çiçeğe güldükçe biz şarkılar söylüyor elimizde kitap dans ediyorduk. 3 aylıkken 3 yaş kitaplarını okumaya başlamıştık bile. şu an günün pek çok bölümünde elinin altında emekleme mesafesinde her yerde olan kitaplardan alıp bize getirip okumamızı istiyor

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

{ 1 trackback }

Previous post:

Next post: