İyi Cüceler’deki bir raftan aldığımdan beri tekrar tekrar okuyorum bu öyküyü. İnsanın içini sıcacık yapıyor… Okurken bazen coşuyorum,  handiyse “Kalk Hanım, kütüphaneye gidiyoruz,” diyeceğim geliyor Banu’ya. Neyse, öykünün özetine geçeyim:

Bir gün kütüphaneye bir aslan girer. İnsanlar hem şaşırır, hem ürkerler. Kayıt masası görevlisi Bay Vızvız hemen kütüphane müdürü Bayan Tatlıhava’ya koşar. Adamın telaşına aldırmayan kütüphane müdürünün ilk sözü “Koşmayın!” olur. Zira kurallara göre kütüphanede koşulmaz ve Bayan Tatlıhava kütüphane kuralları konusunda titizdir. Bay Vızvız’ın havadisi Bayan Tatlıhava’nın bir kaşının azıcık havalanmasına bile neden olmaz. Aslan kütüphane kurallarını çiğnemediğine göre sorun yoktur. O sırada aslan kütüphaneyle tanışmaktadır: Kartoteks dolabını koklar, kitap raflarına yelesini sürter… Sonra okuma köşesine gider ve masal saatine kadar uyur. Efendiden bir aslan olduğu için masalcı teyzeyi uslu uslu dinler. Masal saati biter. Oysa aslan daha fazla masal istemektedir. İsteğini doğası gereği kükreyerek ifade eder. O ana kadar “Yahu kütüphaneme bir aslan gelmiş, gidip şuna bir bakayım,” demeyen Bayan Tatlıhava işini gücünü bırakıp hemen olay yerine gelir. “Kütüphanelerde kükrenmez” diye olmasa da “gürültü yapılmaz” diye bir kural vardır. Kütüphane müdüründen azar işiten aslanı bir kız çocuğu savunur. Aslan uslu ve sessiz olmak şartıyla herkes gibi kütüphaneye gelebilecektir. Zamanla Bayan Tatlıhava zarf yalama, kuyrukla ansiklopedi tozu alma gibi işler verir aslana. Çocuklar yüksek raflara ulaşmak için sırtına çıkarlar, masal saatinde aslana yaslanarak otururlar. Aslanı bir tek kayıt masası sorumlusu Bay Vızvız kabullenemez. Ta ki… Bir gün Bayan Tatlıhava düşer ve yaralanır. Kimseye sesini duyuramaz. Bayan Tatlıhava aslandan Bay Vızvız’ı çağırmasını ister. Aslan kayıt masasına doğru bir koşu tutturunca “Kütüphanede koşulmaz!” diye seslenir arkasından. Aslan derdini Bay Vızvız’a anlatamaz. İşin aslı, Bay Vızvız’ın aslanı dinlemeye, ona yüz vermeye niyeti yoktur. Aslan kükrer. Bay Vızvız, aslanı şikâyet etmek üzere kütüphane müdürünün odasına koşar. Aslan kuralları çiğnediğinin farkındadır. Kütüphaneden ayrılır. O günden sonra herkesin gözleri aslanı arar. Sonunda Bay Vızvız bile aslanın eksikliğini hisseder ve gidip onu bulur. Bay Vızvız, aslana, yeni kurala göre yaralanan birine yardım etmek için kütüphanede kükreyebileceğini söyler. Ertesi gün aslan kütüphaneye geri gelir. Bunu duyan Bayan Tatlıhava Bay Vızvız’ın “Koşmayın!” demesine aldırmadan aslanın boynuna atılır.

Yazar Michelle Knudsen, ince ince işleyen mizahın içine duygusal tonları ve bilgileri ustaca yedirmiş. Öykünün karakterlerinde hiçbir zorlama yan yok. Bayan Tatlıhava’nın yaralanmasıyla başlayan, aslanın kütüphaneyi terk etmesiyle süren ve Bay Vızvız’ın onu bulmasıyla tamamlanan etkili zirve sayesinde öykü tam bir tatmin hissi doğuruyor. Daha ilk sayfada beliren gülümseme (durup dururken kütüphaneye bir aslan giriyor!) öykünün sonuna kadar bizden ayrılmıyor.

Öyküde inandırıcı bulmadığım (öykünün gerçekliğine ters düşen) tek nokta Bayan Tatlıhava gibi özgüveni yerinde, güçlü bir karakterin kolu kırıldı diye bu kadar çaresiz kalması oldu. Örneğin kolu yerine bacağı kırılsaydı yerden kalkamamasını kabullenirdim.

Michelle Knudsen kütüphaneye bir aslan sokarak bize kütüphaneyi, oradaki nesneleri ve orada bulunmanın kurallarını parmağını hiç havaya kaldırmadan anlatıyor. Ama hepsi bu değil! Bayan Tatlıhava, kurallara uyduğu sürece aslanı kütüphanede kayıtsız şartsız kabul etmesiyle, masal saatinden çok önce gelen aslana uygun görevler vermesiyle örnek bir karakter. Aslanı bir türlü kabullenemeyen Bay Vızvız önyargıların, peşin hükümlerin, karşısındakini dinlemeyi bile reddetmenin tatsızlığını açıkça ortaya koyuyor. Kısacası farkları “ötekileştirmeden” kabullenme, arkadaşlık, sevgi, hoşgörü, önyargıların doğurabileceği olumsuz sonuçlar… ve belki de en önemlisi, yeri geldiğinde kuralların çiğnenebileceği bilgisi bu kitabın zenginliklerinden bazıları.

Kitabın resimleri başlı başına bir yazı konusu. Birçok iyi kitap gibi “Kütüphanedeki Aslan” da güçlü çizgilerle ve şahane renklerle dolu. Çizer Kevin Hawkes’un farkı, yarattığı sahnelerdeki ayrıntılarda, karakterlerin iç dünyalarını ele veren kılık kıyafet ve mimiklerde saklı. Çizerin bir diğer başarısı metinde yer almayan bazı unsurları resimleyerek öykünün duygusal çıkışlarını güçlendirmesi. Aslanın kütüphaneyi terk edişinden sonra Bayan Tatlıhava’nın dışarıya baktığı pencerenin önündeki solmuş çiçek ya da Bay Vızvız’ın aslanı aramaya çıktığı gün yağan yağmur çizerin bu katkısının örnekleri.

Tudem Yayıncılık kitabın yaş grubunu belirtmişse de ben bulamadım. İnternette kitap 4+ yaşa önerilmiş. Blogcu Anne’nin dediği gibi “yatma saatinde sakinleştirici etkisi olan, çok keyif verici bir kitap.” Uzun olduğu için küçük çocuklar öyküyü bir seferde bitiremeyebilir. Olsun. Yine internette bu kitap için hazırlanmış minik bir “yaratıcı okuma” dosyasına denk geldim. Dosya yaş gruplarına göre sınıflandırılmış yaratıcı okuma önerileri yapıyor. Ben, kolayca uygulayabileceğini düşünerek yalnızca sohbet kısmını aktarıyorum:

  • Kitabı okumaya başlamadan önce çocuklara ön kapak içindeki resmi gösterin ve sorun:
    • Aslan nereye gidiyor olabilir?
    • Kedi ne düşünüyor olabilir?
    • Resimde başka neler var?
  • Hikâye bitince arka kapak içindeki resmi gösterin ve aslanın nerede olduğunu sorun. Muhtemelen kütüphane girişindeki aslan heykellerini göstereceklerdir. Daha dikkatli bakmalarını isteyin.
  • Okuma bitince resimlere bakarak kitabın sayfalarını karıştırın ve çocuklarla sohbet edin:
    • Kütüphanedeki bazı işlere yardımcı olmaya başlayınca aslan nasıl hissetmiş olabilir?
    • Bay Vızvız bir kuralı çiğnediğini söylediğinde aslan nasıl hissetmiş olabilir?
    • Aslan kütüphaneye gelmeyi bırakınca Bayan Tatlıhava neler hissetmiş olabilir?
    • Neden Bay Vızvız aslanı arıyor?
    • Aslan geri dönünce kütüphanedeki insanlar neler hissettiler?
    • Resimlere bakarak insanların hislerini anlayabiliyor musun? Resimler anlamana nasıl yardımcı oluyor?

İsterseniz okurken çocuğunuzla birlikte aslan gibi kükreyebilir, evinizdeki kütüphanede onun gibi salınarak dolanabilir ve aslan kılıklı parmak kuklalarıyla öyküyü canlandırabilirsiniz.

Bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Her kütüphaneye bir aslan lazım!

Küçük bir kız aslana “Masal saati bitti,” dedi.
Aslan, bir çocuklara baktı, bir masalcı teyzeye baktı, bir de kitaplara baktı. Sonra çok yüksek bir sesle kükredi.
Kütüphanedeki Aslan
Özgün Adı: Library Lion
Yazan: Michelle Knudsen
Resimleyen: Kevin Hawkes
Çeviren: Ekin Gökovalı
Yaş grubu: 4+
Tudem Yayınları, 2007, 44 sayfa, sert kapak
ISBN: 978-9944-69-136-9