Dünya önemli bir dönemeçten geçiyor. Bu dönemeci savrulmadan atlatmak için atmosferdeki karbondioksit oranının en fazla 350 parça/milyon olması gerekiyordu. Biz dönemece 386 parça/milyonla girdik. Bu miktarı azaltmak için şimdi çalışmaya başlasak ancak 50 yıl sonra dönemeçten güvenle çıkacak seviyeye ulaşabileceğiz. Fakat böyle bir çalışma yapılmadığına göre, çocuklarımız bizimkinden daha pis bir dünyada çocuk yetiştirecekler. Aslında durumu tersine çevirmek için 2009 Aralık ayında, Kopenhag İklim Zirvesi’nde elimize bir fırsat geçmişti. Ne yazık ki hırsın kölesi ve rant bağımlısı politikacılar bu fırsatı teptiler.

Sizden bir ricam var: Lütfen yazının devamını okumadan önce videoyu izleyin. Video 1992 yılında Rio de Jenrio’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Zirvesi sırasında çekilmiş. Konuşmacı, henüz 12 yaşındaki Severn Suzuki.  Severn, “Sen yaptığın şeysin, söylediğin değil,” diyen çevreci aktivist David Suzuki’nin kızı. bu konuşma kayıtlara “Birleşmiş Milletler’de dünyayı altı dakikalığına susturan kız çocuğu” olarak geçmiş.


Nerden çıktı bu laflar, videolar ve çocuk kitaplarıyla ne alakası var bu meselelerin?

Önümde Kelime Yayınları tarafından TEMA Vakfı’nın desteğiyle yayımladığı “Benim Çevre Kitabım” duruyor.

Kitap, doğaya, doğanın işleyişine ve narin dengesine dair bilgilerin yanında doğaya verdiğimiz zararları ve bunları ortadan kaldırmanın yollarını anlatıyor. Yazar Ayşe Başçı bunca bilgiyi kolayca ve can sıkmadan aktarabilmek için bir öykü kurmuş: Doğa adlı küçük kız anne ve babasıyla pikniğe gidiyor. Doğa etrafta dolaşırken kendisine bir serçenin seslendiğini fark ediyor. Doğa, bu serçenin rehberliğinde her bilgiyi uzmanından alıyor: Erozyonu Güleç Meşe, humuslu toprağı Küçük Solucan, ormanı Bilge Çam, suyu Yosun Teyze anlatıyor. Kirliliğin de anlatıldığı kitapta alınabilecek basit önlemler, yenilenebilir enerji gibi çözüm yollarına da yer veriliyor. Kitabın sonunda minik bir sözlük var. Ayrıca bölümler arasında ayraç olarak “Bunları Biliyor musunuz?” bölümleri kullanılmış.

Bilgi yoğunluğuna rağmen kitabın rahat anlaşılır bir dili var. Çizimler de metnin daha kolay anlaşılmasına yardımcı oluyor.

İlk paragrafın alakası bu işte! Çocuklarımızı çevre meselelerine duyarlı, doğaya saygılı bireyler olarak yetiştirmek için çabalamalıyız. “Benim Çevre Kitabım” da bu amaçla yazılmış zaten.

Kitabın yaş grubu belirtilmemiş. İçeriğinin yoğunluğuna ve tasarımının ders kitaplarını andırıyor oluşuna bakarak diyebilirim ki, bu kitap ilkokul çağındaki çocukların rahatlıkla yararlanabilecekleri bir kaynaktır.

Naçizane önerim: Bu kitabı alın ve çocuğunuzla birlikte okuyun. Çünkü yazar, öykü anlatmakla bilgi aktarmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalmış. Bulduğu çözüm vereceği bilgileri bir öykü kılıfına sokmak olmuş. Yani bu kitapta güçlü bir öykü yok, bir sürü değerli bilgi var. Çocuğunuzun kitabı iyice sindirmesine yardımcı olmak için onunla birlikte okuyun. Güleç Meşe’nin erozyonu anlattığı bölümü en yakın parktaki ağaçların altında okuyun mesela; internetten erozyonla ilgili videolar bulun, okurken birlikte izleyin. Küçük Solucan humuslu toprağı anlatırken çocuğunuzun bir parça toprağa dokunmasına izin verin. Toprağı nerden mi bulacaksınız? Evinizdeki saksının dibine bakın ya da en yakın çiçekçiye gidin! Çocuğunuzun bu bilgileri benimsemesi için elinizden geleni yapın!

Hamiş: Çevre meseleri hakkında önermek istediğim iki video ve birkaç haber linki var. İlginizi çekeceğini umarım:

1- Bu video Greenpeace tarafından 2009 yılı sonunda yayınlandı. Canlılar çevre meselelerine duyarlı olan insanlara teşekkür ediyorlar. Çocuğunula bu konuyu konuşurken eğlenceli bir destek almak isterseniz çok işinize yarayacak bir çalışma.

2- Parasız, alışverişsiz ve çöpsüz bir yaşamın mümkün olduğunu ispatlayan kahramanların haberi.

3- Çevre meseleleri hakkındaki sitenin çocuklara ayrılmış sayfası.

4- Küresel ısınmanın canlılar üzerindeki etkisini anlatan çarpıcı bir video.


Global Warming : When you feel it, it’s already too late
Yükleyen jedall. – Yepyeni haber videoları

5- Rüzgar, su gibi temiz enerji kaynaklarını çocuğunuza anlatırken izletebileceğiniz eğlenceli bir video.


RWE Energy: GiantThe most amazing bloopers are here

“Ama ben çok seviyorum otomobilleri.”
“Seni anlıyorum. Çok keyifli geliyor sana. Fakat biliyor musun bazen şehrin merkezinde dolaşmaya çıkıyorum ve gördüklerim beni çok üzüyor.”
“Nasıl yani?”
“Arabaların çoğunda bir kişi oluyor. Tamam, otomobil kullanmak rahat ve keyifli olabilir ama hiç olmazsa aynı yöne giden kişiler araçlarını ortak kullansa!
“Anlayamadım.”
“Diyelim ki sizin mahallede babanın işyerine yakın yerlerde çalışan insanlar var. Her sabah tek bir arabaya binip birlikte işe gidebilirler. Böylece 3-4 otomobil yerine 1 otomobil çıkar trafiğe. Hem trafik tıkanmaz, hem çevre kirlenmez.”
“Bu çok iyi bir fikir! Babama söylemeliyim.”

Benim Çevre Kitabım
Yazan: Ayşe Başçı
Resimleyen: Can Baytak
Yaş grubu: 7+
Kelime Yayınları, 2008, 84 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-9944-343-46-6