Ben geçen hafta bugün hala oldum! Hepimiz heyecan içindeyiz. İçimiz tanımlayamadığımız tuhaf bir sevgiyle dolup taşıyor. Yanı başınızda mis kokulu bir tombul bıdığın olması hoş bir his. Tabii bu arada annem, kurulan bebek kampı için abimlere gitti. Evimizin direğini resmen kaptırdık. Evde Yıldıray’la kalakaldık. “Annemi geri kapmak için bebek mi yapsak acaba?” diye düşünürken, aklım kitap meselesine kaydı.

Daha önce bizden bebek kitaplarıyla ilgili de bir şeyler yazmamızı isteyen okurlarımız olmuştu. Sonra ben de kitapçı raflarını karıştırıp Pisi Kedi kitaplarını beğenip yazmıştım. Baktım ki bu bebek kitapları hayli ciddi bir mesele… Hazır, hayatıma yeni bir bebek dostum girmiş ve ilerleyen zamanda ona da bu kitaplardan alacakken, bari biraz daha araştırma yapayım deyip kolları sıvadım.

Uzmanlara göre, çocuğu kitapla tanıştırmanın yaşı yok. Henüz bebekken kitapla tanışmak, insanın dil becerilerinin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Bebek kitapları bezden, kalın kartondan ya da su geçilmez malzemeden yapılıyor. Kitaplar, bebeklerin bunları ağzına sokabileceği düşünülerek tasarlanıyor. Bazılarında bir tutamak, diş kaşıyıcısı ya da ses çıkaran bir parça da olabiliyor. Böylece kitap bebek için bir tür oyuncağa dönüşüyor. (İşte diş kaşıyıcılı bir örnek…)
Bebekler, kitaplarıyla oynarlarken birçok eylemde bulunuyorlar. Bu tip kitaplarda bulunan kapakları/kanatları açıp kapıyorlar; tüylü, parlak, kaygan vs. dokulu yüzeyleri elliyor, açıp kapıyorlar. Her kanadın altını açıp bakmak ayrı birer oyun… “Altında / içinde / arkasında ne varmış?” diye soru-cevaplarla tekrarlamalar yapılabiliyor. Bir yandan da –bu kitaplar her ne kadar birkaç sayfadan ibaret olsa da– “sayfa çevirme” alışkanlığı kazanıyorlar; farkında olmadan kitap imgesi zihinlerine yerleşiyor.

Bebekler onlara okunan ilk kitaplarında belli başlı sözcükleri, kafiyeli sesleri duyarlar. İlk kitaplar bebeğin işitme, görme ve dokunma duyularına hitap ediyor. Kendileri de resimlere bakıp, işaret edip, duydukları sesleri taklit ediyorlar. Bu durum, ileride, konuşmaya başladıkları zaman, onların konuşma becerilerini de etkiliyor.
Bebek kitaplarında genelde günlük yaşamda bebeğin sık sık karşılaştığı tanıdık nesnelerin resimleri olduğu için; bu kitaplar sayesinde bebeğin çevre algısı, sözcük bilgisi, sayı sayma becerisi gelişiyor. Renkler, hayvanlar, taşıtlar, meyveler vs. gibi günlük yaşama ilişkin kavramlar/ sözcükleri öğrenmeleri kolaylaşıyor.
Tutma, kavrama becerileri gelişmeye başlayan bebekler için hafif kitaplar seçmek önemli. Rahatça tutabileceği, taşırken zorluk çekmeyeceği, onun el ebadına uygun olan ürünler ideal… Tabii eğer kumaştan yapılmışsa, kolay yıkanabilir özellikte olması da önem taşıyor.

e-how’da altı ay ve daha küçük bebekler için siyah-beyaz kitaplar seçilmesi gerektiği yazıyor. Bunun nedeni, yüksek kontrastların çocuğun göz kaslarının gelişimine yardım etmesiymiş. Bu siyah-beyaz meselesini daha önce Blogcu Anne’nin yazılarından birinde de okumuştum. Halbuki ben daha önce bebeklerin canlı renklerle ilgilendiğini sanıyordum. Meğer tam tersiymiş.

Kuklalı kitaplar burada satılıyor mu bilmiyorum; hiç rastlamadım. Bu kitaplar sayesinde bebeğin dikkatini çekmek daha kolay olur. Kitap okumayı daha eğlenceli hale getirir. Sizin yaratıcılığınız doğrultusunda, her okuma seansında yeni bir oyun üretebilirsiniz. Aynı şekilde çocuğunuz da size “canlandırmalı” bir okuma yapabilir. Burada bazı örnekleri var.  Burada da parmak kuklalı (yanda) örnekler var.

Yumuşak kitaplarla ilgili şu adreste ve şurada birçok örnek görmek mümkün. Kendi kısa gezintimdeyse e-bebek’te , Mothercare’de ve İyi Cüceler’de farklı örnekler buldum. Ama yurtdışındaki kadar çok seçenek yok ne yazık ki. Öte yandan, kendi yumuşak kitabınızı da kolaylıkla yapabilirsiniz. (Bez kitaplarla ilgili bu güzel siteye de bir bakın derim.)

Gördüğünüz gibi, bu konu derya gibi… Ben sadece araştırma yaptım ve paylaştım. Teorik bilgi tamam da işin pratik yanında çuvallıyorum. Henüz bir uygulama alanım (!) yok çünkü. Çocuğunu erken yaşta kitapla tanıştıran anne babalar; deneyimlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.