Korkuyor muyuz? Hayır! Umurumuzda mı? Hayır! Tam Delirdik!

by YILDIRAY on 15/01/2010

Ne zamandır İş Bankası kitapçısına girip çıktıkça gözümüze çarpan bir kitap kapağı vardı. Nihayet bu kitabı aldık ve okuduk; Banu da ben de sevdik.

Kitap İş Bankası Kültür Yayınları tarafından Nisan 2008 tarihinde basılmış. Yazarı Kjartan Poskitt . Bizdeki kopya sert kapaklı ve kapak içlerinde “Kayıp Çöl” haritası var. Philip Reeve tarafından çizilmiş bir dolu güzel resim kitabın eğlencesini çoğaltıyor.

Barbarların son gerçek temsilcisi Urgum pis kokulu, gürültücü lakin sağlam ve tutarlı bir dünya görüşüne sahip, ilkeli bir karakter. En sevdiği şeyler, biri yedi ayrı çuvalda kırk küsur parça halinde yaşayan, yedi oğluyla birlikte avlanmak, kavga etmek, savaşmak. “Son” gerçek barbar olduğu için barbar tanrıların da son inananı. Barbar tanrılar, son inananlarını yitirmemek adına sürekli Urgum’un yaşamını kurtarmakla uğraşıyorlar. Sonunda beziyorlar ve Urgum’a tanrılara yaraşır bir ceza veriyorlar: Zamanı on yıl ileri sarıyorlar. Urgum tek boynuzlu at avından eve dönüyor ve kendisini on yaşındaki Moli adlı kızın babası olarak buluyor. Moli, tıpkı babası gibi gerçek bir barbar olmak için yanıp tutuşmasına rağmen, tam da tanrıların istediği gibi, babasının daha yumuşak huylu olmasını sağlıyor.

Kitap “13 yaş ve üzeri” etiketiyle satılıyor. Yazar Kjartan Poskitt, yarattığı karakterlerle ve ortamlarla tutarlı şiddet sahnelerini eksik bırakmamış. Bu sahnelerin dozu büyük bir ustalıkla ayarlanmış olduğu için rahatsız edici değil. Yine de, on üç yaş altı çocuklara fazla gelebilir.

Kitabın omurgasını Urgum ve Moli arasında gelişen ilişki oluşturuyor. Elbette hepsi bu değil. Urgum’un karısı Divina bir “Pamukel”, yani kent soylu bir uygar. Divina ve Urgum birbirlerini gerçekten sevdiklerinden birlikte uyum içinde yaşamayı ve mutlu olmayı başarıyorlar. Ancak iş Divina’nın kökenleriyle hesaplaşmasına gelince durum biraz değişiyor: Urgum, farkında olmadan avda geçirdiği on yıldan sonra döndüğünde mağarasına mutfak, yatak ve misafir odaları yapılmış olduğunu görüyor.

Bazı kavram tartışmaları da hikâyenin içine güzelce yedirilmiş. Örneğin barbarlık ve uygarlık kavramları bu tartışmaların başında geliyor. Devlet, adalet ve vergi yine yazarın ustalığı sayesinde uygun bir dozda tartışılan kavramlar.

Kendi adıma, ben bu kavramların tartışılmasını ve bu tartışmanın biçimini çok beğendim. En beğendiğim tartışma ise “yay mı yoksa balta mı daha iyi bir silahtır?” oldu. İşte o bölüm:

“Kes artık şunu Urgum!” dedi Grizelda. “Yay en çağdaş silah. Yakınlaşmaya çalışmana, terleyip yorulmana gerek kalmıyor.”
“Pöh!” diye aşağıladı Urgum, parmaklarını sevgiyle baltasının sapında gezdirerek. “Tatmin duygusu nerede kaldı? Duygu nerede? Baltayla vuruşunu yaptığında etkisini hissedersin. Okla tek hissettiğin küçük bir ‘ping’ sesi. Eğlence bunun neresinde. Gözlerini kapatsan hedefi vurup vurmadığını bile bilemezsin.”
“Okumla herkesi, her zaman, istediğim yerde vurabilirim.”
“Ne olmuş?” dedi Urgum. “Vurulmaya değecek biri zaten iyi bir kavga için hazırdır. Yüz yüze gelmediğin birini vurmak bence çok ayıp. İşte Moli de geliyor, onun fikrini soralım.”
Moli mağaradan çıkmış Kayıp Çöl’e açılan yarığa doğru yürümeye başlamıştı.
“Hey Moli!” diye ona seslendi Urgum. “Hangisi daha iyi? Güzel, ağır, parlak bir balta mı yoksa çelimsiz bir ok mu?”
“İşte bu,” dedi Moli elindeki küçük küreği göstererek.
“Ne?” dedi, Urgum ve Grizelda birlikte.
“Öldürmek çok kolay ama bir kürekle istediğinizi yetiştirebilirsiniz. Bana inanmıyorsanız gelip çiçek bahçemi görün,” diyerek yarıktan çıktı ve Olk’un yanından geçerek uzaklaştı.
Baltalı Kahraman Urgum’un web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
Urgum Baltalı Kahraman
Özgün Adı: Urgum the Axeman
Yazan: Kjartan Poskitt
Resimleyen: Philip Reeve
Çeviren: Murat Özgür Atav
Türkiye İş Bankası KültürYayınları, 2008, 424 sayfa, Ciltli
ISBN: 9789944883177172

Share

{ 1 comment… read it below or add one }

SARP March 19, 2010 at 21:21

Bu kitap eskiden yaşamı ve bir kahramanın hikayesini anlatıyor. Çok beğendim. Bu kitabı geçen sene okumuştum. :-)

Reply

Leave a Comment

Yorumları takip et. Yorum bırakmadan da kayıt yapabilirsiniz. Kaydol!

Previous post:

Next post: