Yaz tatilinde yaşanacak esaslı bir maceraya itirazı olan var mı? Peki varlığından haberinizin bile olmadığı bir “büyük amcadan” miras kalırsa itiraz eder misiniz? Gizemli bir adada bulunan büyükçe bir malikâne mesela…
Kasvetli bir sanayi kentinde yaşayan on bir yaşındaki Stanley’ye bir mektup gelir. Mektup, Stanley’nin daha önce adını bile duymadığı büyük amcasının vefat ettiğini bildirmek için yazılmıştır. Ölen büyük amcanın tüm mal varlığı Stanley’ye kalmıştır ve gidip devralması gerekmektedir. Stanley yola düşer. Böylece çeşitli tuhaflıklarla ve tehlikelerle dolu macera da başlamış olur.
Malikânenin bulunduğu Crampton Kayası adlı ada anakaraya gelgit olduğunda su altında kalan ahşap bir köprüyle bağlıdır. Ada sakinleri hava kararınca evlerine kapanırlar. Çünkü bir şekerci dükkânı işleten Bay Cake geceleri kurtadama dönüşmektedir. Stanley, malikânenin duvarına asılı çerçeve içinde duran ölü turna balığının uyarılarına rağmen Bay Cake’ten uzak durmaz. Üstelik korsan Randall Flynn’in aklına uyup gümüş bir kurşunla kurtadamı vurur. Böylece korsanlar geceleri korkmadan dolaşabilir hale gelirler. Bu arada Stenley korsanların asıl amacının büyük amcası tarafından korunan bir tılsımı ele geçirmek olduğunu öğrenir. Cin olmadan adam çarpmaya pek meraklı görünen Stanley hemen bir düzen kurar ve uygular.
Tehlikeli ve Tuhaf Bir Macera’nın ilk cildinin adı “Ahşap Köprü”. “Soğuk Pençe” ve “Gümüş Kutu” adlı iki cilt daha var. Ben sadece ilk cildi okudum.
Ahşap Köprü’yü okurken bazısının dikkatsizlikten, bazısının çeviriden kaynaklanabileceğini düşündüğüm Türkçe hatalarıyla karşılaştım. Örneğin, sayfa 18’de şöyle yazıyor: “Stanley at arabasının penceresinden dışarı baktı. Tren rayların üstünde şimşek gibi yol alırken sanki tüm dünya donmuş gibi
gözüküyordu.” Muhtemelen orijinal metinde Türkçe karşılığı hem “at arabası” hem “yolcu vagonu” olan carriage sözcüğü kullanılmış. Sayfa 46’da şöyle yazıyor: “Duvarlar ahşapla kaplıydı ve karanlık koridor oldukça karanlıktı.”
Öykünün olağanüstü bir yanı yok. İçinde korsanlar, kurtadamlar ve çeşitli tuhaflıklar olan sıradan bir macera. Hatta yazarın kolaya kaçtığı yerler bile var. Örneğin, Stanley gümüş kurşunlu piştovu kullanmaya karar verince yazar bize birdenbire “Stanley’nin daha önce malikânede dolaşırken piştovun nasıl kullanılacağını anlatan bir kitapçık (bir silah kullanma kılavuzu! Amanın!) bulduğunu” söylüyor. Stanley, nedense, o kitapçığı okuyup piştov kullanmayı öğrenmişmiş zaten…
Kitabın bana göre en keyifli yanı çizimleri. Bu keyifli çizimler kolay okunan, sabun köpüğü öyküyle birleşince ortaya hoşça zaman geçirmeye uygun bir çerez kitap çıkmış. Bu tür kitapları önemsiyorum. Kolay okundukları ve eğlenceli oldukları için okuma alışkanlığını pekiştirdiklerine inanıyorum. Mesela ben okumayı Teksas, Tommiks ciltleri sayesinde sevmiştim…
Adamın üstünde uzun bir palto vardı. Renkli camlı gözlükler takıyordu ve kafasının iki tarafından fırlamış saç tutamları bir kenara bırakılırsa keldi. Koca ellerini tezgahın üzerine koymuştu. Stanley adamın ellerinin kıllı, tırnaklarının da uzun ve sivri olduğunu fark etti.
Crampton kayası’na geldiğinden beri Stanley’nin başına gele ikinci tuhaf olay gerçekleşmek üzereydi. Gözlüklerini çıkarıp Stanley’e doğru bakan adamın göz bebekleri yuvarlak değildi. Tıpkı bir koyunun gözleri gibi, bir kenardan diğerine doğru giden uzun yarıklar gibi görünüyorlardı. Gözlerinin, insanın tüylerini ürperten asıl tarafıysa sarı olmalarıydı.
Tehlikeli ve Tuhaf Bir Macera – Ahşap Köprü
Özgün Adı: Something Wickedly Weird – The Wooden Mile
Yazan ve Resimleyen: Chris Mould
Çeviren: Belgin Selen Haktanır
Doğan Egmont Yayıncılık, 2009, 179 sayfa, karton kapak
ISBN: 978-605-111-323-4









{ 1 trackback }