Kitap okumayı sevmeyen çocuğu anlama rehberi

by BANU on 26/02/2010

"Okumamıza Yardım Edecek 101 Yol" var mı gerçekten?

Çocuğunuz kitap okumayı sevmiyor mu? Önüne bir kitap koyduğunuzda okumamak için bin türlü bahane mi uyduruyor?

Mesele biraz daha karmaşık, biraz daha can sıkıcı da olabilir. Çocuğunuz küçükken kitaplara bayılıyordu. Her akşam uyumadan önceki okuma saatini iple çekiyordu. Sizin ona kitap okumanız için, hatta aynı kitabı tekrar okumanız için yalvarıyordu. Sonra çocuğunuz biraz büyüdü, okula başladı ve GÜM! Bir anda kitaplardan fellik fellik kaçan bir çocuğa mı dönüştü?

Aslında bu o kadar da büyük bir mesele değil. Çocuğunuz artık kitap okumayı sevmiyorsa onun gerekçelerini anlamanız gerekiyor.

  • Çocukların kitap okumayı sevmemesinin en bilinen nedeni ebeveynin kitapla kurduğu ilişkide yatıyor: Siz kitap okumuyorsanız, o da okumaz. Yapmadığınız bir şeyi ona yaptırmak istemenize doğal olarak sert bir tepki gösterecektir.
  • Burada biz bizeyiz. Açık açık konuşalım. Her kitap “okunası bir kitap” mı acaba? Piyasaya her ay onlarca yeni kitap çıkıyor. Bu kitapların bazıları okulların okuma programına alınıyor. Çocuklar da listelerindeki kitapları “zorunlu olarak” okumak durumunda kalıyorlar. Sevmediğiniz bir kitabı zorla okumak hoş bir duygu olmasa gerek.
  • Terazinin bir kefesinde kitaplar var. Diğer kefesindeyse bilgisayar oyunları, internet ve televizyon var. Bir yanda sözcükleri okuyup, kavrayıp, anlamlandırarak zihinde canlandırmanız gerekiyor. Diğer yanda her şey hazır: Hem görsel, hem işitsel, rengarenk bir ekran; zorlu bir rakip bence.
  • Çocukların günlük programları aslında hayli yoğun… Okula gidiyolar. Sonra bazen etüde kalıyorlar. Bir kurstan diğerine gönderiliyorlar. Arada kalan zamanlarda arkadaşlarıyla vakit geçiriyorlar. Ee? Sonra yatma vakti geliyor. Bunca işin arasında şimdi oturup bir de kitap mı okuyacaklar?
  • Okumaya yeni başlayan bir çocuğunuz varsa, ondan şu cümleleri duymanız olası: “Çok zor!” veya “Çok sıkıcı!” ya da “Bu kitap hiç eğlenceli değilmiş.”

    Çizgi romanlar, okumaya teşvik için iyi birer seçim...

Bu liste uzayıp gider. Gelelim önerilere… Başlıca amaç kitapları ve okumayı çocuğunuza cazip hale getirmek. Bunun için ufak tefek numaralar yapmanız gerek. Olsun. Bu işte başarıya giden her yol mübah. Biraz da ufaklığın suyuna giderseniz, olur bu iş! Yıldıray daha önce çocuklara okuma alışkanlığı kazandıracak kimi yöntemlerden söz etmişti. Öneriler listesine ben de bir şeyler eklemek istedim.

  • Çocuklar henüz okumayı bilmiyorken, kendilerine kitap okunmasından çok keyif alırlar. Hele bir de güzel resimleri olan bir kitapsa… Gelin görün ki, çocuklar okumayı öğrendiklerinde “bir geçiş dönemine” giriyorlarmış. Harfleri birleştirip sözcüklere dönüştürmek ve anlamlarını kavramakla o kadar uğraşıyorlarmış ki, okumadan keyif alacak halleri kalmıyormuş. O yüzden resimli kitaplardan bir anda resimsiz, sadece sözcüklerden ibaret kitaplara geçmek yanlış bir davranış.
  • Çocuklar kitapları daha kapağını görür görmez yargılarlar. Eğer kitabın çekici bir kapağı yoksa, çocuğunuzun o kitabı okumasını beklemeyin.
  • Çocuğunuz kitap okumayı sevmiyor mu? Peki sevdiği şeyler neler? Bisiklete binmek mi, ejderhalar mı, yoksa trenler mi? Ona içinde bisiklet, ejderha ya da trenlerin olduğu kitaplar alın.
  • Resimdeki kitap ve kardeşleri, "Küçük Hanım Küçük Bey Serisi" adıyla İnkılâp Kitabevi tarafından basılmıştı.

    Adı üstünde: “Çocuk kitabı”. İçinde daha fazla eğlence, daha fazla heyecan, daha fazla şaka olmalı.

  • Çocuğunuz kitap okumuyor diye dır dır yapmayın. Kitap okumanın ne kadar önemli olduğunu anlatıp başının etini yemeyin. Ne kadar dırdır ederseniz, çocuğunuz o kadar inatlaşacaktır.
  • Çocuğunuzun okuma biçimini eleştirmeyin.
  • Çocuklar bölümleri olan kitaplardan hoşlanırlar. Artık aşina oldukları kahramanların başından geçen olayları anlatan ve her seferinde kendi sonu olan bölümlerden oluşan kitapları, devamlılığı olan ve düğümün finalde çözüldüğü kitaplara göre daha rahat algılarlar. (Örneğin Felaket Henry kitapları…) Ama her seferinde kahramanların, mekanların değiştiği birbirinden bağımsız kısa öykülerden oluşan bir öykü kitabı aynı etkiyi yaratmaz. Çünkü çocuk her yeni öyküyle birlikte yeni karakter ve olaylara uyum sağlamakta güçlük çekebilir.
  • Çocuğunuzun seçtiği kitapları eleştirmeyin. Sonuçta o kitabı okuyacak olan kişi o, siz değilsiniz. (Bunu tanıdığım birinin annesi yapardı. Kızının kitap okumamasından şikayet eder, arada bir aldığı kitapları da yerden yere vururdu. Oysa bu kadının o güne dek kitap okuduğunu hiç görmemiştim.)
  • İlginç bulduğunuz dergi ve kitapları evin sağında solunda unutun(!). Çocuğunuzun ilgisini çekecek gazete haberlerini kesip buzdolabına asın.
  • İçinde okuma etkinliğinin olduğu, kartların çekildiği, talimatların verildiği masa oyunları oynayın.
  • Çocuğunuzun başucuna bir gece lambası koyun ve kitap okumak isterse fazladan yarım saat uyanık kalabileceğini söyleyin.
  • Çocuğunuz okumayı öğrense bile ona yüksek sesle kitap okumaya devam edin. Onun da size okuması için çocuğunuzu teşvik edin.
  • Bir kitabı birlikte okumaya başlayabilirsiniz. Önce siz yüksek sesle okursunuz. Çocuğunuzun ilgi duyduğunu anladığınız yerde bırakır ve gerisini onun kendi başına bitirmesini isteyebilirsiniz.
  • Büyük çocuklarınızı küçük kardeşlerine kitap okumaları için teşvik edin. Çocuklar seyircilerinin olmasından hoşlanırlar.
  • Çocuğunuza bir kitap ayracı armağan edin. Her kitabı ya da her bölümü sonuna kadar okumak zorunda olmadığını, sıkıldığı zaman ayracı kullanıp ara verebilecğini söyleyin.
  • Okuma eylemi sadece kitapları kapsamaz! Lokantadaki yemek menüsü, tabelalar, yiyecek ambalajlarındaki yazılar… Okunacak çok şey var. Önde giden arabanın plakasından sözcük türetmek de bir yöntem olabilir.
  • Çocuğunuzun bir yetişkinle mektuplaşmasını sağlayabilirsiniz.

Not: Çocuğunuzun kitap okuma problemi sürüyorsa, bir uzmana danışmak gerekebilir. Okuma güçlüğü, başka sorunlara (disleksi, göz bozukluğu vs.) işaret ediyor olabilir.

Bir de bu yazılar var:

Share

{ 7 comments… read them below or add one }

Başak February 26, 2010 at 18:00

Harika bir yazı olmuş, elinize sağlık! Daha çok insana da ulaşsın diye, blogumda link de verdim…
Teşekkürler!

Reply

ASLI February 27, 2010 at 10:26

Çok güzel öneriler. Eline sağlık.
Annem ilkokul yıllarımda yataktan çıkamayacak kadar hasta olduğum zamanlarda, o zamanlar Milliyet Çocuk filan vardı, yatağın başucuna dergiler bırakırdı. Yatak keyfi yapardım. Hala hatırladıkça gülümserim.

Reply

inciboncuk February 27, 2010 at 12:08

okumayı seven bir çocuğum olsun istiyorum ben de . şu an sorun yok bakalım ilerisi için de kaydettim yazınızı.sevgiler…

Reply

Çiğdem February 27, 2010 at 13:35

Bundan daha iyi anlatılamazdı. Teşekkürler!

Reply

BANU February 28, 2010 at 11:33

Teşekkürler. Umarım pratikte de işe yarar :)

Reply

Çağlar&Serap August 14, 2011 at 11:29

Yazınız için teşekkür ederiz. Bizler için eğitici ve yardımcı bir yazı oldu. Küçük kızımız maalesef okumayı hiç sevmiyor, hatta ikinci sınıfa geçmesine rağmen oldukça kötü okuyor. Mümkün olduğunca onunla ilgilenip, gelişim kaydetmesini sağlamaya çalışıyoruz. Sizden öğrendiklerimizle umarım daha da hızlanacağız :) Sevgi ve saygılarımızla….

Reply

Ömür Baş December 7, 2012 at 09:16

Tübitak Bilim Çocuk’ın son sayısında (15 Kasım 2012) bir anlatma oyunu var. Sorular piyasadaki çocuk kitaplarıyla ilgili. Kitapları sevdirmek için iyi bir yöntem olabilir.
Benim kızım felaket bir kitap kurdu. Alışveriş yaparken “anne sen seç, ben şu köşede kitaplarımı okuyorum” diyen, aldığımız kitabı eve varamadan bitiren bir tip. Yalnız son zamanlarda kendisiyle yarışa bindirdi işi, sırf hızlı okuyabilmek için aynı kitapları tekrarlıyor, Felaket Henry kapanında kısıldık :) Bu dönemi atlatması için sesli kitaplar aldık. Farklı hikayeler dinleyip hoşuna giderse, okumada da ufkunu genişletir mutlaka…

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: