Değnek Adam’ın başına gelenler…

by BANU on 19/04/2010

Tanıştırayım: Değnek Ailesi

Yoğun geçen bir haftaydı. Böyle zamanlarda kendime armağan vermeyi severim. Ben de hafta sonu gittim ve ne zamandır zihnimin kuytu köşelerinden “Beni al, beni al!” diye fısıldayan “Değnek Adam”ı aldım.

Değnek Adam’ı okumuştum ve biliyordum. Ama hani bazı kitaplar vardır ya, sizde de olmasını ille ister durursunuz. İşte Değnek Adam benim için o kitaplardan biri…

Artık hastalık derecesinde hayran olduğum, okumaya, bakmaya doyamadığım kitaplar yaratan Julia Donaldson-Axel Scheffler ikilisine ait bir kitap Değnek Adam… Daha önce da burada onların kitaplarından söz etmiştim. İkili, “Değnek Adam”da da akıcı bir öykü ortaya koymuş.

Değnek Adam, ormandaki bir ağaçta ailesiyle (Değnek Hanım ve üç çocuk) yaşayan bir ağaç dalı. Günün birinde sabah koşusunu yapmak için evden çıkar ve çıkış o çıkış! Başına gelmeyen kalmaz.

Bir köpeğin atıp tutuğu bir oyuncak olur. Köprüden değnek atma yarışmasında çocuklara oyuncak olur. Suya düşer; bir kuğunun yuvasına çer çöp olur. Yuvaya takılan bir kürekle kurtulur; önce denize, ardından bir kumsala sürüklenir. Kumsalda bir kumdan kaleye bayrak direği olur. Şövalye kılıcı, çanta askısı, kalem, yay, sopa ve bumerang olur. Kış gelir; bir kardan adama kol olur. Yılbaşı gelir ve sonunda hiçbir şey hissetmeyecek hale geldiğinde, şömine için odun olur.  Değnek Adam, şöminenin içinde yatarken (henüz ateş yakılmamıştır neyse ki), rüyasında ailesini görür. Sonra bir sesle uyanır. Ses, şömine bacasından gelmektedir. Değnek Adam hemen kendine gelip sesin sahibine yardım eder. Bu, Noel Baba’dır. Noel Baba’yı kurtarır, hediyeleri dağıtırken ona eşlik eder. Noel Baba en sonunda “Son bir ev kaldı,” der ve Değnek Adam’ı evine götürür. Ve böylece Değnek Ailesi kavuşur.

Görüyorsunuz değil mi? Zavallı Değnek Adam’ın başına gelmedik kalmıyor. Mutlu başlayan, sonra üzüntülerin eşlik ettiği büyük bir macerayla devam eden ve yine mutlu bir sonla biten bir kitap bu. Değnek Adam’ın başına gelen her olay, kısacık bir cümle ve ona eşlik eden güzel bir resimle sürüyor. Metin ve resimler birbirine paralel gidiyor. Diğer J.D.-A.S. kitaplarında olduğu gibi burada da hem anıtsal resimler, hem de ufak çerçeveler içinde sunulan resimler var. Olayların ya da anlatımın hızlandığı yerde resimler de küçük kareler ya da şeritler halinde yer alıyor. Tıpkı bir slayt gösterisi gibi… Okuru görsel bir yolculuğa çıkarmak için harika bir yöntem…

Resimlerin öyküyle paralellik taşıdığını söylemiştim. Ama hepsi bu değil. Her resim pek çok ayrıntıyla dolu. Her sahnenin geri planında birçok olay oluyor. Keyifle izlenebilecek pek çok günlük yaşam sahnesi var. Scheffler’in doğa tasvirlerindeki ustalığı da ayrıca söz edilmeye değer.

Beni az da olsa rahatsız eden tek şey, kitabın çevirisi oldu. Çeviri fena değil; ama yayınevi farklı olunca çevirmen de farklı biri olmuş. Yıldırım Türker’in Tostoraman’larda yarattığı lezzeti “Değnek Adam”da bulamadığımı söylemeliyim.

Peki bu keyifli hikayenin yanında “Değnek Adam” okura ne katıyor? Buna bakan bir çocuğa neler düşündürür? Öncelikle nesnelerin tek bir işlevlerinin olmasının gerekmediğini söylüyor bu kitap. Değnek Adam ya da herhangi bir obje, fark etmez… Duruma ve yere göre bambaşka anlamlar, işlevler, görevler kazanabilir. Tıpkı “Ay’a Yolculuk”ta Bebek Ayı’nın koliyi roket, kevgiri uzay başlığı yapması gibi…

Sonra bu kitapta “zaman” var. Belli bir süreç izliyoruz. Mevsimleri, mevsimlere göre mekanları görüyoruz.

Julia Donaldson-Axel Scheffler kitapları avlamaya devam edeceğim. Ufukta üç kitap daha var. Umarım yazarın daha başka kitapları da gelecekte dilimize çevrilir ve keyfimize keyif katar.

Yazarın diğer kitapları da ilginizi çekebilir:

Değnek Adam
Özgün Adı: Stick Man
Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Sheffler
Çeviren: Nevin Avan Özdemir
Yaş grubu: 3+
Türkiye İŞ Bankası Kültür Yayınları, 2008,  32 sayfa, ciltli
ISBN: 978-9944-88-340-5

Share

{ 24 comments… read them below or add one }

Neşe April 19, 2010 at 10:17

Her sabah, kitap eleştirinizi okumaya koyulmadan önce kitabın yazarı, çeviren ve yayınevi bilgilerine bakıyorum, kaçınılmaz bir alışkanlıkla.
Julia Donaldson’ı görünce, anlık bir heyecanla Y.Türker’i aradı gözüm…
İyi olurdu; seriye onunla devam edilirdi; hatta göz kapalı gidip temin edilirdi kitap…
Elbette bu haliyle de okumaya değer görünüyor.
Teşekkürler “Bir Dolap Kitap”,
kolay gelsin bir de…

Reply

Rayme April 19, 2010 at 13:15

Ben de keşke bu kitabı da Yıldırım Türker çevirseymiş diye düşünmüştüm. Popcore yayınlarından çıkan diğer kitaplardaki akıcılık, lezzet maalesef bu kitapta yok.Ama resimler yine şahane…

Reply

umur April 19, 2010 at 13:21

Sevgili Banu,
Değnek Adam’ı beğenmene sevindim. Değnek Adam, bizim ilk favori kitabimiz. Hani okumaktan yıprattığımızı söyleyebilirim. Julia Donaldson-Axel Scheffler’ın diğer kitaplarını daha sonra kesfettik. Ceviri konusunda tamamen sana katılıyorum. Aynı seriden Nohut Oda Bakla Sofa’yı ve Pırtık Tekir’i de siddetle oneriyorum.
Kucak dolusu sevgiler

Reply

berna April 20, 2010 at 09:11

İzmir’deki kitap fuarında Değnek Adam’ı aradım dün. Ama İş bankası Yayınları’nın standında, baskısının kalmadığını, yeni baskı yapıldığını söylediler :( Oysa tam burada okuyup, hevesle listeme eklemiştim…

Reply

BANU April 20, 2010 at 20:32

Neşe, demek burada yavaş yavaş bir Julia Donaldson hayranları grubu oluşturuyoruz.
Rayme, haklısın. Y. Türker olmasa da kitabı okumaya değer. Resimleri bile yeter.
Umur, sitene koyduğun videodan sonra, Ada’nın Değnek Adam’ı nasıl okuduğunu hayal edebiliyorum. :) Pırtık Tekir’i aldım sonunda; önümüzdeki günlerde yazacağım. Ama Nohut Oda Bakla Sofa’yı yine bulamadım kitapçıda; bir başka bahara kaldı.
Berna, fuarda umarım başka güzel kitaplar bulmuşsundur. Değnek Adam’ın baskısının kalmaması sevindirici aslında. Ülkemizde çocuk kitaplarının yeni baskılar yapması iyi bir haber.

Reply

BAŞAK KÜÇÜK December 9, 2010 at 21:36

Merhaba Banu,
Biz senin anlatımından sonra ilk olarak Ejderha Zogi’yi almıştık Julia Donaldson’ın kitaplarından, geçen hafta da Değnek Adam’ı aldık. Zogi’ye bayılıyoruz, şiir gibi akıyor hikaye. Değnek Adam ise gerçekten de çevirisi ile garip geliyor okurken bile. Ama yine de çok güzel, resimlerine bile doyamıyoruz oğlum da ben de. Sanırım en favori iki kitabımız olacaklar. Bulabilirsek eğer J. Donalson’ın diğer kitaplarını da almak istiyoruz ama İş Bankası Kültür Yayınları’nın Beyoğlu’ndaki yerinde bile yoktu haftasonu hiçbiri. Umarım en kısa zamanda diğer kitapları ile de tanışırız çünkü senin gibi olduk, ille de beni al diyor kitaplar bize. :-) ))

Reply

BANU December 13, 2010 at 11:21

Başak – Gerçekten de bulunamayabiliyor kitaplar. Ben de “Minik Balık”ı bulamıyorum ne zamandır. Geçenlerde okurlarımızdan Umur’dan haber geldi. İş Bankası Minik Balık’ın 2. baskısını yapmış. İlk fırsatta edinip okumak istiyorum. Julia Donaldson kitaplarında şeytan tüyü var. Donaldson gerçekten çok eğlenerek yazıyor, Scheffler de eğlenerek çiziyor ve bu sevgi aynen yansıyo kitaplara.

Reply

rayme December 13, 2010 at 12:02

Minik Balık’ı aldım çıkar çıkmaz ben de. son dönem favorimiz oldu hemen… Kadıköy’deki İş Bankası yayınlarında var iki kitap da.

Reply

Fatoş December 17, 2010 at 17:03

Merhaba

Tavsiyeniz üzerine aldığım kitaplardan biri bu. Dün akşam elimize geçti ve tüm gün elimizdeydi. Çok beğendim ben. Aynı yazarın Tostoraman ve Nohut oda bakla sofa’sını da aldık. Ama benim favorim bu oldu. Belkide ciltli olduğundan. Ciltsiz olanlar çabuk yıprandığı için hoşuma gitmiyor. Çizimler çok güzel. Özellikle tüm sayfa resim dolu olan yerler çok hoş. Sizi hikayenin içine çekiveriyor. Elmer ve Hipopotamlar ile Ayağına Diken Batan Süper Karga’da diğer siparişlerimiz.
Yaşadığım yerde çocuk kitabı alacak yer olmadığından internetten sipariş etmek zorundayım ve tavsiyelerinizden çok yararlanıyorum. Çok güzel bir iş yapıyorsunuz. Teşekkür ederim. Oğlum ilk gün sevincini attıktan sonra kitapların hangisine ne tepki veriyor bloğuma yazacağım. Henüz 16 aylık ama çok sevdi hepsini de. Yani yaş sınırına takılmaya da gerek yok. Hikayeyi okuyamasakta resimleriyle çok eğleniyoruz biz.

Reply

Fatoş December 17, 2010 at 17:04

Bu arada Pırtık Tekir’ide çok istiyorum ama hiç bir yerde bulamadım :-( ( Sanırım tavsiyelerinizle herkes bitirmiş kitapları.

Reply

BAŞAK KÜÇÜK December 19, 2010 at 15:24

Merhaba Banu,
Değnek Adam’ı okurken içinde bir tostoromanın gizlenmiş olduğunu fark ettik. Sen de gördün mü? Axel Scheffler tarzı. :-) ))

Reply

BANU December 19, 2010 at 15:49

Rayme – Minik Balık’ı ilk fırsatta alacağım ben de.
Fatoş – Haklısın, kitapların ciltli olması, uzun ömürlü olmalarını sağlıyor. Özellikle küçük ellerde çok işe yarıyor ciltler. Çizimler ise şahane. Her seferinde yeni bir keşif yaptırıyor okura.
Başak – Hayır, bilmiyordum Değenk Adam’daki Tostoraman’ı. Şimdi hemen baktım. :) ve buldum! Peki sen “Pırtık Tekir”i almış mıydın? Alırsan bir Tostoraman sürprizi de orada var. Haydi bakalım, rastgele!

Reply

BAŞAK KÜÇÜK December 19, 2010 at 23:00

Biz maalesef bulamadık henüz diğer kitaplarını, bulduklarımızı almak için düşünmüyoruz bile. Alır almaz Pırtık Tekir’e de bakarız. :-) ))

Reply

rayme aksakallı December 20, 2010 at 14:46

minik balık da da var…

Reply

BAŞAK KÜÇÜK December 26, 2010 at 01:48

Evet “Minik Balık” bugün elimize geçti ve orada da bulduk Tostoroman’ı. Çok mutluyuz çooook.

Reply

denden March 12, 2011 at 20:42

Julia ve Axel ikilisi söz konusuysa akan sular duruyor. Can da ben de bayılıyoruz Julia’nın hikayelerine, Axel’in resimlemelerine. Hatta çevirisi olmayan kitapları yurtdışından getirtiyoruz.
“Değnek Adam” bir haftadır okuduğumuz kitaplardan biri. Gönül isterdi ki bu kitabı da Yıldırım Türker çevirsin.

Reply

ELif Ece Yürük Göksu March 28, 2011 at 09:03

:)
Değnek Adam bizim de favorilerimizden; Ceren; J.D. & A. S. ikilisinin her bir kitabına bayılıyor zaten. Cüce, Mağara Bebeği’ni sevemedi, farketti hemen bir gariplik olduğunu… :P
Minik Balık’daki Tostoraman’ı biz de “Aaaaa anne bak Tostoraman balığııı!” diye farketmiştik, ama Değnek Adam’daki Tostoroman’ı görmemiştim. Hemen bu akşam dikkatle inceleyeceğim.
İyi ki varsın Bir Dolap Kitap!!! :) Seviyoruz seni…
EG

Reply

BANU March 28, 2011 at 21:33

Minik Balık’taki Tostoraman’ı görmemiştim ben. Durun şimdi hemen bakıyorum!

Reply

ELif Ece Yürük Göksu March 29, 2011 at 08:56

Bulduk buldukkkk! Değnek Adam’daki Tostoraman’ı buldukkk… :)
“Anne bakkk benim Tostoraman’ımmm!!!” Cidden seviyoruz biz bu ikiliyi… :)
Sevgiler…
EG

Reply

güliz May 27, 2011 at 14:36

abartmıyorum, değnek adam ın her satırını 2500 kez okumuşumdur oğluma. tamam, abartıyorum ama yaklaşmıştık bu sayıya yemin ederim. minik balık ve pırtık tekir de en sevdiklerimiz arasında ama değnek adam ın yeri başka. hatta doruk abartmıştı, kitabı okumadığımız zamanlarda geyiğini yapıyorduk. anneee, değnek adamla ilgili şaka yapsana. değnek adaaaam, babannesi ve dedesiylee bir gökdelenin en üst katında oturuyormuşş…böyle gider..

Reply

Fatoş May 27, 2011 at 15:35

Bizde değnek adam fanatiğiyiz. Legolarla değnek adam ailesi yapıyoruz.Gününe göre kah parka gidiyorlar, kah yemek yiyorlar, kah okula gidiyolar :-)

Reply

meral October 14, 2011 at 15:37

merhaba .. biz 2 yaşındaki kızım defneyle ilk olarak tostoramanla tanıştık … vee fanatiği olduk .. her hafta ya da 15 günde bir kadıköydeki katpcımıza kızımla gidiyoruz.. vee yeni bir julia donaldson kitabı alyoruz.. tostoramanın yavrusu. kasabanın en şık devi.. nohut oda bakla sofa . değnek adam ve son olarak da maskeli fare.. . ktaplar müthiş. bende çok keyif oluyorum okurken ..ama bence yıldırım türker çevirileri eşsiz ….biz defneyle j.d. ve a.s. hayranıyız :) )

Reply

oip October 16, 2011 at 21:22

bu kitabı her gece okuyoruz. ne yalan söyliyeyim, oğlumdan çok kendim için okuyorum, bayılıyorum:)) hikaye de, çizimler de çok tatlı

Reply

tuba-defne November 11, 2011 at 13:23

Defne Değnek Adam’ı ilk okuduğumuzda ”Aaaa George da burdaymış ”dedi,deniz kenarındaki bölümü okurken beni düzeltiyor ”Baba değil,George diyeceksin ” diye.Biz de Julia Donaldson kitaplarında sürprizler bulmaya bayılıyoruz.Tabi çam ağacındaki Tostoroman’ı da hemen farkettik :)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

{ 1 trackback }

Previous post:

Next post: