April 2010

Hayali bir arkadaş ile anlaşılmak isteyen bir çocuğun öyküsü

April 20, 2010

Son zamanlarda Türk yazarlardan çok güzel çocuk kitapları okuyorum. Geçenlerde zavallı Aslı’nın başına gelen maceralardan söz etmiştim. “Şimugula” ile bu kez Levent’in başından geçenleri okudum.

Share
DEVAMI BURADA

Değnek Adam’ın başına gelenler…

April 19, 2010

Yoğun geçen bir haftaydı. Böyle zamanlarda kendime armağan vermeyi severim. Ben de hafta sonu gittim ve ne zamandır zihnimin kuytu köşelerinden “Beni al, beni al!” diye fısıldayan “Değnek Adam”ı aldım. Değnek Adam’ı okumuştum ve biliyordum. Ama hani bazı kitaplar vardır ya, sizde de olmasını ille ister durursunuz. İşte Değnek Adam benim için o kitaplardan biri…

Share
DEVAMI BURADA

Küçük Kara Koyun

April 16, 2010

“Küçük Kara Koyun”u ilk ne zaman okudum, nasıl aldım, nereden aldım, hiç hatırlamıyorum. Hatta bu kitabın varlığını da neredeyse tamamen unutmuşum. Geçenlerde küçük kitap etajerimizin parmaklıkları arasından görünüverdi bir anda. Sanki o ana kadar orada değildi kitap. Sanki “Ben buradayım; unuttun mu yoksa? Beni de oku!” der gibiydi. Dayanamadım, aldım; hemen ayaküstü orada bir okudum. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bugün Görmezden Geldiğin Atıklar, Yarın Poponu Tırmalar!

April 15, 2010

Çocukken, bir masa ayağının arkasına saklanılabildiğini zannederdim. Nasıl mı? Her kimden saklanıyorsam, onunla arama masanın bir ayağını alır, yüzümü yaklaştırır, bir gözümle dosdoğru masa ayağına bakarken diğerini kapardım. Kısa süre sonra bu tekniği geliştirdim. Artık, bir Ninja gibi, istediğim zaman görünmez olabiliyordum. Zira aynı anda iki gözümü de kapayabildiğimi keşfetmiştim. Ben onları görmediğime göre, onlar [...]

Share
DEVAMI BURADA

Saldırgan Çocuğun İletişim Arzusu: Kalebozan/Kaleyapan Karlo

April 14, 2010

Saldırganlığın, oyunbozanlığın bir iletişim aracı olması olasılığı beni her zaman şaşırtmıştır. Biraz tersten bakarsak, iletişim kurma, kendini ifade etme zorluğu çeken, özgüven sorunu yaşayan kişilerin bu zorluğu saldırgan tavırlarla aşmaya çalışmaları, mantıksız da olsa, aslında ne büyük bir çaresizliğin ifadesidir! Eva Montanari’nin “Kalebozan Karlo” adlı kitabında, söz konusu dertten mustarip bir çocukla tanışıyoruz.

Share
DEVAMI BURADA

İçinizdeki insan varlığınızın yüzde kaçını oluşturuyor?

April 13, 2010

Normal, hatta sıradan bir yaşantınız var. Kendi halinde bir ailenin üyesisiniz; okula gidip geliyorsunuz. Sonra bir gün birileri çıkageliyor ve diyorlar ki “Sen aslında sandığın kişi değilsin.” Hatta öğreniyorsunuz ki siz kendiniz değilsiniz. Siz bir başkasısınız; içinizde sizin hiç tanımadığınız başka biri var. Ne yaparsınız? Hayatınız alt üst mü olur; yoksa durumu kabullenip o şekilde [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bugün hayal kuracaktım…

April 12, 2010

Önceki hafta, sevgili arkadaşımız Gökçe aradı. Müjdeyi telefonda verdi. Sonra dört gözle kargoyu beklemeye başladık. İki gün sonra müjdenin kendisi elimizdeydi. Kitabın üzerinde “Bugün Hayal Kuracaktım” yazıyordu ve hemen altında da Gökçe Ateş Aytuğ yazıyordu. Yaşasın! Arkadaşımın kitabını okumayı aceleye getirmek istemediğim için biraz bekledim. O sırada okuduğum kitapları bitirdim ve sıra Gökçe’nin kitabını okumaya [...]

Share
DEVAMI BURADA

Hayal ediyorum, hayal ediyorsun, hayal ediyoruz

April 9, 2010

Ben dört beş yaşlarında bir veletken, bir tane Loewe marka televizyonumuz vardı. Hayrandım kendisine. İçindekilere değil; ama dışına… Bu Loewe aletin meşe rengi bir kasası vardı. Ekran bu kasaya yerleştirilmişti; önde de sürgülü bir kapağı vardı. Kapağı sürerek açardım; sonra sağdaki kocaman kocaman düğmelere sırayla basar, ardından bu düğmelerin bulunduğu kapağı açıp göstergelerle dolu bölümde [...]

Share
DEVAMI BURADA

Değişmek Mümkün mü? Karda Ayak İzleri…

April 8, 2010

Eskiden beri Japonlardan hoşlanırım. Bu durumu Barış Manço ne kadar etkilemiştir bilemiyorum ama başlangıcı kesinlikle Shogun dizisine dayanır. Ardından, ortaokuldayken okuduğum Şibumi adlı kitap gelir. Kurosava’ydı, Miyazaki’ydi derken… Kısaca, Japonlara karşı algım açıktır. Geçen Cumartesi, yine İyi Cüceler’in raflarını karıştırıyordum. Bir kısmı bildiğim, çoğuna aşina olduğum bir sürü renkli kitap kapağı… Yerli yazarlar, yabancı yazarlar, [...]

Share
DEVAMI BURADA

Gecemi aydınlatan ateş böceği misin?

April 7, 2010

Böcek gördüğünüzde “İğğk, ne iğrenç!” diyorsanız bu yazıyı okumayın. Çünkü az sonra bir böceğin başrolde olduğu bir öyküden söz edeceğim. Ben böcekleri pek severim (Tamam, tamam, çıyan ve kulağakaçanı ayrı tutalım ama!). Böceklerin fiziksel özellikleri hep ilgimi çekmiş ve bende hayranlık uyandırmıştır. Hele bazıları vardır ki, gerçek birer tasarım harikasıdır. Uğur böceğinin benekleri, karıncanın ağır [...]

Share
DEVAMI BURADA