Tanıştırayım: Değnek Ailesi

Yoğun geçen bir haftaydı. Böyle zamanlarda kendime armağan vermeyi severim. Ben de hafta sonu gittim ve ne zamandır zihnimin kuytu köşelerinden “Beni al, beni al!” diye fısıldayan “Değnek Adam”ı aldım.

Değnek Adam’ı okumuştum ve biliyordum. Ama hani bazı kitaplar vardır ya, sizde de olmasını ille ister durursunuz. İşte Değnek Adam benim için o kitaplardan biri…

Artık hastalık derecesinde hayran olduğum, okumaya, bakmaya doyamadığım kitaplar yaratan Julia Donaldson-Axel Scheffler ikilisine ait bir kitap Değnek Adam… Daha önce da burada onların kitaplarından söz etmiştim. İkili, “Değnek Adam”da da akıcı bir öykü ortaya koymuş.

Değnek Adam, ormandaki bir ağaçta ailesiyle (Değnek Hanım ve üç çocuk) yaşayan bir ağaç dalı. Günün birinde sabah koşusunu yapmak için evden çıkar ve çıkış o çıkış! Başına gelmeyen kalmaz.

Bir köpeğin atıp tutuğu bir oyuncak olur. Köprüden değnek atma yarışmasında çocuklara oyuncak olur. Suya düşer; bir kuğunun yuvasına çer çöp olur. Yuvaya takılan bir kürekle kurtulur; önce denize, ardından bir kumsala sürüklenir. Kumsalda bir kumdan kaleye bayrak direği olur. Şövalye kılıcı, çanta askısı, kalem, yay, sopa ve bumerang olur. Kış gelir; bir kardan adama kol olur. Yılbaşı gelir ve sonunda hiçbir şey hissetmeyecek hale geldiğinde, şömine için odun olur.  Değnek Adam, şöminenin içinde yatarken (henüz ateş yakılmamıştır neyse ki), rüyasında ailesini görür. Sonra bir sesle uyanır. Ses, şömine bacasından gelmektedir. Değnek Adam hemen kendine gelip sesin sahibine yardım eder. Bu, Noel Baba’dır. Noel Baba’yı kurtarır, hediyeleri dağıtırken ona eşlik eder. Noel Baba en sonunda “Son bir ev kaldı,” der ve Değnek Adam’ı evine götürür. Ve böylece Değnek Ailesi kavuşur.

Görüyorsunuz değil mi? Zavallı Değnek Adam’ın başına gelmedik kalmıyor. Mutlu başlayan, sonra üzüntülerin eşlik ettiği büyük bir macerayla devam eden ve yine mutlu bir sonla biten bir kitap bu. Değnek Adam’ın başına gelen her olay, kısacık bir cümle ve ona eşlik eden güzel bir resimle sürüyor. Metin ve resimler birbirine paralel gidiyor. Diğer J.D.-A.S. kitaplarında olduğu gibi burada da hem anıtsal resimler, hem de ufak çerçeveler içinde sunulan resimler var. Olayların ya da anlatımın hızlandığı yerde resimler de küçük kareler ya da şeritler halinde yer alıyor. Tıpkı bir slayt gösterisi gibi… Okuru görsel bir yolculuğa çıkarmak için harika bir yöntem…

Resimlerin öyküyle paralellik taşıdığını söylemiştim. Ama hepsi bu değil. Her resim pek çok ayrıntıyla dolu. Her sahnenin geri planında birçok olay oluyor. Keyifle izlenebilecek pek çok günlük yaşam sahnesi var. Scheffler’in doğa tasvirlerindeki ustalığı da ayrıca söz edilmeye değer.

Beni az da olsa rahatsız eden tek şey, kitabın çevirisi oldu. Çeviri fena değil; ama yayınevi farklı olunca çevirmen de farklı biri olmuş. Yıldırım Türker’in Tostoraman’larda yarattığı lezzeti “Değnek Adam”da bulamadığımı söylemeliyim.

Peki bu keyifli hikayenin yanında “Değnek Adam” okura ne katıyor? Buna bakan bir çocuğa neler düşündürür? Öncelikle nesnelerin tek bir işlevlerinin olmasının gerekmediğini söylüyor bu kitap. Değnek Adam ya da herhangi bir obje, fark etmez… Duruma ve yere göre bambaşka anlamlar, işlevler, görevler kazanabilir. Tıpkı “Ay’a Yolculuk”ta Bebek Ayı’nın koliyi roket, kevgiri uzay başlığı yapması gibi…

Sonra bu kitapta “zaman” var. Belli bir süreç izliyoruz. Mevsimleri, mevsimlere göre mekanları görüyoruz.

Julia Donaldson-Axel Scheffler kitapları avlamaya devam edeceğim. Ufukta üç kitap daha var. Umarım yazarın daha başka kitapları da gelecekte dilimize çevrilir ve keyfimize keyif katar.

Yazarın diğer kitapları da ilginizi çekebilir:

Değnek Adam
Özgün Adı: Stick Man
Yazan: Julia Donaldson
Resimleyen: Axel Sheffler
Çeviren: Nevin Avan Özdemir
Yaş grubu: 3+
Türkiye İŞ Bankası Kültür Yayınları, 2008,  32 sayfa, ciltli
ISBN: 978-9944-88-340-5