March 2010

Tılsımlı bir dünya daha tanıdım.

March 19, 2010

Her şey geçtiğimiz ay, kitapçının birinde, rafların önünde korkunç çelişkiler yaşamamla başladı. “Ne alsam, ne alsam?” diye bakınırken gördüm “Tılsım” kitaplarını… Önce kapakları seslendi bana “Buradayız, buradayız!” diye. Sonra ilk cildin arka kapağını gördüm ve o anda vuruldum. Ama diğer yanda, almak için ayırdığım başka kitaplar vardı. “Onlar mı, bunlar mı?” diye seçim yapmam gerekiyordu. [...]

Share
DEVAMI BURADA

Mamutlu Börek

March 18, 2010

Yine kendimi İyi Cüceler’e attım. Kitap raflarında kendimi kaybetmiştim ki, yeni gelenlerin arasında duran bir kitap kapağı dikkatimi çekti: Neşeli bir mamut, koca bir turtanın üstünde zıplıyordu. Eğlenmeye başlamıştım bile!

Share
DEVAMI BURADA

Nedir bu kız çocuğunun alametifarikası?

March 17, 2010

Ben evin üçüncü ve en küçük çocuğuydum. Küçükken bunun çok talihsiz bir durum olduğunu düşünürdüm. Bir düşünsenize: Tepemde, bana sürekli ne yapmam gerektiğini söyleyen ve beni “ezen” iki büyük kardeş vardı. Sonradan, evin en küçüğü olmanın çok da kötü bir şey olmadığına karar verdim. Zaten bu hep böyle değil midir? İlk çocuğun hep deneylere kurban [...]

Share
DEVAMI BURADA

Viktoryen Dönemin Asi Ama Saf Ördeği Jemima

March 16, 2010

Bu hafta hangi kitap hakkında yazacağıma bir türlü karar veremedim. “Teunis” adlı bir kitapla boğuştum bir süre. En sonunda onu erteledim. Ardından pek hevesle elime aldığım, ne yazık ki hayal kırıklığına uğradığım bir kitapla uğraştım. Debelenip durduğumu gören Banu elime “Jemima Pamukördek’in Masalı” adlı kitabı tutuşturdu. Önce bir kanalda dönen tanıtımını izlemiştik: Bir kadın önündeki [...]

Share
DEVAMI BURADA

Bilgi bombardımanına hazır olun!

March 15, 2010

Gereksiz bilgilere bayılırım. Bu eski bir alışkanlık… Gereksiz bilgileri, beynim bir çöplüğe dönüşene kadar kafamın içine depolarım. Sonra da, söz gelimi zürafadan söz edilen bir sohbete dâhil olduysam, size pat diye “Zürafaların kalbi 60 kiloymuş, dili de siyah olurmuş,” diye gereksiz bir bilgi verebilirim. Bir buçuk yıl boyunca “Oyunbaz Sorular” adlı program için büyük bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

Şanslı mıyım Şanssız mı?

March 12, 2010

Siz de kendi kendinize soruyor musunuz şu soruyu: “O zaman öyle değil de böyle yapsaydım şimdi nasıl olurdu acaba?” Mesela o işten istifa etmeseydim ne olurdu? Şimdi müdür olurdum vallaha. İyi de, o işten istifa etmeyip de müdür olsaydım Bir Dolap Kitap için yazabilir miydim bakalım? Bilmek imkânsız elbette; ama insan bu soruyu sorduğu andaki [...]

Share
DEVAMI BURADA

Kendi yetmedi, bir de yavrusu çıktı!

March 11, 2010

Dünyanın en korkunç (!) canavarı Tostoraman’ın ne menem bir şey olduğunu daha önce yazmıştım. İlk kitabın kahramanı cin fikirli küçük fare, kıvrak zekası sayesinde Tostoraman’dan kurtulmayı başarmıştı. Böyle söylemesi kolay; ama bir tostoraman canavarının karşısına cesurca çıkmak öyle kolay bir iş değil. Ne de olsa söz konusu şahıs, korkunç sivri dişleri, yumru yumru dizleri, çapa [...]

Share
DEVAMI BURADA

Uykusuz Bir Gece

March 10, 2010

Babam fena horlardı. Akşamları televizyonun karşısına geçer, bir film açar ve koltukta uyuyakalırdı. Horlaması dayanılmaz hale gelince onu uyandırırdık. Asıl sorun herkes yatağına yatınca ortaya çıkardı. Ben yan odadan duyardım babamın horultusunu. Koltukta değil yatağında uyuyordu; gidip uyandıramazdım da. Babam horladığını asla kabul etmedi. Bu deneyimim sayesinde Bay Ayı’nın sorununu anladığımı sanıyorum: O akşam Ayı [...]

Share
DEVAMI BURADA

Şahane bir doğumgünü partisi!

March 9, 2010

Bir sevimli farenin peşine düşmüştüm. Onu başka bir macerada ararken, karşıma yepyeni bir kitapla çıkıverdi. Bu sevimli farenin adı “Tilda Elmaçekirdeği”. Adı gibi çıtı pıtı, sevimli mi sevimli bir fare. Fare deyip geçmeyin; ne kadar sevimli olabildiklerini bize defalarca kanıtladılar. İşin aslı, bir süredir “Biz Ayrılamayız!” adlı kitabın peşindeydim. Ama ne yazık ki kitapçılarda bir [...]

Share
DEVAMI BURADA

İngiltere’den bir demet çocuk kitabı

March 8, 2010

“Bir varmış, bir yokmuş… Çok da uzak olmayan sihirli bir ülkede, rafları harika öykülerle dolu bir Sihirli Kitaplık varmış.” Yok, yok… Söz konusu “Sihirli Kitaplık”ın bizim sevgili “Bir Dolap Kitap”ımızla ilgisi yok. Bu kitaplığı internette gezinirken buldum. Yukarıdaki cümleler, çocuk kitaplarıyla ilgili harika bir sitede yazıyor.

Share
DEVAMI BURADA